
Görevi başında polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren gazeteci Metin Göktepe, 18 yıl sonra bugün (8 Ocak) mezarı başında bir kez daha anıldı.
Göktepe'nin, Esenler Kemer Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleşen anma töreninde annesi Fadime Göktepe ile ilerici kurumlar yer aldı.
Metin Göktepe'nin mezarına "İnadına Hepimiz Metin Göktepe'yiz" sürmanşetiyle çıkan Evrensel gazetesinin bugünkü birinci sayfası ile karanfiller bırakıldı.
Anne Fadime Göktepe "Hepiniz Metin'in evine hoş geldiniz. Emekçilere çok teşekkür ederim. Metin'in katillerinin kim olduğunu biliyorsunuz. En başta Mehmet Ağar. Hepiniz benim için Metin'dir..." dedi.
Anmada konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti TGC Başkanı Turgay Olcayto, o dönemin TGC yönetiminin ısrarıyla Metin Göktepe'nin ölümüne neden olan polislerin yargı önüne çıkartıldığını söyleyerek "18 yıl sonra Ethemler, inşallah kurtulacak, 14 yaşındaki Berkinler için soruşturma bile açtıramıyoruz. Yargı önüne çıkaramıyoruz. Bugün devlet eskisinden çok daha fazla suçluları kurtarma telaşında" diye konuştu. Metin Göktepe'nin çok önemli bir rolünün olduğunu belirten Olcayto, "Çok genç bir kitle, haberci heyecanıyla yoğunlaşmış bir muhabir kadrosu yetişti. Gerçekten gazeteciliği yiğitçe yapan genç arkadaşlarımız var. Sosyal medyada da aktifler. Bir umut ışığı bizim için. Bu ışığı yakan da Metin Göktepe" şeklinde tamamladı.
"İnadına, hepimiz birer Metin'iz" sloganının sık sık atıldığı anma töreninde Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, emniyette yaşanan görevden almaları hatırlatarak "Metin Göktepe katliamında rol alan polislerin bir kısmı cezalandırılmıştır. Ama toplu gözaltı emrini veren dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar ve bunu uygulayan yardımcısı Kemal Bayrak ısrarla dönemin hükümeti tarafından korunmuştur" dedi. 8 Ocak 1996 tarihinde, Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenaze törenini izlemek için Alibeyköy'e giden Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe, gözaltına alınmış ve yapılan işkence sonucunda hayatını kaybetmişti.
