Bu neyin kini?

15 Mar 2014

Berkin Elvan’ın babasından Tayyip'e sert yanıt.

Erdoğan, Gaziantep mitinginde Berkin için "Geçenlerde İstanbul'da bir cenaze yaşandı. Maalesef terör örgütlerinin içine aldığı, terör örgütlerinin içinde ne yazık ki yüzü poşulu, eline sapan verilmiş, cebinde demir bilyelerle olan bir çocuk orada maalesef bir biber gazına muhatap oluyor. Polis, orada yüzü poşulu, elinde sapanla, demir bilyeleri savuran o kişinin kaç yaşında olduğunu nereden ayıracak? Ama bu Kılıçdaroğlu her zamanki gibi yalanını söylüyor, 'ekmek almaya giden çocuk' diyor. Dürüst ol, dürüst. Ne ekmek alması ne alakası var?" demişti.

Mitingde hızını alamayan Erdoğan, "Çok enteresan, annesi 'Evladımın katili başbakan' diyor. Ben evlada sevgiyi, muhabbeti bilirim ama sizin evladınızın mezarına karanfil ve demir bilyeler atışınızı pek anlamadım. O demir bilyeleri niçin atıyordu mezarına? Neyin mesajını veriyorsun" sözleriyle Berkin’in annesi Gülsüm Elvan’ı kitleye yuhalatmıştı.

Berkin’in babası Sami Elvan katıldığı ve Kulaksız’da vurulan Burak Can’ın babası Halil Karamanoğlu ile canlı bağlantı ile konuştuğu bir televizyon programında, Erdoğan’a, "Maalesef ki çok acı gerçekleri Başbakan ortaya koyuyor. Yani böyle bir şey olabilir mi? Kendi çıkarları için, kandan beslenen bir insanı başka türlü değerlendiremiyorum. Biz evladımızı kaybetmişiz. Karşımda da acılı bir baba. Bugün ben o babayla görüştüm. Bu evlatları biz kolay yetiştirmedik. Bu evlatlar kolay gelmedi bu yaşa. Bizim ne şartlarda yetiştirdiğimizi gördü mü kendisi? Biz onun gibi gidip de onun bunun şeyini çalıp da, devletin arsalarını parselleyip de evladımıza yedirmiyoruz. Biz helal sütümüzü, helal paramızı yediriyoruz. Bundan Başbakan falan olmaz. Annesi evladını kaybetmiş, konuştuğu kelimelere bak... Senin emir verdiğin polisler bu çocuğu veriyor. Karşımdaki insan da o kadar acılı insan ki, Halil abi İstanbul'a dönünce biz kolkola girip utandıracağız o insanı" sözleriyle karşılık verdi.

Poşu ve bilye Sami Elvan, "Eli sopalı, yüzü poşulu meselesine de bir açıklık getirir misiniz?" sorusu üzerine de, "Nasıl anlatayım? İnsanları birbirine kırdırmak için elinden gelen her türlü fedakârlığı yapıyor bu insan. Başka bir şey söyleyemeyeceğim. Şu an konuşamıyorum zaten sinirden. Gerekirse ben yarın sabah kalkıp Giresun'a gideceğim, Halil Abi'nin elini öpeceğim. Birlikte biz el ele, kol kola Giresun'dan buraya geleceğiz. Bu ülkeyi ne yapmaya çalışıyor bu insan, anlamadım ki? Biz acımızı bile paylaşamıyoruz. Acımızı bile yaşayamıyoruz. Ne istiyor bu ülkeden, ne istiyor bu insanlardan? 8 tane can almış, hâlâ doymamış mı? Benim oğlum 14 yaşında. Hiçbir siyasi düşüncesi yoktur. Hiçbir siyasi güç arkasında yoktur. Bunu çok açık ve net olarak söyleyeyim. Ne Halil abi, ne ben, ne başkası... Bunların oyununa gelmeyeceğiz" dedi.

Baba Elvan, “bilye” sorusunu ise, "Ben söyleyeyim, çünkü çocuğun misket oynama zamanı. Misket oynayacak yaşta çocuk. Onun için, annesi oraya misket oynasın diye bilye koydu benim çocuğumun mezarına" diye yanıtladı.

Erdoğan, Türkiye halkının Mayıs-Haziran Büyük Halk Direnişi ile başlayan süreçte artık kendisine katlanmayacağını iyice anlamış gözüküyor. Korktukça, iktidarını sürdürmenin yolunu ise faşizan yöntemler ve ırkçı bir dil kullanmakta buluyor.

Ancak, bir diğer halk direnişi şehidi Ali İsmail Korkmaz’ın dediği gibi, "Korkacaksınız, titreyeceksiniz, yıkılacaksınız"

paylaş