
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası başlayan AKP-Cemaat çatışması dershane tasarısı ile iyice kızışacak. Tasarı TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda 21 Şubat Cuma günü gündemine alındı.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, dershanelerin kapatılmasını da içeren 29 maddeden oluşan ve Milli Eğitim Temel Kanunu ile bazı kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan yasa tasarısı ile bakanlıkta müsteşar dışında tüm kadronun değişmesini öngörüyor.
Tasarı dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerini kapsıyor.
Tasarıyla getirilen bazı düzenlemeler - Dönüşüm kapsamındaki dershanelerde ve diğer özel öğretim kurumlarında okuyan öğrenciler için eğitim öğretim desteğinde bulunulacak
- Eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı'nın izin ve denetimine tabi olacak
- Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve üyesi, müsteşar yardımcısı, genel müdür, strateji geliştirme başkanı, inşaat ve emlak grup başkanı ve grup başkanı ile il müdürlerinin görevi, bu düzenlemenin yayımı tarihinde sona erecek
- Talim ve Terbiye Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın karar organı olarak bakanlık teşkilatlanmasına uymadığı, eğitim alanında faaliyet gösteren bir vesayet kurumu niteliğinde olduğu gerekçesiyle varolan yapıdan çıkarılacak
- Özel Öğretim Kurumları Kanunu'ndan "dershane" tanımı çıkarılarak, ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına veya bu sınavlar kapsamındaki derslere hazırlık niteliğinde kurs açılması da engelleniyor
Eğitimciler tepkili Eğitim-Sen, yasa teklifi ile ilgili yaptığı açıklamada, “AKP hükümeti, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması tartışmaları bahane ederek, eğitimde tarihinin en büyük ve en kapsamlı tasfiye operasyonu için düğmeye basmıştır. Tasarısı eğitimde yıllardır uygulanan piyasa merkezli politikaların ve siyasal kadrolaşma hamlelerinin çok daha ilerisini ifade etmektedir. Kamusal eğitime ayrılması gereken kaynakların bu sefer dershanelerin dönüşümü bahanesiyle özel öğretime aktarılması, özel okulların eğitim içindeki payının arttırılması için sayısız teşvik ve destek getirilmek istenmesi, iktidarın eğitim politikasının merkezinde halkın değil, piyasa güçlerinin olduğunu göstermektedir. Eğitim yöneticilerinin valiler tarafından atanması, bütün eğitim yöneticilerinin siyasi iktidara yakın isimlerden oluşması anlamına gelmektedir. Dershanelerde çalışan öğretmenler mağdur edilecek, sözlü sınav ile öğretmenliğe geçiş yeni tartışmaları beraberinde getirecektir. Dershanelerde çalışan ve çoğu güvencesiz olan öğretmenlerin sayısı 52 bindir. Getirilen düzenleme dershane öğretmenlerinin sorunlarına çözüm üretmemektedir. AKP hükümetinin geçtiğimiz 12 yıl içinde eğitim sistemi üzerinden hayata geçirdiği bütün icraatlarında olduğu gibi, yine kamu kaynaklarını özel okullara aktarmak için düzenlemeler yaptığı, sadece bununla yetinmeyip bütün bakanlık teşkilatını tasfiye ederek, piyasacı eğitim politikalarına uygun olarak yeni bir siyasal kadrolaşma operasyonu başlattığını söylemek mümkündür” dedi.
