
Kanlı çete IŞİD'in Musul'u darbe benzeri bir kuşatmayla ele geçirmesinin ardından özellikle Batı basınında, IŞİD'le Suriye arasında bir anlaşma olduğu haberleri yazılıp çiziliyordu. Hatta bazı kaynaklar daha da ileri gidip IŞİD'in Suriye'nin kontrolünde olduğunu bile yazabilmişti. Ancak son bir hafta içinde ortaya çıkan gelişmeler gerçeği bir kez daha net şekilde ortaya koydu.
Suriye Ordusu'nun son altı ayda kuzeye doğru başlattığı harekâtta sıkışan ve Irak tarafına ağırlık veren çete, beklenmeyen bir hamleyle Rakka ve Haseke'ye büyük saldırılar düzenledi. IŞİD'in daha önce kullanmadığı kadar güç ve çete üyesiyle 23, 24 ve 25 Temmuz'da düzenlediği saldırılarda, kuzeydeki operasyonları yürüten kritik iki ordu birimini hedef aldığı ve şiddetli çatışmaların yaşandığı bildiriliyor.
IŞİD'in en büyük saldırısı
IŞİD, 23 Temmuz'da başlayan saldırılar dizisi için oldukça kritik bir dönem seçmiş. Zira, saldırı ordunun iç savaşın başından beri cihatçıların üssü konumunda olan Humus'u neredeyse bütünüyle güvenli hâle getirmek üzere olduğu bir döneme denk geldi. Şok bir baskınla stratejik iki ordu gücünü devre dışı bırakmayı hedefleyen IŞİD'in bugüne kadar kullanmadığı kadar güç kullandığı, karadan karaya füzeler ve intihar bombacılarının da katıldığı saldırıların adeta bir cephe savaşına döndüğü bildiriliyor.
Tüm ayrıntılarıyla Rakka'da yaşananlar
IŞİD kaynaklarına göre Rakka'daki 17. Tümene saldırı 23 Temmuz gecesi Suudi Abdülaziz el Suudi (Khatab al-Najdi) isimli bir intihar bombacısının araçlı saldırısıyla başladı. KİA marka bir arazi aracıyla gerçekleştirilen, aynı zamanda roket ve topçu atışı ile desteklenen saldırılar tüm kentten duyulan patlamalara yol açtı. İlk saldırıda birliğin duvarlarında bir yarık açılacağı ve sızma için bekleyen 40 çete üyesinin bu yarıktan garnizona girerek askerleri moral olarak çökerteceği ve saldırıyı yükselteceği hesap ediliyordu. Ancak IŞİD'in saldırı planı nöbetçi askerlerin uyanıklığı sonucu amacına ulaşamadı. Araba Suriye Ordusu askerlerinin fırlattığı bir roket nedeniyle hesaplanandan erken patladı. Bunun üzerine Abdullah Salih el Sadiri isimli ikinci bir Suudi intihar bombacısı, bir başka noktadan kamyonlu bir saldırı düzenlemek istedi. Ancak kullandığı kamyon yine hedefini bulamadan patlatıldı. Böylece IŞİD'in eylem planı en baştan çöktü.
Rakka'daki saldırıya en az 600 IŞİD üyesinin katıldığı tahmin edilirken çete üyelerinin elinde karadan karaya roket sistemleri de dahil olmak üzere ağır silahlar bulunduğu öğrenildi. IŞİD bağlantılı sitelere göre karadan karaya iki füze de kullanıldı.
Görgü tanıkları IŞİD saldırısının başlamasından çok kısa bir süre sonra Suriye Hava Kuvvetlerine bağlı jetlerin IŞİD mevzilerini bombaladığı ve IŞİD'in çok ağır kayıplar verdiğini aktardı. Çete kaynakları kayıpları hakkında açıklama yapmaktan kaçınırken çatışmalar sırasında yakalanmış 6 Suriye askerinin kafası kesilmiş fotoğraflarını yayımladı.
BBC'nin haberine göre ise IŞİD'in Rakka valisini rehin aldığı ve kentte bazı noktaları elinde tuttuğu iddia ediliyor.
Haseke de hedefte
Rakka’daki saldırının başlamasından saatler sonra IŞİD Haseke kırsalındaki 121. Zırhlı Alayı hedef aldı. Çünkü Alay Ordu'nun bölgedeki kritik bir kalesi durumunda. Son aylarda Alay’dan düzenlenen operasyonlarla Suriye Ordusu IŞİD kontrolündeki bölgeleri yer yer geri almaya başlamış, güney Haseke’de önemli ilerlemeler kaydetmişti. 121. Alay çevresindeki çatışmaların birkaç gün sürmüş olabileceği bildirilirken çarpışmaların akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi mevcut değil. Ancak Ordu birliklerinin baskınıyla IŞİD'in, yakınlardaki Şaer Gaz Sahasını terketmek zorunda kaldığı öğrenildi.
