
Açıklamada Dünya Barış Günü’nde ülke ve bölgede savaşın kol gezdiği, kadınların tecavüze uğradığı, çocukların katledildiği, binlerce sivil insanın ölüm ve sürgünlere maruz kaldığı ağır günlerden geçildiğine işaret edildi.
Barış çağrısının Türkiye’de bir ipliğe bağlı olduğu, AKP hükümetinin seçim hesaplarının ucunda sallandığı belirtilen açıklama da “Ancak kalıcı barış, savaşın konusu olan sorunların çözüme kavuşturulması ile sağlanır” vurgusu yapıldı.
Kan gölü haline gelen Ortadoğu’nun savaşın olduğu kadar dünya barışının da merkezi olduğu ifade edilen açıklamada IŞİD’in saldırıları, katliamları ve vahşeti sıralanarak El-Kaide türevi bu çetenin pek çok benzeriyle birlikte Suriye'yi istila etmek amacıyla emperyalist devletlerin, bölgedeki diktatörlüklerin ve AKP hükümetinin ortak planları sonucu kurulduğunu, askeri ve lojistik olarak açıkça desteklendiği, vurgulandı.
İsrail Devletinin Saldırıları İle IŞİD’ın Saldırıları Arasında Hiçbir Fark Yoktur
Ortadoğu halklarının bir diğer katilinin İsrail devleti olduğuna dikkat çekilen açıklamada İsrail’in Gazze’deki katliamlarını hız kesmeden sürdürdüğü belirtildi. Saldırılarda çok sayıda çocuk olmak üzere, binlerce Filistinli'nin hayatını kaybettiği, on binlercesinin yaralandığı ve evsiz kaldığına dikkat çekilen açıklama da, “Dünya ise bu vahşet görüntülerini rahat koltuklarına gömülüp tv ekranlarından izlemekle yetiniyor. İsrail devletinin saldırıları ile IŞİD’ın saldırıları arasında hiç bir fark yoktur. Her İkisi de kendisinden olmayana yaşam hakkı tanımıyor” denildi.
Açıklama da, emperyalist güçlerin, ekonomilerini dayandırdıkları silah sektörünün bir pazarı olarak gördükleri Ortadoğu’da tüm bu kaygı verici gelişmelere karşın Ortadoğu halklarının direndiği belirtildi.
Emperyalist devletlerin ve bölge kapitalist güçlerinin kendi çıkarları uğruna Ortadoğu’yu savaş alanına çevirmesine, çetelerin vahşi saldırganlığını durdurabilmek için Ortadoğu halklarının “bu direnişini büyütmek ve halklar arasında eşit, özgür ve demokratik bir birlikteliği örmekle mümkün.” vurgusu yapıldı.
Açıklama, “tüm demokrasi güçlerini, tüm halklarımızı, Ezidilere, bölgede yaşayan tüm halklara, inançlara yönelik IŞİD saldırılarına ve Gazze’yi yerle bir eden İsrail saldırganlığına karşı Gezi Direnişi’nin bizlere öğrettiği gibi birlikte direnmeye, eylemeye ve dayanışma seferberliği” çağrısıyla sona erdi.
