
Kanada Toronto Şehir Konseyi, 11 Haziran günü hızlı bir karar alarak bütün tek kullanımlık plastik poşetlerin kullanımını yasakladı. Belediye Başkanı Rob Ford'un yaptığı, gerekli mağazalarda plastik poşet kullanımında 5 cent ödeme yapılmasına yönelik tüzüğü kaldırma önerisi ile gündeme gelen konuda son karar; bunun yerine bütün poşetleri vergilendirmek yönünde oldu. Kurulun 24'e 20 oyla aldığı, bayilerin herhangi plastik poşet, çanta vb. ürünün satışını veya teminini yasaklama kararı; 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yürürlükte olacak. Los Angeles, San Francisco ve Seattle gibi ABD şehirlerinin de daha önceden plastik poşet kullanımını yasaklama kararı almış olmalarına rağmen Toronto, Kanada'da böyle bir kararı uygulamaya koyan ilk belediye meclisi olma özelliği taşıyor. Böyle bir gelişmenin doğa dostu aktivistler için de umut verici olacağı düşünülüyor. Meclis üyesi David Shiner çevresel sorunların öneminden bahsederken, tedavülden kaldırılan plastik poşetlerin çöpten farksız olduklarını vurguladı. Meclisin şu ana kadar attığı en ilerici adımın bu olduğunu belirten Shiner; "Daha az plastik kullanımı; daha az plastik atık, sokaklarda daha az çöp ve sonuç olarak vergi ödeyenler için daha az maliyet demek. Bu hareket başarıya ulaşacak mı diye sorarsanız; evet kesinlikle derim" dedi. Doğa dostları Toronto'daki mağazaların doğal yaşama zarar vermeyen, doğada çabuk yok olan ve plastik karşıtlarının aksine geri dönüştürülebilir kaynaklardan elde edilen kağıt poşetlere geçeceklerine inanıyor. Ancak, 2006 yılında İngiliz hükümetinin yaptığı bir çalışma, kağıt poşet kullanımının doğa üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte büyük süpermarketlerin nihayetinde, çevresel yararları olabilecek geri dönüştürülebilir, kağıt olmayan poşetler kullanmaları bekleniyor. 2007'de ülke ajansı için Avustralya'da yapılan çalışma ise, daha uzun ömürlü poşet kullanımına geçişin; sera gazı üretilmesinde, su ve enerji kullanımında ve kaynakların tüketiminde azalmayı sağlayacak çevresel kazanımlar getireceğini ortaya koyuyor. Toronto'nun kararı, bu adımı atmayı düşünen Kanada'daki diğer çevreci meclis üyelerinin de dikkatini çekmeyi başardı. Alberta'da meclis üyesi olan Gian-Carlo Carra; kendi şehrinin geleceğin kaçınılmazlığını farketmesi ve plastik poşetlerden kurtulması gerektiğini söyledi. 2020'de dünyanın en yeşil kenti olmayı hedefleyen Vancouver'da ise, plastik poşetlerden kurtulmak, hedeflerine ulaşmada 10 yıllık planlarının bir parçası. Ancak Toronto'nun aksine, Vancouver'da böyle bir yasayı yürürlüğe koyacak güce sahip olmadıklarını söyleyen meclis üyesi Andrea Reimer, bu yüzden vatandaşlarına güvendiklerini belirtti. Los Angeles'ın da Toronto'dan yaklaşık 2 hafta önce yasayı onayladığını söyleyen Reimer; "Los Angeles'ta ve Toronto'da plastik poşet kullanımının yasaklanmasıyla birlikte, daha önceleri 'hayır, düşünmüyoruz' dediğimiz bu konuda 'evet, bunu masaya yatıracağız' noktasına vardık. O yüzden bu oldukça olumlu bir gelişme." dedi.* Bilindiği gibi bu konu da birkaç yaklaşım var. Bunlardan birisi plastik poşetlerin parayla satılmasıdır. Dolayısıyla eğer plastik poşet alacaksanız satıcı sizden bunun bedelini de isteyecektir. Bu ise tüketiciye ek yük getirmekten başka bir şey değil. Bir diğer yaklaşım ise plastik poşetlerin tamamen ortadan kaldırılarak bunun yerine doğada daha kolay kaybolan, çevreye zararsız poşetlerin kullanılması. İkinci yaklaşımın desteklenmesi tüketicinin lehine olduğunu söyleyebiliriz. Bu bir yönüyle trafik sorununu çözmek için bazı ülkelerinde uygulanan ve uygulanması düşünülen yöntemlere benziyor. Londra, Singapur ve Stocholm’le birlikte Norveç’in başkenti Oslo’da araçlar şehir merkezine ancak belirli bir miktar para ödeyince girebiliyor. Böyle bir tartışma ilk başladığında araçların şehir merkezine girişinin tamamen yasaklanması ya da belirli kriterler kullanılarak şehir merkezine girebilmeleri tartışılmıştı. Ancak tartışmaların sonunda tamamen insan haklarına aykırı bir şeklide şehir merkezine araçların girebilmesi için araç sahiplerinden belirli bir miktar para alınması kararlaştırılmıştı. Bu çerçevede denilebilir ki “parayı veren düdüğü çalar” zihniyetiyle düzenlemeler yapıldı. Ne kadar paran varsa o kadar haktan yararlanırsın zihniyeti plastik poşet kullanımında da dayatılmaya çalışılıyor. Eğer poşetler tüketiciye satılıyorsa bu demetir ki “paran varsa çevreyi kirletme özgürlüğüne sahipsin.” Bu kabul edilemez bir yaklaşımdır. *Peoples Weekly World’den Yeni Dünya websitesi için çevrilmiştir.
