
Bir yasayla üç beş iş birden halletmeyi adet edinen AKP dershaneleri kapatan yasayla aynı zamanda MEB teşkilatında eşi görülmemiş bir tasfiye yapıyor.
Fettullah Gülen hareketi ile hükümetin arasının açılmasında önemli bir başlık olan dershaneler konusunda hamle yapan AKP hükümeti kapsamlı bir yasa ile dershaneleri kapatmaya hazırlanıyor. Bir yasada bir çok konuyu birden halletmeyi âdet hâline getirmiş olan AKP bu yasayla da en az dört işi birden kendi yararına çözüme kavuşturuyor. Dershaneler kapatılıyor, Milli Eğitim Bakanlığı MEB’de büyük bir tasfiyenin önünü açıyor, dershane sahiplerine sunduğu olanaklarla yandaşlarına kamu kaynaklarını talan etme fırsatı sunuyor, Efkan Ala’nın kardeşi de dahil olmak üzere kendine yakın isimlerin bürokraside yükselmesinin önündeki engelleri kaldırıyor.
Sebebi değil sonucu kaldırınca işler düzelmez Cemaatin olanaklarını budamak için herhangi bir hazırlığa girişmeden dershaneleri kapatmaya çalışan AKP, bunu "yoksulların iliğini kemiğini kurutan dershaneciliğe son veriyoruz" masalı ile yutturmaya çalışıyor. Elbette ki hiçbir aklı başında insan dershane sisteminin mantıklı ve makul bir sistem olduğunu öne süremez. Ancak bu kuruluşların ortaya çıkmasını sağlayan şey elemeci sınav sistemine dayalı bir eğitim anlayışının uygulanmasıydı. Şimdi dershaneler kaldırılacak ama sınav sistemi ve eğitim mantığı değiştirilmeyecek.
Ortaya nasıl bir karmaşanın çıkacağını kestirmek için kâhin olmaya falan gerek yok.
Dershane sahiplerine özel olanaklar yaratılacak Yasa ile dershanelere dönüşüm için 2018’e kadar süre tanınıyor. Bu tarihe kadar özel okul sahibi olarak yoluna devam etmek isteyen sermayedarlara kamu kaynaklarından ciddi olanaklar yaratılıyor. Kamuya ait araziler neredeyse bedelsiz olarak bu patronların emrine veriliyor. Tabi yapılacak okullarda cami projeleri de olacak. Bu konu da ihmal edilmemiş. Hatta şu an kamunun olan okulların bir süreliğine dershanelere kiralanması ve belki de ileride satılması da söz konusu. Bu arada bu yeni özel okullara gidecek öğrenci başına devlet bütçesinden para da verilecek.
Bu kurumlarda çalışan öğretmenler ise bütün sınav sistemleri atlatılarak MEB bünyesinde öğretmen olarak atanacak. Tabii ki zorunlu hizmet bölgelerine ve dört yıllık bir zorunlu hizmet şartıyla. Bu şanslı kesim ise ancak dershane öğretmenlerinin yüze 20’sini kapsıyor. Yıllardır KPSS kapılarında bekleyen öğretmen adayları için de bu durum kabul edilebilir değil. Açılacak davalarla bu nokta da büyük bir karmaşa çıkması bekleniyor.
Emniyetteki tasfiye bu sefer kanun yoluyla Devlet mekanizmasını sıkı sıkıya kendi kontrolü altına almak için hamle yapan AKP, emniyet ve adliye sisteminde yaptığı görevden almaları bu sefer MEB teşkilatında kanun emriyle yapacak. Yasa yürürlüğe girdiği an MEB Müsteşarı hariç, yardımcıları bile dahil olmak üzere, bütün yöneticiler ikinci bir işleme gerek kalmaksızın açığa alınıyor. Talim Terbiye Kurulu başkanı, üyeleri, bütün illerin MEB müdürleri, merkez teşkilatın bütün başkan ve müdürleri… Talim Terbiye Kurulu’nun yetkileri ise doğrudan bakana devrediliyor.
Ala’ya torpil Kendisine bağlı kapı kullarını istediği gibi istediği yere atayarak devleti tamamen ele geçirmeye çalışan AKP aynı tezgahı MEB’de de yapıyor. Rehberlik ve Denetim Başkanlığı'na İl Denetmeni olarak atanan İçişleri Bakanı Efgan Ala'nın kardeşi Atıf Ala’nın başkan olabilmesi için bakanlık denetmeni olması gerekir. Düzenleme ile Ala'nın önündeki bu engel de kalkmış olacak. Böylece Atıf Ala, bütün personelin disiplin ve denetlenmesinden sorumlu başkan olacak.
Mursi de böyle yapmıştı Mısır halkının devirdiği gerici-Amerikancı Müslüman Kardeşler iktidarının cumhurbaşkanı Muhammed Mursi de aynı yöntemlerle halkı canından bezdirmişti. Mısır halkının sokaklara dökülmesindeki en büyük etmenlerden biri bütün devlet kademelerine Müslüman Kardeşlerin kapı kulu olmaktan başka hiçbir özelliği, hiçbir marifeti olmayan gericilerin atanması olmuştu.
