
*/
Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın da aralarında bulunduğu 10 BDP’li “örgüt propagandası yapmak” suçlaması ile 7 Haziran sabahı gözaltına alındı. Gözaltıların ardından Van halkı Belediye binası önünde oturma eylemine başladı.
Van ve çevre belediye başkanlarının da içinde yer aldığı 10 BDP’li, 2010 yılında Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “örgüt propagandası yapmak” suçlaması ile açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Gözaltına alınan 10 BDP’li arasında Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Edremit Belediye Başkanı BDP’li Abdülkerim Sayan, merkeze bağlı Bostaniçi Beldesi Belediye Başkanı Nezahat Ergüneş, Başkale İlçe Belediye Başkanı Hecer Sarihan, Muradiye Belediye Başkanı İzzet Çelik, Muradiye Belediye Başkanı İzzet Çelik ve Özalp İlçe Belediye Başkanı Murat Durmaz da var.
“Hakkımızdaki kararı Erdoğan ve Atalay verdi”
Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın evi saat 05.00’te yapılan baskınla arandı. Üç saat süren aramanın ardından Van Belediyesi’nin deprem nedeni ile kullandığı prefabrik belediye binasına götürülen Kaya’ya, DTK Eşbaşkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk da eşlik etti. Kaya evinden çıkarılırken yaptığı açıklamada, haklarındaki gözaltı kararının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay tarafından televizyonda verildiğini söyledi. Kaya, Erdoğan ve Atalay’ın ifade işlemleri sırasında da hazır bulunmalarını beklediklerini ifade etti. Kaya daha sonra gözaltına alındı.
Van halkı Başkanı’na sahip çıkıyor
Depremin ardından yaralarını dayanışma ile saran, tüm engellemelere ve zorluklara rağmen Belediye’nin çalışmaları ile bir nebze de olsa toparlanmaya çalışan Van halkı, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın gözaltına alınmasını protesto ediyor.
Gözaltı haberinin duyulmasının ardından depremde yıkılan Belediye binası önünde toplanan halk, oturma eylemi başlattı. Burada bir açıklama gerçekleştiren Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Kürt halkına “KCK” operasyonu adı altında soykırım yapıldığını söyledi. Tuğluk konuşmasında, "Bizim tek isteğimiz Kürt sorununun çözüme kavuşmasıdır. Ama görüyorsunuz bizim siyaset yapmamıza izin verilmiyor. Bize 'siz dağda kalın' diyorlar. Yani savaşta ısrar ediyorlar. Eğer barışa zerre kadar inançları olsaydı çözüm fırsatı doğmuştu. Çözüm gerçekleştirebilirlerdi" dedi.
