"Sessiz kalmak katliama ortak olmak demektir"

17 Şub 2014

Suriye'de gerçekleşen katliamlara yönelik Tarsus’ta Musalla halkının düzenlediği Emek ve Demokrasi güçlerinin katıldığı protesto eylemi 15 Şubat Cumartesi günü Özgürlük Alanı'nda gerçekleştirildi.

“Katil AKP halka hesap verecek”, “Suriye halkı yalnız değildir” sloganları eşliğinde yapılan yürüyüşün ardından Saat kulesi önünde basın açıklaması yapıldı.

Açıklama metni Suriye'de katliamlar sürmektedir. Bu katliamlardan birisi de 9 Şubat günü sabah 5 sularında gerçekleşmiştir. Cihat yaptığını sanan ama gerçekte insanları çoluk çocuk demeden katlederek bir katil sürüsü olduklarını bütün dünyaya gösteren çeteler, Maan köyüne saldırarak aralarında çokça çocuğun olduğu 67 insanı katletmiştir.

“Hıristiyanlar Beyrut’a Aleviler mezara” 83 ülkeden devşirilen 75.000 civarında katil ülkede başta Aleviler olmak üzere kendileri gibi düşünmeyen tüm dinsel ve etnik yapıları acımasızca katletmeye, kaçırtmaya ve kendilerine tabi olmaya zorlamaktadır.

Son iki yıl içinde Suriye’de tam 11 kez kitlesel Alevi katliamı olmuş ve binlerce insan yalnızca alevi olduğu için vahşice katledilmiştir. Ağustos 2013 Lazkiye kırsalında 12 köyü hedef alan Alevi katliamını unutmamalıyız.

AKP hükümeti bu katliamların ortağı olmayı sürdürmektedir. El kaideci çetelere maddi manevi desteği bugüne kadar defalarca ortaya çıkan AKP hükümeti son olarak MİT’in “insani yardım” kamuflajı altında Suriye’ye silah taşıdığını itiraf etti. Katil çetelerin komutanları bizzat AKP hükümeti tarafından Türkiye’de organize edilen toplantılarda yan yana getiriliyor. Suriye’de patlayan bombalarda, sıkılan kurşunlarda, akan kanda AKP’nin parmak izi var. Kendilerine ayakkabı kutuları içinde paralar saklayanlar, Suriye halklarına bombalar yağdıranları besliyorlar. Roboski'den Reyhanlı'ya, Gezi'den Lazkiye’ye katil bellidir. Bu AKP hükümetidir.

Suriye’yi savaş alanına döndüren patlama ve katliamlarda masum insanların öldürülmesinde, halkın kaos ve paniğe sürüklenmesinde, bölgeyi yeniden dizayn etmek isteyen emperyalistlerin payı olduğu kadar; AKP hükümetinin de payı vardır. “İnsan hakları savunucusu ve barış havarisi” kesilen Erdoğan’ın başında olduğu AKP hükümeti; Suriye özgülünde uyguladığı provakatör ve saldırgan politikalar neticesinde bugüne kadar binlerce insan katledilmiş, yüzlercesi yaralanmış, yüzbinlerce insan evini yurdunu terk etmiş durumda kalmıştır.

Suriye’deki en ufak olay için yaygarayı kopararak bu ülkeye girmek için her türlü yolu deneyen AKP hükümeti, Maan köyünde yaşanan bu katliamın duyulmaması için kontrolü altındaki medyaya sansür uygulatmıştır. Anadolu Ajansı ve iktidar yanlısı gazeteler bu katliamı güdnemine taşımayarak kör ve sağırları oynamıştır. Efendisinin iznini alamadığı için giremediği Suriye’de, çetelere desteğini arttıran AKP hükümetinin, bu bölgedeki Kürt ve Alevilere yönelik her türlü katliamda parmağı vardır. Daha önce de Lazkiye’nin kuzeyindeki Alevi köylere saldırı gerçekleştiren bu çetelere tırlar dolusu ağır silahlar ve patlayıcılar göndermeye devam eden AKP'nin bu konudaki sicili oldukça bozuktur.

ABD ve Batılı emperyalist güçler, kendi çıkarları için Suriye’yi ve Ortadoğu’yu yangın yerine çevirdiler. Halkları birbirine kırdırarak kendi iktidarlarını pekiştirmek istiyorlar. Bunu din ve demokrasi mücadelesi kisvesi altında yaptırıyorlar. Kâr ve iktidar hırsları Lazkiye’de, Hama’da, Maan’da Alevilerin; Rojova’da Kürtlerin, Süryanilerin; Malula’da Hıristiyanların katledilişine seyirci kalmalarına, hatta destek olmalarına yol açıyor.

Kendisine ilerici, aydın, devrimci, demokrat diyen herkesi yaşanan bu katliamlara karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. Çünkü bu katliamlara sessiz kalmak katliama ortak olmak demektir.

paylaş