
AKP, Suriye'ye karşı savaş açma komplolarının ortaya çıktığı ses kayıtlarına ilgili saldırıya geçiyor. Sabah ajanslara düşen gözaltı haberiyle birlikte Taner Yıldız'ın dün (28 Mart) akşam yaptığı açıklamalar da dikkat çekiyor.
Bu sabah saatlerinde ses kayıtları ile ilgili olarak Önder Aytaç'ın gözaltına alındığı haberi duyuldu. Samanyolu TV'de katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle dinlemelerle ilgili olduğu gerekçesi ile gözaltına alınan Aytaç, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Dün akşam ise Enerji Bakanı Taner Yıldız, Habertürk'te katıldığı programda konuyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da ifadesine başvurulacağını açıklamıştı.
Kılıçdaroğlu gözaltına mı alınacak? Yıldız katıldığı programda: "Partilerin bu seçim arenasında birbirinin lehine, aleyhine konuştukları bütün ortamlardan daha bağımsız, bütün konuşmalardan daha bağımsız, yalnızca bir partinin güveni, güvensizliği değil, devletin güvenliği ile alakalı, devletin ulusal güvenliği ile alakalı bir konu açılmıştır. Ve bununla alakalı bütün partilerin yekvücut olması lazım. Hangi yapı bunu dinlediyse ki bunlar ortaya çıkartılacak, onun karşısında bir devlet dili oluşturulması lazım."
"Bir sorumuz daha var tabii. Sayın Kılıçdaroğlu bunu biliyordu. Kimler getirdi onu, nasıl getirdi? Mutlaka kendilerini tanıyor. Onun da ifadesine mutlaka başvurulacaktır. O da zannediyorum bu akşama kadar (dün akşama) kimlerin getirdiğine dair bu bilgiyi mutlaka açıklama yapacaktır. Madem ki bu kadar ulusal güvenliğimizi ilgilendiren bir husus var niçin bunları gerekli mercilere, makamlara bildirmiyorsunuz? Siz bunu böyle yapsaydınız bir parti kaygısıyla yapmayıp da yalnızca ulusumuzun güvenliğini düşünen birisi olarak yapsaydınız bile bunu belki Başbakanımızla paylaşmanız gerekirdi diye düşünüyorum. O açıdan bunun 3-4 cepheden ele alınması lazım" ifadelerini kullanmıştı.
Başbakan'dan beş kişi hakkında suç duyurusu Erdoğan'ın avukatları dün (28 Mart) Emre Uslu ve Önder Aytaç hakkında yine suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, "Uluslararası casusluk faaliyeti ile elde edilen gizli görüşme kayıtlarının Youtube'a konulan 'konu başlığı' ve şüphelilerin yürüttükleri psikolojik harp taktikleri içinde kullandıkları 'Başçalan' ismi ile yapılması ve en son bu casusluk olayını da sahiplenmeleri, casusluk faaliyeti hakkında önceden açıklamaları dikkate alındığında, bu suçun da olağan şüphelileri içinde olmaları muhtemeldir" denilerek "yurt dışına kaçma ihtimali olan" Aytaç ve Uslu hakkında "gerekli tedbirlerin alınması" istendi. Aytaç bu sabah gözaltına alınmıştı.
Erdoğan'nın avukatları ayrıca eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer hakkında da suç duyurusunda bulundu. Özellikle Ergenekon davası hakkında bildiklerini kamuoyuna aktaran Yılmazer, tutuklama talimatlarının bizzat Erdoğan tarafından verildiğini açıklamıştı. Yılmazer eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile ilgili tutuklama emrinin de Erdoğan tarafından verildiğini iddia etmişti. Suç duyurusunda Yılmazer'in yurt dışına çıkmasını engellemek için tedbir kararı alınması isteğinde bulunuldu.
Sesini eleştirenlere de suç duyurusu Erdoğan kısık sesle yaptığı miting konuşması ile ilgili olarak twitt atanları da ihmal etmedi. Avukatlar Erdoğan'ın sesindeki rahatsızlık nedeniyle Van ve Diyarbakır mitinglerinde sesinin farklı çıktığını hatırlattı. Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile Zaman gazetesi yazarı Mehmet Kamış'ın ise attıkları twittlerle Erdoğan'la "alay edip aşağıladıkları" ve Erdoğan'ın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşan paylaşımlarda bulunduklarını belirtti. Dilekçede, şüpheliler hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı aleni hakaret" suçundan dava açılması istendi.
Baransu ve Ilıcak ile ilgili haberler yalanlanma Sabah saatlerinde Mehmet Baransu ve Nazlı Ilıcak'ın da gözaltına alındığı yönünde haberler çıkmıştı. İddialar Baransu ve Ilıcak tarafından yalanlandı.
