Yeni Dünya Halk Gazetesi çıktı!

09 Haz 2012

Yeni Dünya Halk Gazetesi'nin ilk sayısı çıktı.

Haziran 2012 sayısıyla yayın hayatına başlayan Yeni Dünya Halk Gazetesi'nin ilk sayısında yer alan tanıtım yazısı aşağıdadır.

İnsanca, kardeşçe yaşamak için

Yeni Dünya ilk sayısıyla elinizde. Yeni Dünya halkın gazetesidir. Yeni Dünya insanca, kardeşçe yaşamak isteyen emekçilerin gazetesidir.

Günümüz dünyası maalesef eskimiş, çürümüş bir dünyadır. Yeni Dünya, eskimiş, çürümüş bu dünyayı reddedenlerin sesidir.

Eskimiş, çürümüş dünyada fabrikalara, bankalara, dev çiftliklere, büyük işletmelere, medyaya sahip dolar milyarderleri şebekesi, işçileri, şehir ve köy emekçilerini, alınteriyle yaşayan bütün insanları sömürüyor ve eziyor.

Kapitalist patronlar zulüm aracı olarak kullandıkları devleti hakkını arayan emekçilerin üzerine sürüyor. Kârlarına kâr katmak için, halkları birbirine düşürüyor, savaşlar çıkarıyor, koskoca ülkeleri işgal ediyor; insanı, canlıları ve doğayı toptan mahvediyor.

Bu dünyada, işçiler insanca yaşama olanağından yoksun bırakılıyor, sigortasız ve kadrosuz çalıştırılıyor. Sendikalaşan, hakkını arayan işçi işten atılıyor; grev yapan, gösteri yapan işçi gazlanıyor, coplanıyor.

Çiftçiler ürününü değerlendirme imkânını bulamıyor, karın tokluğuna çalışıyor, mazota ilaca para yetiştiremediği için toprağını kaybediyor, işsiz kalıyor.

Kamu emekçileri, memurlar hâlâ ağzı var dili yok kapıkulu sayılıyor; grev hakları tanınmıyor. Evrensel haklarını kullanıp greve çıktıklarında gazlanıyor, coplanıyor, yerlerde sürükleniyor.

İşçiler, emekçiler, emekliler, parasız sağlık, parasız ilaç, parasız bakım imkânından yoksun. Zaten insanca yaşamaya yetmeyen ücretlerini hastalık durumunda sağlık tekellerine kaptırmak zorunda kalıyor. “Paran kadar sağlık; paran yoksa öl” zulmü egemen oldu.

Esnaf ve zanaatkârlar, yabancı sermayeli tekellere tanınan imtiyazlar karşısında üretimini sürdüremiyor. Devlet sömürgeci Amerika ve Avrupa Birliği şirketlerinin çıkarlarına öncelik veriyor, onlarla işbirliği yapan büyük holdingleri baş tacı ediyor.

Geleceği elinden alınan gençler iş bulamıyor, annesinin babasının eline bakmak zorunda kalıyor, yuva bile kuramıyor.

Öğrenciler parasız, bilimsel, nitelikli, kamusal, eşit ve özgür eğitim göremiyor. Sesini çıkaran, örgütlenen, muhalefet yapan öğrenciler okuldan atılıyor, hapishanelere gönderiliyor.

Eğitim ve oyun çağındaki çocuklar erken yaşta ekmek kavgasına mahkûm ediliyor, işyerlerinde, atölyelerde sömürülüyor.

Kadınlar, kamu yaşamından dışlanıyor, yıpratıcı ev işlerine mahkûm ediliyor. Kişilikleri yok sayılıyor; akılları, bedenleri kontrol altına alınıyor, dövülerek “terbiye ediliyor”, öldürülüyor.

Halkların, toplumların varlığı, kültürü, dili, inancı, kendi kendini yönetme hakkı tanınmıyor. Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Süryani; Müslüman, Hıristiyan, Yahudi; Alevi, Sünni; eşit ve özgür, kardeşçe bir yaşam kuracak yerde, ırkçılık ve ayrımcılık körükleniyor; devlet tek bir ırkın, tek bir dinin, tek bir inancın tekelinde tutuluyor. Kapitalizmle kaynaşan, emperyalizmle bütünleşen şovenist milliyetçilik ve bağnaz dincilik, demokrasinin en küçük izini bile ortadan kaldırıyor.

Eğitim sistemi, öğrencilerin beynini bilime ters dogmalarla, hurafelerle dolduruyor, yeni nesilleri sakatlıyor. Devlet ile din, din ile eğitim iç içe geçti, laiklik ayaklar altında. Özgür düşünce, eleştirel yaklaşım lanetleniyor. Düşünce özgürlükleri ellerinden alınan aydınlar, hapishanelere dolduruluyor. Üniversiteler kapitalistlerin ve yüksek bürokratların zaptiyeliğini yapan YÖK'ün kıskacında boğuluyor. Kamu görevini ciddiye alan, toplumun derdini kendi derdi sayan, halk için bilim ilkesini benimseyen eğitimciler düşman sayılıyor.

Günümüzün eskimiş, çürümüş dünyasında kapitalist şirketlerin “iş kazası” olarak geçiştirilen cinayetlerinde her gün işçiler ölüyor.

Günümüz dünyasında Türkiye, Amerika'nın, NATO'nun emrinde, komşu halklara karşı topraklarında füze üsleri kuran, yabancı ve yerli sömürücülerin çıkarı için içeride ve dışarıda savaş politikasını benimseyen, bağımsızlığını yitirmiş bir yeni sömürge durumuna düşmüştür.

Kısacası, günümüzün eskimiş, çürümüş dünyası, kapitalizmin, emperyalizmin, sömürgeciliğin, savaşın, zorbalığın, ayrımcılığın, adaletsizliğin dünyasıdır.

Özlediğimiz yeni dünya ise, işçi sınıfının, emekçi halkların kendi kaderini kendi eline aldığı, gündüzlerinde sömürülmeyen, geceleri aç yatılmayan bir dünyadır; bağımsız halkların başı dik, onurlu dünyasıdır.

Yeni dünya, karnı tok, sırtı pek insanların barış ve kardeşlik içinde yaşadığı; bebelerin sağlıklı büyüdüğü; çocukların ve gençlerin yaşam sevinci veren bir eğitim-öğretimle kendilerini bulduğu; halkların eşitliğe ve özgürlüğe kavuştuğu, anadillerin özgürce geliştiği; kadınların kölelikten kurtulduğu; adaletin işlediği; insanların hayvana, kuşa, suya, toprağa, ağaca, dağa taşa saygı duyduğu; sömürüsüz, savaşsız, sınırsız bir düzenin ülkede, bölgede ve bütün yeryüzünde egemen olması demektir.

Yeni Dünya Halk Gazetesi işte bu özlemle yayına başlıyor. Bu özlemimize kavuşmak için el ele vermemiz gerekiyor. Ancak işçiler, emekçiler, ezilen halklar gücünü birleştirdiğinde yeni dünya hayal olmaktan çıkar, gerçek olur.

Bütün okurlarımızdan, fabrikalarında, okullarında, köylerinde, mahallelerinde yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini, eleştiri ve önerilerini bizlere iletmelerini bekliyoruz. Yeni Dünya, yeni dünyayı birlikte kuracak olan bütün güçlerin ortak sesi olacaktır.

paylaş