
Bugünkü Milliyet gazetesi “Ve Amerika düğmeye basıyor” manşetiyle çıktı.
Hillary Clinton'un ziyaretiyle başı dönen gazete yönetimi, manşetlerini köşeyazarları Aslı Aydıntaşbaş'ın “'Esad sonrası' için adımlar” başlığını taşıyan yazısına dayandırmış. Aslı Aydıntaşbaş, manşet altına çıkarılan özette şöyle diyor:
“ABD ve Türkiye, ‘Esad sonrası Suriye’ için ‘düğmeye bastı.’ Hillary Clinton’un kritik İstanbul gezisinde Suriye içinde uçuşa kapalı ‘güvenli bölgeler’ yaratılması da dâhil çeşitli önlemler masaya yatırıldı. “Clinton’ın temaslarında Suriye’de Beşar Esad sonrası süreci şekillendirmek için ortak ‘operasyonel planlama’, ‘askerî ve istihbarat çalışma grupları’ ve muhaliflerin organize edilmesine karar verildi...” (Milliyet, 12 Ağustos 2012. Not: Cümle bozukluğu gazete yönetimine aittir).
Aslı Aydıntaşbaş'ın Suriye'ye emperyalist müdahalenin medyadaki en ateşli taraftarlarından biri olduğu biliniyor. CİA'nın, Pentagon'un, NATO'nun psikolojik savaş birimlerinde hazırlanan sahte haberleri, kuyruklu yalanları sütunlarına ve televizyon programlarına boca etmek, gerici-faşist terör çetelerinin katliamlarını Suriye yönetiminin üstüne atmak ve bu haberleri gerekçe göstererek Suriye'ye “insani amaçla müdahale edilmesi”ni savunmakta üstüne yok. Gazeteciliğin en basit kurallarını bile çiğneyerek düpedüz yalanın bayraktarlığını yapıyor ve Suriye'de milyonları katledecek emperyalist savaş kışkırtıcılığını ısrarla sürdürüyor.
Milliyet ve Aslı Aydıntaşbaş, Suriye'deki terör çetelerini çok seviyor ve “özgürlük savaşçısı” muhalifler olarak alkışlıyorlar. Bugünkü Hürriyet Planet'te çıkan bir katliam haberini ve haberle ilgili korkunç videoyu Milliyet yönetimine ve Aslı Aydıntaşbaş'a ithaf ediyoruz. Kimbilir, belki vicdanlarında titreyecek bir tel kalmıştır.
***
Suriyeli muhaliflerin kan donduran katliamı
Suriye'nin Halep kentinde muhaliflerin çektiği katliam görüntüleri izleyenleri dehşete düşürdü.
Görüntüde muhalifler ele geçirdikleri posta binasından memurları ve güvenlik görevlilerini aşağı attı.
Halep'e bağlı El Bab kasabasından gelen bu görüntülerin 10 Ağustos'ta kaydedildiği belirtiliyor.
Görüntülerde kasabadaki posta ofisini ele geçiren silahlı muhalifler, görevli memurları ve güvenlik görevlilerini binadan aşağı atarak katlediyorlar.
Binanın önüne toplanan kalabalıktan bazıları da "Allah aşkına durun" diyerek muhaliflere tepki gösterse de katliam durmuyor. Olayda 6 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.
Çatışmaların tüm şiddetiyle sürdüğü ülkede, muhalifler sivil hizmetleri de durdurmaya çalışıyor. Bu nedenle görevi başında kalmakta ısrar eden memurlar, rejim destekçisi olarak nitelendirilip infaz ediliyorlar. Muhalifler çoğu zaman öldürdükleri kişilerin rejim yanlısı milis gücü Şebbiha üyeleri olduklarını iddia ediyorlar ancak bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmıyor. İnsan hakları örgütleri ise, bu kişilerin "Şebbiha" olması durumunda bile esir alındıktan sonra infaz edilmelerinin suç olduğu görüşündeler... Suriyeli silahlı muhalifler daha önce de Halep'te Devlet Başkanı Beşar Esad'ı destekleyen Berri aşiretinin ileri gelenlerini infaz etmiş ve görüntüleri video paylaşım sitelerine yüklemişlerdi. İnsan hakları uzmanları bu tip infazları "savaş suçu" olarak değerlendiriyor. Ancak Suriyeli muhaliflerin bu tip katliamları bugüne kadar Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşınmış değil.
