Çaykur’da grev var

21 Nis 2013

Tek Gıda-İş Sendikası anlaşmaya varamadığı Çaykur’da yarın (22 Nisan Pazartesi) greve çıkıyor.

Tek Gıda-İş 10 bin işçisinin katılımıyla greve çıkacak. Tek Gıda-İş Sendikası, Çaykur’da 60 yıldır örgütlü ve bugüne kadar hiç grev yaşanmadı.

Çaykur’da grev kararı hükümeti rahatsız etti. Rize’de bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "İşçilerden greve destek vermemelerini istedi." Yazıcı konuşmasına, "Dünyanın hiçbirinde zorla hak alınmaz. Oturur konuşursunuz. Konuşmalar imkânlara göre olur ve yapılır. Çaykur işletmelerinde çalışan işçi kardeşlerime çağrıda bulunuyorum. Hiç kimsenin bu güzel ülkemizde çok büyük bir içtihatla beklediğimiz yaş çay kampanya dönemi başında kaosa, çekişmeye ve kargaşaya yol açacak, insanlarımızı sıkıntıya düşürecek bir eyleme destek vermemeleri gerektiğini düşünüyorum” diyerek devam etti.

Tek Gıda-İş, Çaykur’da 2008 yılında Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş ile yetki çatışması yaşamış. AKP hükümeti Tek Gıda-İş’i açıkça tasfiyeye yönelmişti. Tek Gıda-İş tasfiye nedenlerini Çaykur’un özelleştirilmek istenmesi olarak kamuoyuna duyurmuştu.   Tek Gıda-İş Sendikası neden grev kararı aldığını “ÇAYKUR İŞÇİSİ NEDEN GREVE GİDİYOR?” başlıklı bir bildiri ile kamuoyuna açıkladı.  Açıklama metni TEKGIDA-İŞ ve ÇAYKUR tarihinde bir ilke hazırlanıyoruz. 22 Nisan sabahı saat 8.00'de Türkiye sathında tüm ÇAYKUR işyerlerinde grev uygulamasını başlatıyoruz.   TEKGIDA-İŞ, 60 yıla yakın bir zamandır örgütlü olduğu ÇAYKUR işletmesinde neden bu noktaya geldi? Kamuoyunun doğrulan bilmeye hakkı olduğunu düşünerek açıklıyoruz:

- TEKGIDA-İŞ Sendikası ve ÇAYKUR işçileri, kanunsuz bir şekilde gasbedilen toplu iş sözleşmesi yetkisini hukuki ve meşru yollardan geri alabilmek için tam 4 yıl mahkeme kapılarında süründürülmüş ve en sonunda, söke söke aldığı toplu iş sözleşmesi yetkisine dayanarak, toplu iş sözleşmesi masasına oturmuştur.

- İmzalanacak olan sözleşme 1 Ocak 2009 - 31 Aralık 2010 tarihleri dönemini kapsamaktadır. Görüşme dönemi de dahil edilirse, ÇAYKUR işçisinin yaklaşık 5 yıllık kaybı söz konusudur. Doğal olarak sendika, 5 yıllık kaybı da karşılayacak tekliflerle müzakere masasına gelmiştir.

- Ancak, işveren tarafını temsil eden Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası KAMU-İŞ ve ÇAYKUR Genel Müdürlüğü yetkilileri, tekliflerimiz üzerinde pazarlık etmek yerine, sözleşme görüşmelerini çözümsüzlüğe sürüklemiştir.

- İşveren yetkililerinin sendikaya getirdikleri bir tek teklif vardır, o da şudur: "İstediğiniz teklifleri karşılamaya hazırız. Ama bir şartla; imzalanacak olan toplu iş sözleşmesinden sendika üyesi olmayanlar da yararlanacak, sendika bunun için onay verecek"

- Bu teklif TEKGIDA-İŞ ve üyesi ÇAYKUR işçileri tarafından derhâl reddedilmiştir: Çünkü teklif; her şeyden önce kanuna ve Yargıtay'ın yerleşik kararlarına aykırıdır.

TEKGIDA-İŞ ve üyelerinin iradesini, baskıyla ipotek altına almaktır.

TEKGIDA-İŞ ve üyelerine yönelik bir gözdağı, tehdittir.

TEKGIDA-İŞ üyesi ÇAYKUR işçilerinin 5 yıllık mücadelesini ve mağduriyetini hafife almak, azımsamak ve hatta alaya almaktır.

Kamu adına sözleşmeye oturan işveren yetkililerinin, masada taraf bile olmayan bir sendikanın sözcülüğünü üstlenerek, anayasal tarafsızlık ilkesini açık bir şekilde ihlal etmesidir.

Daha da önemlisi, emek mücadelesi, hak mücadelesi bir bedel ödenerek verilir.

ÇAYKUR işçisi bu bedeli 5 yıl boyunca en ağır şekilde ödemiştir.

Bedeli ödetenler de bellidir: TEKGIDA-İŞ üyesi olmayan işçiler.

Şimdi, ÇAYKUR işçisinin bu bedeli ödetenlere bir de "ulufe" dağıtmasını dayatmaya kimsenin hakkı yoktur.

Yetkisi yoktur.

Buna cüret edilmesi bile akıl almaz bir şeydir.

Şunu üzerine basa basa söylüyoruz ki: TEKGIDA-İŞ ve ÇAYKUR işçisi tehdit, baskı ve gözdağına; gayrimeşru, hukuk ve ahlak dışı ayak oyunlarına 5 yıl göğüs germiş, onuruna yaraşır bir şekilde mücadele etmiştir.

Toplu sözleşme nedeniyle bile olsa, bu noktada kendisine yapılan hiçbir dayatmaya boyun eğmesi düşünülemez, eğmeyecektir de.

Sözümüz bu meselenin gerçek iradesini temsil edenleredir: 10 bine yakın ÇAYKUR işçisinden 9 bininin sözleşme hakkını, sözleşme kapsamında bile olmayan, sözleşme masasının konusu bile olmayan 900 kişi için engellemeye hakkınız yoktur.

Hâlen TEKGIDA-İŞ üyesi olmayan işçilerin imzalanacak sözleşmeden yararlanmalarının yolunu kanun belirlemiştir. Bu konuda TEKGIDA-İŞ'in tavrı net ve açıktır.   Sözleşme masasında da defalarca söylenmiştir: İmza tarihine kadar TEKGIDA-İŞ'e üye olan her işçi imzalanacak olan sözleşmenin tüm haklarından eksiksiz yararlanacaktır.

Üye olmak isteyenlere kapımız açıktır.

Kimseye bir husumetimiz yoktur.

Hukukun emrettiği bu kadar açık, basit ve uygulanabilir bir çözüm yolu varken, sendika üyesi olmayanları hukuka davet etmek yerine, 9.000 ÇAYKUR işçisini hem de çay alımı kampanyasının başlayacağı bir dönemde greve sürüklemenin idari, hukuki ve vicdani vebali, sorumluluğu vardır. O da size aittir.

Unutulmamalıdır ki; 22 Nisan sabahı başlayacak olan grev kanundan doğan bir haktır. TEKGIDA-İŞ Sendikası grevi asla bir amaç olarak görmemektir.

Ancak, talep ettiği hakları elde etmek için kanuni grev hakkını kullanmaktan başka bir yol bırakılmadıysa elbette ki kullanmaktan kaçınmayacaktır.

paylaş