
Alevi çalışanlar ve milletvekilleri için mecliste cemevi açılması isteğini reddeden Meclis Başkanlığı mahkemeye taşınan konuyla ilgili yaptığı savunmada “Cemevi ibadethane değildir” dedi.
Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün (CHP), Alevi meclis çalışanları ve milletvekilleri için meclis bünyesinde bir cemevi açılması için başvuruda bulunmuştu. Başvurusu reddedilen Hüseyin Aygün, konuyu yargıya taşıyarak dava açmıştı.
Laikliğe, hukuk devletine ve milletin egemenliğine aykırı Hüseyin Aygün mahkemeye başvurusunda mecliste cemevi açılmasının reddedilmesini laikliğe, hukuk devleti ilkesine, din ve vicdan özgürlüğüne ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olması ilkesine aykırı bir karar olarak nitelemişti. Ankara 6. İdare Mahkemesinde görülen davaya TBMM Başkanlığı'nın gönderdiği savunma ise Aygün'ü haklı çıkaracak bir sürü ifade taşıyor. Savunma Alevilerin ibadethane olarak camiyi kullanması gerektiğini belirtiyor.
Savunmada Aleviliğin müstakil bir din olmadığı, İslâmın bir yorumu olduğu, cami dışında ayrı bir ibadethanenin ancak farklı bir din için olabileceğini vurguluyor. Örnek olarak da Hacı Bektaşi Veli külliyesinde bulunan cami gösteriliyor. Savunma aynı zamanda 11. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin kimliğinde din bölümünde Alevi yazmasını istediği için dava açan yurttaşın isteğini Alevilik ayrı bir din olarak görülmediği için reddettiği de hatırlatılıyor. Ayrıca Alevi vatandaşların olduğu birçok bölgede ibadethane olarak caminin kullanıldığının da ülkemizin gerçeği olduğuna dikkat çekiliyor.
Ülkemizin gerçeği mi, ayıbı mı? Oysa ki ülkemizde birçok Alevi köyüne ve mahallesine zorla cami yaptırıldığı, cemevlerinin baskı altına alındığı “gerçeği” aynı zamanda bu ülkenin ayıbıdır. Alevi yurttaşlar böylesi girişimleri kendilerini zorla Sunnileştirme çabaları olarak lanetliyor.
İnsanların hisleri kanunla değişmez Gerçekten laik ilkelerle yönetilen bir ülkede Alevilerin kendilerini nasıl görmeleri gerektiği, nerede ve ne şekilde ibadet etmeleri gerektiği kanunlarla ve mahkeme kararlarıyla belirlenebilecek bir konu olamaz. Kaldı ki Alevilik de tıpkı Hanefi / Sunnilik gibi kendi içinde farklı yorumlara sahip. Bunlardan bir tanesinin yorumunu alıp diğerlerine dayatmak da laiklikle taban tabana zıt şeyler. Meclis Başkanlığı'nın bu savunması Alevi yurttaşların öfkesini çekecek gibi duruyor.
