
Yaklaşık 30 bine yakın kundura emekçisinin çalıştığı, İzmir Bornava Işık Kent Ayakkabıcılar Sitesi'nde dün (14 Ağustos), yaklaşık 200 ayakkabı emekçisi bir araya gelerek işsizlik ve iş güvenliğinden yoksun, sigortasız çalıştırılmak zorunda bırakılmalarına karşı eylem düzenledi. Ancak eylem kısa süre içerisinde yabancı düşmanı bir tepkiye kaydı.
Demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların da desteklediği eylem sırasında, örgütsüz ve sendikasız olan bazı işçiler; işsiz kalmalarının ve neredeyse karın tokluğuna çalıştırılmalarının sorumlusunun Suriyeli göçmenler olduğunu savunarak "Suriyeli ve yabancı işçi istemiyoruz" diye sloganlar atmyay başladılar.
KESK ve DİSK Genel İş Sendikası temsilcilerinin ısrarla; sorunlarının Suriyeli emekçi arkadaşlarından kaynaklanmadığını, bunun iktidarın emekçiye reva gördüğü politikalarından kaynaklandığını, bu nedenle mücadele etmeleri gerekenin Suriyeli geöçmenler değil, bu şartları fırsat gören patronlar olduğunu ısrarla dile getirdiler.
'Suriyelilere ölüm' sloganları
Eylem sırasında sendikanın çağrısını haklı bulan işçilerle diğerleri arasında da tartışmalar çıktı. Zaman zaman gerginliğin arttığı açıklama sırasında "Suriyelilere ölüm", "Suriyeli işçi istemiyoruz" sloganı atan ve muhtemelen kitlenin içine sızan bazı provakatörler de dikkat çekti.
Sendika temsilcilerinin ve sınıf bilinçli işçilerin müdahalesiyle yabancı düşmanı sloganların atılması engellenirken eylem Ayakkabıcılar Odası Başkanlığı'na yürüyüşle devam etti. Oda binasının önünde işçiler başkanı dışarı çağırarak açıklama yapmasını istediler. İşçilerin ısrarlı çağrıları sonucunda Başkan Yalçın Ata, işçilerin bulunduğu yere gelerek yaşanan sıkıntıları bildikleri, ne gerekiyorsa yapacakları sözünü verdi. Başkanın tüm vaatlere rağmen işçilerin öfkesini yatıştırmakta zorlandığı gözlemlendi.
Yürüyüş ve basın açıklaması sırasında kitle içerisinde çok sayıda sivil polisin olduğu gözlerden kaçmadı. Gaziantep'ten sonra, İzmir Işık Kent'teki Ayakkabıcılar Sitesi'ne sıçrayan bu tehlikeli yabancı düşmanlığı ülkedeki çalışma şartlarının ve emekçilerin son yıllarda geldikleri noktayı göstermesi açısından oldukça düşündürücü bir tabloya işaret ediyor.
