Caferi: İsrail bölgesel tehdit oluşturuyor

24 Tem 2013
BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, İsrail’in Arap topraklarına yönelik işgali,  uluslararası toplumun İsrail’e işgali sona erdirmesi yönünde baskı uygulamada aciz kalması nedeniyle, bölge güvenlik ve istikrarı üzerindeki sonuçlarının tehlikeli bir aşamaya ulaştığını söyledi.
 
Caferi güvenlik konseyinin “Ortadoğu’daki Durumlar” başlıklı bendin tartışıldığı açık oturumunda okuduğu bildiride, Suriye heyetinin bazı heyetlerin güvenlik konseyinin Ortadoğu’daki durumla ilgili tartışmalarını amacından saptırıp Suriye, Mısır, Lübnan ve başka ülkelerdeki iç durumlar gibi yetkisi dışındaki konulara saptırma girişimlerini reddettiğini belirtti.
 
Amacın İsrail’in Arap topraklarına yönelik işgalini BM gündeminden düşürmek ve Ortadoğu’daki durumlar bendinin kriterlerini öldürmek olduğuna dikkat çeken Caferi, bendin asıl amacının aslında İsrail’in Arap topraklarına işgalinin sona erdirilmesi ve Arap İsrail çatışmasına çözüm bulunmasıyla ilgili olduğunun altını çizdi.
 
Caferi, BM Genel Sekreteri temsilcisinin Suriye’nin işgal altındaki Golan topraklarının BM’de temel alınan yasal nitelemesinden bahsederken sadece “Golan” diyerek “Suriye’nin İşgal Altındaki Golan Toprakları” demeyi göz ardı ettiğine dikkat çekti.
 
Bununla birlikte İsrail’in Golan topraklarına yönelik işgalinin sona erdirilmesi gerektiği ve tampon bölgede İsrail ile silahlı terör grupları arasındaki işbirliğine değinmediğini sözlerine ekledi.
 
“İsrail işgali ve onu koruyanların politikalarının devam etmesine katkıda bulunacağı için bazı heyetlerin Suriye konusunda öne sürdükleri iddialara cevap vermeyeceğim. Oysa elimizde silahlı terör gruplarına silah ve para desteği veren ve krizin barışçıl yollarla çözümlenmesini engelleyen Türkiye, Katar, Suudi Arabistan rejimleri ve bir kısım batı ülkelerinin bu iddialarını çürütecek çok bilgi var” dedi.
 
BM temsilcisi, bazı ülkelerin halkların hakları, sivillerin hayatlarının korunması ve insan haklarının güvence altına almasına yönelik aşırı özenlerini şaşırtıcı bulduğunu söyleyerek İsrail ihlalleri söz konusu olduğu zaman bu özenin ortadan kalktığının altını çizdi.
 
Caferi, İsrail’in “Prefer Yasası” adlı kararının tehlikesine karşı uyararak bu kararın yerleşim birimleri kurmak amacıyla işgal altındaki Arap topraklarının 800 dönümüne el koymayı, 36 Arap köyünü yıkmayı ve 45 bin Filistinliyi evlerinden göç ettirmeyi hedeflediğini bildirdi.
 
İsrail’in Suriye’nin Golan Topraklarına Yönelik İşgalini Durduracak Uluslar Arası Bir Girişim Yok
 
Suriye’nin işgal altındaki Golan topraklarında yaşayan Suriyeli vatandaşların acı ve sıkıntılarının bu işgali sona erdirecek iradenin bulunmaması nedeniyle devam ettiğini belirten Caferi, uluslar arası insan hakları mekanizmalarının İsrail işgalinin sistematik insan hakları ihlallerini durduracak icraatlar alınmasında aciz kaldığını ve bu ihlalleri durduracak ciddi uluslar arası bir girişim bulunmadığını ifade etti.
 
Caferi, İsrail’in Suriye’nin Golan topraklarını işgal etmesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen bu süre içinde işgal altında yaşayan Golanlıları savunmak için uluslar arası bir toplantı yapma yada İsrail’in topraklarından kovduğu Golanlılar için insani yardım toplama amaçlı konferanslar düzenleme çağrısında bulunulmadığına dikkat çekti.
 
Ayrıca, hiç kimsenin İşgal altındaki Golan topraklarına gerçekleri araştırma komitesi gönderme girişiminde bulunmadığına da işaret etti.
 
Caferi, “İsrail uygulamaları karşısındaki uluslar arası suskunluğun gölgesinde İsrail 5-5-2013 tarihinde Suriye topraklarına saldırmış ve başka saldırılar yapma tehdidini savurmaya devam etmiştir” diye konuştu.
 
İsrail’in bu tür eylemlerini sürdürmesinin bölgede tansiyonu benzeri görülmemiş şekilde yükselttiğini, uluslar arası barış ve güvenliği tehdit etmesi kaçınılmaz olan bölgesel bir savaşın sinyallerini verdiğini kaydederek güvenlik konseyinin daimi bazı ülkelerinin İsrail’in eylemlerine örtü oluşturmaya çalışarak suçuna ortak olduğunu ve büyük bir sorumluluk altına girdiğini dile getirdi.
 
BM Daimi Temsilcisi, İsrail işgal güçlerinin Golan’daki tampon bölgede Suriye’deki teröristlere yardım ettiğini bildirerek İsrail’in teröristlere sunduğu yardımların kuvvetlerin ayrılması anlaşması, BM Barış Gözlemci Gücünün görevi ve uluslararası kanuna ihlal teşkil etmekle kalmayıp burada çalışan BM güçlerinin hayatını tehdit ettiğini vurguladı.
 
Caferi konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Hiç kimse kendini ve dünyayı aldatıp İsrail’e gerekçeler bulmaya çalışmasın. Herkes İsrail’in yerleşimci bir varlık olarak etnik temizlik üzerine kurulduğunu ve hiçbir zaman barışla ilgilenmediğini biliyor. İsrail tüm barış çaba ve girişimlerine yıllardır işgal altında yaşayan Arapların hakları üzerinden hesaplar yaparak oyalama ve güvenlik gerekçeleriyle yanıt verdi.”
 
Kaynak: SANA
 
 
paylaş