
Büyük beklentilerle kamuoyuna duyurulan 3. yargı paketi uygulamada değişiklik yaratmadı. Her şey aynı: Faşist katiller serbest; sendikacılar, ilericiler, demokratlar içerde...
Hükümet tarafından büyük bir yargı reformu adı altında topluma sunulan 3. yargı paketi 5 Temmuz'da yürürlüğe girdi. Ancak uygulamada değişen bir şey yok. Başta tutuklu vekiller olmak üzere çok sayıda siyasi mahkumun tahliye talepleri reddediliyor.
Paketin en büyük iddiası tutukluluğu bir yaptırım gibi gören adli bakışı değiştirmek, alternatif tedbirlerle tutuklu yargılamayı istisna haline getirerek tutuklu sayılarını azaltmaktı. Son bir hafalık bilançoda bir kısım adli tutuklu ile Bahçelievler Katliamı gibi halka ve ilericilere yönelik açık katliamlara imza atmış olanlar dışında nerdeyse kimseye tahliye çıkmadı.
Bir gerekçe bile çok görülüyor
Pakette hakimlerin gelişigüzel tutuklama kararı vermesinin önüne geçmek için kararlarda tutuklamayı gerektiren sebeplerin açık ve ayrıntılı bir şekilde yazılması zorunluluğu da getirilmişti. Oysa bazı mahkemelerde bu zorunluluğa bile uyulmayacak gibi görülüyor. Bu durumun en somut örneği KESK'e yönelik son operasyonda görüldü. Tutuklama kararlarına imza atan özel yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi yasadaki açık hükme rağmen tutuklamalara hukuki bir gerekçe gösterme zahmetine bile girişmedi.
Başta BDP'li vekiller olmak üzere tutuklu vekillerin hâlen daha cezaevinde olduğu da düşünülecek olduğunda yeni yargı paketinin de öncekiler gibi fos çıktığı yorumları daha da artacağa benziyor.
