Kozlu’da maden şehitleri anıldı

06 Mar 2014

3 Mart 1992 yılında Kozlu’da maden ocağında grizuda ölen 263 maden işçisi için iki ayrı anma yapıldı. İlki Kozlu’da kuyubaşında, ikincisi TMMOB tarafından maden şehitliğinde yapıldı.   Her yıl olduğu gibi bu yıl da 3 Mart 1992'de Kozlu’da meydana gelen grizu faciasında ölen 263 madenci, eş ve çocuklarının katılımıyla Genel Maden İşçileri Sendikası tarafından anıldı.

İkinci anma, TMMOB, Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından Maden Şehitleri Anıtında yapıldı. Demokratik kitle örgütlerinin de yoğun şekilde katıldığı anmada Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Kaymakçı konuşma yaptı.   Kaymakçı konuşmasında şunları söyledi: “Odamız, 42. genel kurulunda, iş cinayetlerine dikkat çekmek için 3 Mart 1992'de Kozlu’da yaşanan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümünü, iş cinayetlerine karşı mücadele günü olarak kabul etti. Ölen madencilerimizi saygıyla anıyorum. İşçi sağlığı ve iş güvenliği bütün çalışanları ilgilendiren, çalışma yaşamının en temel unsurlarındandır. İş güvenliği göstergeleri, temel insan hakları, çalışma yaşamı ve ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli göstergeler sunmaktadır. Her yıl dünya çapında 360 bin iş kazası yaşanmakta, 1 milyon 950 bin kişi meslek hastalıklarından dolayı ölmektedir. Her yıl 160 milyon insan meslek hastalığına yakalanmakta, özellikle gelişmekte olan ülkelerde zehirleyici maddelerden dolayı 651 bin kişi yaşamını yitirmektedir. Ülkemiz açısından durum daha vahim. Ülkemizde her gün 176 iş kazası olmakta, 3 işçi yaşamını yitirmekte, 5 işçi iş göremez hâle gelmektedir. İLO rakamlarına göre her on beş saniyede bir işçi, iş kazası ya da meslek hastalıkları nedeniyle ölmektedir. Ne yazı ki 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu yürürlüğe girdikten itibaren iş cinayetleri ve ölümler artarak devam etmektedir. Bu yasadan, devlet sorumsuzluğu çıkmıştır. Devletin bu alandaki denetleme görevi tıpkı toprak gibi, su gibi, enerji gibi özelleştirilmiştir. Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak tutan, mühendis ve hekimi iş kazası tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız. İş cinayetleri kader değildir. İş cinayetleri engellenebilir. Yeter ki bilimin ve tekniğin gereği yapılsın. Yeter ki her çalışmanın öznesi insan ve yaşam olsun.” 

paylaş