Gazeteci Metin Göktepe unutulmayacak

08 Oca 2013

8 Ocak 1996'da gözaltında katledilen Evrensel muhabiri Metin Göktepe ölümünün 17. yılında anılıyor.

Metin'in hikâyesi, karanlık bir kış günü İstanbul'da cezaevinde öldürülen iki tutuklu ile ilgili haberleri yerinde takip etmek için cezaevine gitmesiyle başlar. Arkadaşlarının anlatımına göre o gün Metin “mutlaka ben izlemeliyim” diyerek ayrılıyor gazete binasından. Daha sonrası ise malum. Cenazelerin alınması sırasında çıkan büyük arbedede basın mensubu olduğunu söylemesine rağmen yaklaşık bin kişiyle birlikte gözaltına alınıyor. Gözaltına alınanlar sayıca çok fazla olduğu için konulacak karakol bulunamayınca kapalı spor salonuna götürülüyorlar. İşte Metin burada dövülerek katlediliyor. Metin'in katline o gün Eyüp Kapalı Spor Salonu'nda bulunan pek çok kişi de tanıklık ediyor.

Göstere göstere yaşanan bu ölüme rağmen resmî makamlar yıllarca Metin'in duvardan düşerek öldüğünü iddia ettiler. Failleri tek tek bilinmesine rağmen yıllar süren dava sonucunda ise katil polisler topu topu 1 yıl 8 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildiler.

Elbette Metin gazeteci olduğu için katledilen ilk basın emekçisi değil. Ancak bugüne kadar görevi yüzünden katledilen onlarca gazeteci arasında belki de arkasından en çok eylem ve etkinlik yapılmış olanı. İsmi kitlelere en çok mal olmuşlardan. Bu sayede de Metin Göktepe ilerici, devrimci basın emekçileri için adı hiç unutulmayacak bir isim.

Metin Göktepe, ölümünün 17 yılında da dostları ve mücadele arkadaşları tarafından çeşitli etkinliklerle anılıyor. Biz de Yenidünya emekçileri olarak gazeteci Metin Göktepe'yi saygıyla ve bir kez daha anıyoruz.

paylaş