
Türkiye’deki yüz binlerce ev işçisi, sosyal güvenlikten mahrum, düşük ücretlerle, mesai kavramı olmadan çalıştırılıyor. Ne kadar sürede hangi işi yapacakları ise tamamen patronların “keyfine” kalmış. Ne sayıları tam olarak biliniyor, ne de doğru dürüst bir denetim var. Uluslararası Çalışma Örgütü İLO için Prof. Dr. Gülay Toksöz ve Doç. Dr. Seyhan Erdoğdu tarafından hazırlanan “Türkiye’de Ev İşçileri Raporu”nda, şu saptama ve önerilere yer verildi: • Ev işçisi olarak çalışanların sayısına ilişkin güvenilir istatistikler mevcut değil. Hizmetçi, aşçı, garson, uşak, baş kâhya, temizlikçi, bahçıvan, kapıcı, kâhya, özel şoför, ev bekçisi, mürebbiye, bebek bakıcısı, özel öğretmen, sekreter vb. bu kapsamda değerlendiriliyor. TÜİK’ye göre Türkiye’deki ev işçilerinin sayısı 150 bin 600. Ancak bu sayının gerçek sayıyı ne kadar yansıttığı kuşkulu. • Özellikle lisanssız firmalar aracılığıyla bulunan işlerde ev işçisi kadınları mağdur eden psikolojik, fiziksel, cinsel taciz gibi ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. • Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar yasal olarak sigorta dışında bırakılmış. Sürekli ve aylıkçı olarak çalışanlar ise sosyal sigorta kapsamında. Ancak yüksek primler, prim gün sürelerinin uzunluğu, aylık bağlama oranlarının düşüklüğü ve sigorta işlemlerindeki bürokratik zorluklar karşısında çoğu ev işçisi ve işvereni kayıtsız bir istihdam ilişkisi sürdürüyor. Denetim de yok. • Ev işçilerinin neredeyse tamamı bireysel iş ilişkileri bağlamında Borçlar Yasası’na göre tanınan haklardan yararlanamıyor. Gerek ev işçileri, gerekse de çoğu kadın olan bireysel işverenler bu yasa hükümlerinden haberdar bile değil. Uluslararası Çalışma Örgütü İLO ev işçileri ile ilgili ilk ciddi adımı 1985 yılında atmış, ancak hazırlanan sözleşme Haziran 2011 yılında yapılan bir toplantıda resmîleştirilmişti. İLO’nun önerileri Türkiye’de henüz resmî kanallarca onaylanmış veya Türkçeye çevrilmiş değil. Bu olumsuz tabloya rağmen Türkiye’de emek yanlısı kadın hareketleri ev işçilerinin sorunlarını yaptıkları eylemlerle son yıllarda daha fazla kamuoyu önünde tartışılır hâle getirdiler.
