
2004 yılında geçirdiği bir rahatsızlık yüzünden önce işitme, sonra da görme kaybı yaşayan Murat Kefeli ÖSYM’in engellilere uygun olmayan sınav sistemini protesto ediyor.
Murat Kefeli ikinci üniversitesini okumaya karar verdiğini, ancak merkezi sınavlarda engellilere uygulanan ayrımcılıklarla karşılaştığını, sınavlarda kısıtlı süre ve görevli personelin eğitimsizliği sebebiyle, 2010’da girdiği YGS’de çok az sayıda soru okuyabildiğini ifade ederek engellilerin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savunuyor.
ÖSYM ve YÖK’ü, kendi durumunu değerlendirmeyerek kusurlu hizmet verdikleri iddiasıyla dava eden Kefeli’yi 2012’de verdiği kararla haklı bulan mahkeme, ayrımcılığı tescilledi. Davanın 2012’de son bulmasının ardından, 2013’te tekrar YGS için başvuru yapan Kefeli, kendisine sınav sırasında bilgisayar kullanma hakkı verilmesini istedi. Bilgisayar talebini önce uygun bulan ÖSYM, sınava iki günden az zaman kala sınav güvenliğini gerekçe göstererek Kefeli’ye yeniden soru okuyucu personel tayin etti. Görme ve işitme engellilerin kullandığı işaret alfabesini bilmeyen personel yüzünden yalnızca 22 soruyu okuyabilen Kefeli, ikinci aşama sınavlara girebilme hakkını kaybetti.
ÖSYM’nin farklı engelli tiplerini tanıması ve okuyucu personeli eğitmesi için tek başına 5 günlük bir eylem başlattı. 6 Mayıs Pazartesi’den beri her gün 12:15-17:45 saatleri arasında ÖSYM’nin önünde bekleyerek taleplerini kuruma duyurmaya çalışan Kefeli yaptığı açıklamada, “ÖSYM’ye göre tek bir engelli tipi var. Her engellinin sınavda tek ihtiyacının işaretleyici ve okuyucu personel olduğunu düşünüyorlar. Görme, işitme, hem görme hem işitme engelliler ile ortopedik engelliler ve spastik özürlülere aynı çözümleri sunuyorlar. Engelliyseniz işiniz şansa kalmış durumda. İyi bir okuyucu personele denk gelirseniz belki sınavınız iyi geçebilir. Ama çoğu soru okumayı bilmiyor; matematik terimlerini ifade edemiyorlar, Türkçe’deki paragraf sorularını okuyamıyorlar, tarih sorularında ise özel isimleri ve kavramları birbirine karıştırıyorlar. Son girdiğim sınavda ilk saatimi, bana atanan personele işaret alfabesini öğretmekle geçirdim. Engelli adayların, merkezi sınavlarda engelli olmayan adaylarla eşit şartlarda rekabet edebilmesi için okuyucu personelin eğitilmesi ve engelli tiplerinin tanınarak farklı adayların farklı ihtiyaçlarının belirlenmesi şart” diye konuştu.
Engeliler işsizlik, ekonomik problemler gibi birçok sosyal sorunla karşı karşıya
Öte yandan bugünden itibaren başlayan Engelliler Haftası engellilerin sorunlarına dikkat çekmenin ve onlara daha yaşanabilir imkanları sağlamanın fırsatını veriyor. Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede 10-16 Mayıs tarihleri arası engelliler için özel bir hafta olarak ele alınıyor.
Engellilerin şehirlerdeki yaşamını kolaylaştırmak 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu bugün engellilerin ihtiyaçlarını karşılamıyor. Türkiye’de yaşayan engellilerin tek engeli, tekerlekli sandalyeleri ya da görme yetisini kaybetmiş gözleri değil. Kaldırımların, toplu taşıma araçlarının, kamu binalarının engelli kullanımına uygun olmaması yüzünden engelliler evlerine hapsoluyor. Engelliler ise, bu yasayı “Evde hapis yasası” olarak nitelendiriyor.
Engellilerin en büyük sorunlarından biri de işsizlik. 2012 yılında 65 bin engelli vatandaş Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) sınavına girdi. Sınavla 20 bin vatandaşa istihdam sağlanması öngörülüyordu. Ancak sadece 4 bin engelli vatandaş istihdam edildi. İŞKUR verilerine göre; kamuda 1232, özel sektörde 23 bin 526 olmak üzere toplam 24 bin 758 boş engelli işçi kontenjanı; 23 bin 360 engelli memur kontenjan açığı var.
