ABD ikinci Snowden vakasıyla çalkalanıyor

09 Ağu 2014

Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi-NSA bünyesinde meydana gelen ikinci bilgi çatlağı ülke yönetiminde büyük bir panik dalgası yaşanmasına sebep oldu.

Amerikan Devlet Başkanlığı Yönetimi için kabus olarak nitelendirilen süreç, internet ortamında yayın yapan ‘‘Intercept (yolunu kesme, önleme)’’ adlı gazetede Amerikan Terörle Mücadele Merkezi’nin belgeleri kaynak gösterilerek hazırlanmış olan makalenin yayımlanmasının ardından başladı. Çünkü makalede adı geçen evraklara ancak gizli dokümanlara ulaşma yetkisine sahip kurum mensupları ulaşabiliyor. Sızdırılan belgeler sayesinde gazeteciler, terör eylemlerine iştirak etmelerinden şüphelenilen kişilerin sırlandığı ve özellikle Başkan Obama yönetiminde aşırı derecede genişleyen kara listenin detayları hakkında bilgi sahibi oldu.

ABD'de 'güvenlik' kaygısı

Gazete tarafından yayımlanan makalede, söz konusu listeye dahil olan 680 bin civarındaki ismin terör eylemleri ile direkt bağlantılarının ya da herhangi bir terör örgütüne üyeliklerinin bulunmadığı da özellikle ifade edildi. Makalenin devamında ise ABD’ye girişi yasaklanan kişilerin sayısının Obama döneminde 10 misli artarak 47 bin kişiye ulaştığı ve küresel çapta faaliyetlerinden şüphelenilen şirketlerin ve bu şirketlere ilişkin olarak Amerikan istihbaratının hangi yöntemlerle bilgi topladığı hususları da detaylı bir şekilde dile getiriliyor.

İkinci Snowden mi?

Bu arada tam da yeri gelmişken hatırlanması gereken bir başka husus daha var… Bilindiği üzere Intercept adlı internet gazetesi, Amerikan istihbaratının eski çalışan Edward Snowden’i Dünya kamuoyuna tanıtan ilk yayın organı olma özelliğine sahip. Snowden’in kamuoyunun bilgisine sunduğu sansasyonel belgeleri ilk kez Intercept yayımlamıştı. Bu bağlamda, gazetenin yeni bilgi sızdırma dalgasındaki rolü de tartışılmaz olmaktadır. Söz konusu yeni belgeler, geçtiğimiz 2013 yılının Ağustos ayına ışık tutuyor. Snowden o dönemde Moskova’da bulunmaktaydı. Şayet yeni sızdırmalar Snowden kaynaklı olsaydı, o takdirde Washington kendisi için büyük bir rahatlama alanı yaratabilecekti. Çünkü her şeyden önce Snowden’e bir şekilde alışmış olan Washington, öyle ya da böyle eski istihbarat çalışanının hangi bilgileri sızdırabileceğini bildiği için önceden hazırlık yapabilirdi. Fakat şu an için çok derinlerde yer alan Snowden’in takipçisinin kendileri için ne gibi sürprizler hazırladığı konusunda ABD yönetimi nezdinde hiç kimsenin en ufak bir fikri bile yok. Bu anlamda, Başkan Obama’nın geçen hafta yaptığı konuşma esnasında durup dururken CIA’in terörle mücadele faaliyetleri kapsamındaki sorgulamalarda işkence metotlarını kullandığını açıklaması da oldukça manidar olmaktadır. Konuyla ilgili olarak yorum yapan uzmanların hemen hepsi, açıklanacak olan gizli belgelerin yaratacağı şok dalgasını ve kamuoyu tepkisini hafifletmek isteyen Başkan Obama’nın söz konusu açıklamayı yaptığı konusunda hemfikir. Fakat öte yandan Obama, belki de bu suretle yeni bir takım sızdırmaların da önünü açmış oldu. Gelinen noktada ABD yönetimi ise 2. Snowden’i umutsuzca bulmaya çalışıyor.

 

ABD'nin kara tarihi açığa çıkıyor

Intercept, kaynağının Amerikan istihbaratı mensubu olduğunu belirttiği için elbette tüm aramalar bu kurum üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu arada, bir takım medya kuruluşları da kısa bir süre önce geçtikleri haberlerde, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’ndan yapılabilecek olası sızdırmaları yazmışlardı. Konuya ilişkin olarak yorum yapan uzmanlar ise Snowden’den bağımsız olarak faaliyet gösteren yani kaynağın çok gizli bir programın prensipleri hakkında önemli bilgileri paylaştığını belirtiyor. Eğer bu gelişmeler silsilesine Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yaşayan sivil halka karşı OTR-21 Tochka tipi balistik füzelerin kullanıldığını kanıtlayan ve isimleri açıklanmayan askerlerin ifadelerinin yer aldığı ani açıklamayı da eklersek, o takdirde gelecek günlerin Washington açısından hiç de memnun edici olmayan gelişmelere gebe olduğunu söylemek elbette yanlış olmayacaktır. Sonuç olarak, söz konusu sızdırmaların Amerikan istihbaratında yaşanan toplu bir isyanın ürünü olduğunu ifade etmek şu an için mümkün değildir. Ancak istihbarat biriminin şu anki Beyaz Saray yönetimine kayıtsız şartsız sadık olduğu konusu ise artık tartışılır hale gelmiştir.

ABD'de de bu gelişmeler yaşanırken geçen günlerde Rusya, eski NSA uzmanı Snowden'e 3 yıl sığınma hakkı daha tanıdı. 3 Temmuz günü sığınma hakkı dolan Snowden, 1 Ağustos itibarıyla yurtdışına çıkma hakkı dahil 3 yıl daha Rusya'da kalabilecek.

Kaynak: http://turkish.ruvr.ru/

paylaş