
Özelleştirme saldırısı, taşeronlaştırma ve ağır çalışma koşulları ile emekçilerin gündeminde olan PTT’de “son teknoloji ürünü” düzenleme!
İşçi düşmanı yeni kanunlarla çalışanları kölelik koşullarına mahkûm edilmeye çalışılan ve aynı zamanda özelleştirilmesi gündemde olan PTT taşeron çalışmanın en yoğun olduğu kurumlardan biri olarak da biliniyor. Şimdilerde ise yeni bir işçi düşmanı düzenleme ile emekçilerin gündemine gelmeye başladı. “Son teknoloji ürünü” yeni düzenleme ile PTT postacılara chip (çip) takıyor!
Evet yanlış okumadınız artık postacılarımız “çip”li. GPRS bağlantılı çiplerle çalışmak zorunda bırakılan postacılar uydu aracılığıyla adım adım izlenebilecek.
Amaç ne?
Bu yöntemleri uygulayan patronlar genelde işçilerin düzgün çalışıp çalışmadıklarını takip etmek niyetiyle böyle davrandıklarını söylerler. Böylece konuya çok da yakın olmayan kesimler üzerinde bir meşruiyet yaratmayı planlarlar. Oysa durum bunun tam tersidir. Patronlar işçinin bir dakika bile dinlenmesine izin vermek istemediklerinden onları sıkı bir denetim altında tutmak, insan üstü bir performansa zorlamak isterler. Özel sektörde sıklıkla gördüğümüz bu tür uygulamalar AKP iktidarında kamu hizmeti veren kurumlarda da yaygınlaştırılmaya başladı. İşte son olarak dayatılan “çipli postacı” uygulamasının arkasında da böyle bir dayatma var.
İnsan haklarına aykırı!
Yeni Dünya’ya konuşan bir postacı uygulamanın insan haklarına aykırı olduğunu, sürekli izlenme hissinin baskı yarattığını söyledi. Zaten emekli olan personelin yerine yeni işçi alımında sorunlar olduğunu, bir işçinin birden fazla işçinin işini üstlenmek zorunda kaldığını hatırlatan posta emekçisi çalışanların köle gibi zincire vurulmak istendiğini söylüyor.
Anlaşılan o ki yağmur, çamur, güneş, kar demeden mektuplarımızı bize ulaştırmak için çabalayan postacılar, bir yerlerde biraz soluklanmak ihtiyacı hissettikleri anda “merkezden” onları arayan, muhtemelen hiç posta dağıtmamış, masasında rahatça çayını yudumlayan, bir amir tarafından azarlanarak derhal hareket etmeye zorlanacak.
Bu insanlık dışı uygulamaya karşı sendikanın da harekete geçerek yasal süreçleri başlattığı biliniyor.
