
İstanbul Teknik Üniversitesi asistanları, işten çıkarılmalara karşı 31 Ocak, saat 10.00’da YÖK önünde olacak.
YÖK Yürütme Kurulu 2009 yılında aldığı bir karar ile üniversitelerin 50/d kadrosunda görev yapan araştırma görevlilerinin 33/a maddesine göre atanmasını yasaklamış, öğrenim süresi dolan bütün araştırma görevlilerinin işten atılmalarına yol açacak bir karar vermişti. Eğitim-Sen’in açtığı dava sonucunda karar durdurulmuştu.
Durdurma kararına rağmen YÖK 25 Şubat 2011’de yaptığı açıklama ile 50/d’li araştırma görevlilerinin öğrenim süresi dolduğunda ilişiklerinin kesilmesine karar verdi. Yüzlerce asistanın işten atılmasına neden olacak bu karar nedeniyle Kasım ayından bu yana 60 asistanın görevine son verildi.
İTÜ’lü asistanlar, bu saldırılara Rektörlük önünde kurdukları “Direniş Çadırı” ile direniyorlar. İTÜ’lü asistanlar, işten atılan asistanların işe iadesi, azami süre uygulamasının durdurulması ve değerlendirme kurullarının kaldırılması için YÖK önüne yürüyecek.
İTÜ Asistan Dayanışması’nın eyleme çağrı metni şöyle: “İTÜ’de asistan kıyımı devam ediyor. YÖK’ten gelen bir görüş yazısına istinaden başlatılan işten çıkarmalar, başka gerekçeler de eklenerek büyüyor. Şu ana kadar 60’tan fazla asistanın işine son verildi ve bu sayı artmaya devam ediyor.
Azami süreyi tamamlayan araştırma görevlilerini, hiçbir esneklik tanımadan üniversiteden atan İTÜ Rektörlüğü, bu durumu fırsat bilip, süresi içerisinde tezini tamamlayan araştırma görevlilerini de işten atmaktadır. 33/a kadrosuna geçişler bilim dışı ölçütlere bağlanıp, üyelerinin nasıl seçildiği ve hangi nitelikleri incelediği belli olmayan değerlendirme kurulları oluşturulmuştur. Bu kurullar, nihai karar mekanizması olarak işlemekte ve 33/a kadrosuna geçirme yönündeki bölüm kurulları kararlarına rağmen işten çıkarmalara imza atmaktadır.
Yeni YÖK yasası uygulamaya konduktan sonra, tüm üniversitelerden çok sayıda araştırma görevlisinin ve öğretim görevlisinin işine son verilecek, büyük bir bölümü ise rotasyona tabi olacaktır. İTÜ Rektörlüğü’nün, yeni YÖK yasasının uygulamaya konmasını neden beklemediği kamuoyu tarafından anlaşılamamaktadır. Daha önce defalarca belirttiğimiz gibi, asistan kıyımının nedeni YÖK’ün zorlaması ya da yasalar değil; İTÜ yönetiminin bu tür hukuksuz uygulamaların nasıl yapılacağını tüm üniversitelere gösterme ve YÖK’e yaranma çabasıdır. İTÜ’deki uygulamaların, yeni yasanın provası olduğu açıklık kazanmıştır.
İTÜ’deki hukuksuz, anti-demokratik ve bilim-dışı uygulamalara karşı direnişimiz üniversite kamuoyu tarafından haklı bulunmuş ve desteklenmiştir. Fakat İTÜ Rektörlüğü, kendi üniversitesinden yükselen sese kulaklarını tıkamış, hiçbir tartışma zeminine olanak vermeden asistanları işten çıkarmaya odaklanmıştır.
YÖK’e gidiyoruz: İşten atılan asistanların işe iadesi, azami süre uygulamasının durdurulması ve değerlendirme kurullarının kaldırılması için.
Bizim sorunumuz tüm üniversitelerin sorunudur. Tüm araştırma görevlisi arkadaşlarımızı ve hocalarımızı İTÜ’den yükselen sese kulak vermeye ve eylemimize destek vermeye çağırıyoruz.”
