
Chavez'in mücadelesi yaşıyor.
Venezüella'da 1998 yılında Hugo Chavez Başkanlık seçimini kazandıktan sonra, ülkedeki tekelci oligarşi, mevcut yoksul halktan yana olan Bolivarcı devrime yönelik, ABD'nin finanse ettiği muhalefet tarafından karşıdevrim sürecini de hızla geliştirip uygulamaya yönelmişti.
Bu çerçevede 11 Nisan 2002'de ABD'nin özel eğitimli kontrgerilla yapılanması tarafından insanlar katledilmiş, -bunu fırsat bilen sağ muhalefet yaşananlardan Chavez yanlılarını sorumlu göstererek- faşist bir darbe yapılmıştı. ABD güdümündeki sağ muhalefet ve ordu içindeki bir grup subayın eşliğinde yapılan bu darbe sonucunda Hugo Chavez hapse atılmıştı.
Ancak Chavez'in tutukluluğu çok uzun sürmemiş, başkent Karakas'ın yoksul varoşlarından gelen halk ve ordu içindeki Chavezci subaylar tarafından devrim savunulmuş, karşıdevrimci darbeciler alt edilmişti.
Emperyalist müdahaleye karşı halkçı yönetim kazanacak 5 Mart 2013 yılında Hugo Chavez'in yaşamını yitirmesinden sonra yapılan Başkanlık seçimlerini, Bolivarcı devrimin önde gelen savunucularından Nicolas Maduro kazanarak başkanlık koltuğuna oturdu. Seçimlerin hemen sonrasında seçimleri kaybeden sağcı muhalefetin başı Henrique Capriles Radonski, seçimlere hile karıştırıldı iddiasıyla taraftarlarını sokağa dökmüştü. Çıkan olaylarda 11 kişi ölmüş, 78 kişi de yaralanmıştı.
Karşıdevrimcilerin dışarıdan aldıkları desteklerle, medya ve şiddet yollarına başvurarak devrimi zayıflatıp geriletme çabaları o zamandan beri devam etmekte. Buna karşılık Maduro yönetimi ülkedeki karaborsacılara, ekonomik sabotajcılara karşı bir dizi sert önlemler aldı. Ekonomik sabotajlarla başa çıkabilmesi için kendisine özel yetkiler tanındı. Bu yetkiler sağ muhalefeti oldukça rahatsız etmişti. Chavez'in başa gelişinden bu yana, dış güçlerden 40 milyon doların üzerinde yardım aldığı belirtilen sağ muhalefet, mütemadiyen karşıdevrim senaryolarını devreye sokarak halkçı Bolivar devrimini yıkmak için her yolu denemekte.
Yine geçen günlerde 12 Şubat günü karşıdevrim girişimleri başlamış, Maduro yönetimi üç ABD'li diplomatı 17 Şubat'ta olayların başlamasına neden olanlarla görüşmelerini tespit ederek sınır dışı etmiştir.
Başkanlık Sarayı önünde destek Geçen hafta devlet petrol şirketlerinde çalışan onbinlerce işçi, Başkanlık Sarayı önünde başkan Nicolas Maduro'ya destek vermek amacıyla bir araya geldi. Halkın desteklediği, halkla beraber, yan yana olan bir yönetimi hiçbir kuvvetin deviremeyeceğini gösterdi. Buna rağmen gelişmeler gösteriyor ki, karşıdevrimciler ve sağ muhalefet dış destek aldıkları müddetçe bu karşıdevrim girişimlerini gelecekte de devam ettirecekler. Bu gelişmeler Chavez dostlarının her zamankinden daha çok örgütlü ve güçlü bir şekilde devrime sahip çıkmaları gerektiğini ortaya koydu.
