
İsrail'in 14 Kasım'da başlattığı hava saldırısıyla Gazze ateş altında. İsrail ordusu kara saldırısı için de hazırlık yapıyor. 30 bin yedek asker silah altına alınıyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde oylarını arttırmak için, Filistin'e yönelik büyük bir saldırı başlatabileceği yönündeki haberler uzun süredir İsrail gündemindeydi. Hamas’ın askerî kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları Komutanı Ahmet Caberi'nin, 14 Kasım'da Gazze'de aracıyla seyahat ederken uğradığı hava saldırısıyla öldürülmesi, harekâtın fitilini ateşledi.
Israil böylece bölgede uzun bir süredir devam eden gerginliği bir üst boyuta taşıdı. Olayla ilgili olarak "geniş bir operasyonun başlangıcı" şeklinde açıklama yapan İsrail ordusu, hemen ardından yoğun bir hava saldırısı başlattı. Hava saldırısı sırasında Gazze denizden de bombalandı. Saldırılarda 150 dolayında hedefin vurulduğu ve en az 18 Filistinlinin öldüğü yönünde bilgiler geliyor. Ölenlerin çoğunluğunu siviller oluşturuyor. Aralarında çocuklar da var.
Filistinliler direnişte Saldırılar karşısında harekete geçen Filistinli direnişçiler de özellikle Güney İsrail'de etkili olan füze saldırıları gerçekleştiriyor. Islami Cihat Örgütü yaptığı açıklama ile Tel Aviv'e İran yapımı Fecr 5 füzeleri fırlattıklarını bildirdi. 1991'den bu yana böyle bir saldırı yaşamayan Tel Aviv'de hava saldırısı sirenleri çaldı. Çoğu Güney İsrail'e gerçekleştirilen füze atışları ile üç İsraillinin öldüğü duyuruldu.
Mısır Başbakanı Gazze'de Saldırılara Mısır sert tepki verdi. Saldırıları resmî olarak kınayan Mısır İsrail büyükelçisini geri çağırdı. Başbakan Hişam Kandil ise bugün Gazze'de. Mısır başbakanının Gazze'ye geçmesi nedeniyle geçici bir ateşkes sağlandı. Kandil Gazze'de yaptığı açıklamada yaşananları saldırganlık olarak nitelendirdi. Filistin lideri Mahmut Abbas da saldırıları kınadı.
Dünya'dan tepkiler İsrail saldırılarını Batı genel olarak desteklerken Rusya kınadı. Rusya'dan yapılan açıklamada taraflara, gerginliği tırmandırmama çağrısında bulunuldu. ABD ise yaptığı açıklamada İsrail'i desteklerken "Mısır, Türkiye ve bazı Avrupalı dostlarımızdan Hamas üzerindeki etkilerini kullanarak İsrail'e yapılan füze saldırılarını durdurmalarını istiyoruz" denildi. Lübnan Hizbullah'ı lideri Nasrallah ise birlik çağrısında bulunurken Tel Aviv'e kadar uzanan Filistin füzelerinin direnişin gücünü gösterdiğini belirtti. Nasrallah, 2008'de Gazze'ye yardım eden bir direniş ekseni olduğunu hatırlatarak bugün Suriye'nin iç karışıklıklarla uğraştığını ve Filistin'e lojistik destek noktasında eksik kaldığını vurguladı. İsrail'in Suriye'nin iç meseleleriyle uğraşmasını Filistin'e saldırmak için bir fırsat olarak nitelendirdiğini söyledi.
Taşeronlukta son nokta Başta Amerika olmak üzere Batılı devletlerin İsrail'i desteklemesi alışılageldik bir durum olmakla birlikte Türkiye'nin saldırı altındaki Gazzelilerin İsraile cevap vermelerini önleyecek bir rol oynamasının beklenmesi dikkat çekici. Anlaşılan Suriye konusunda ABD taşeronluğunu üstlenen ve ülkede akan kanın sorumlusu durumunda olan AKP hükümetinin, Filistin'in en önemli müttefikini zor duruma düşürerek İsrail'in önünü açması patronları tarafından yeterli görülmüyor. Bir de Filistinlilerin elini kolunu bağlaması bekleniyor.
