ANALİZ: IŞİD nasıl geriliyor?

06 Eyl 2014

IŞİD lideri Bağdadi'nin hava saldırısında öldüğüne ilişkin haberlerin dolaştığı şu son günlerde özellikle Irak Ordusu'nun da IŞİD'e karşı güçlü bir harekat başlattığı gözleniyor. Batı basınında IŞİD'in durdurulmasının Amerikan Ordusu'nun kurtarıcı rolü sayesinde olduğuna ilişkin haberler çıksa da gerçek bu kadar basit değil.

Kurtarıcı ABD söylemi bir masal

Uydu destekli hava operasyonları yapan ABD, gerilla taktikleri uygulayan IŞİD'in ağır silahlarını kullanmasını zorlaştırıyor. Ancak bu saldırıların IŞİD kuşatması altındaki köyleri ve şehirleri kurtarmak adına bir işlevi olmadığını Amerikalı askeri otoriteler de kabul ediyor. Öte yandan son dönemde Irak'ta ordunun yeni bir konsept geliştirdiği ve IŞİD'e karşı daha etkili hamleler yaptığı gözleniyor.

Ordu yeniden organize oluyor

IŞİD'in Musul'u işgal ederken ordu içindeki mezhepsel ve siyasal bölünmelerden yararlandığı biliniyordu. Yine aynı günlerde daha ileri ve demokratik çizgideki Baas yanlısı çeşitli gruplar da Musul ve çevresinde merkezi otoriteye karşı bir isyan girişiminde bulunmuştu. Ancak hem Baasçı güçlerin IŞİD gericiliğine karşı tavır alması hem de Batı'da Kürt güçlerinin sahaya çıkması alandaki güç dengesini net bir şekilde değiştirmeye başladı. Diğer yandan da Irak Ordusu'nun ciddi stratejik değişikliklere gittiği görülüyor.

Stratejik yenilik: gönüllü asker birlikleri

Yeni Irak yönetimi orduda Sunni ve Şii dengesini yeniden gözeterek üst düzey bazı subaylara el çektirdi. Yeni bir komuta kademesi belirlenirken, orduda gönüllülük kavramı ön plana çıkartılmaya başlandı. Bağımsız kaynaklardan gelen bilgilere göre son baskınları generalllerin askerler arasında gönüllülük esasına dayalı olarak seçtiği özel birlikler düzenliyor. Sayıca daha az olan bu özel güçler çatışmalarda çok daha etkili oluyor. Bunun son örneği 1 Eylül günü yapılan Diyale operasyonu. Stratejik önemi olduğu bilinen ve 3 ayı aşkın bir süredir IŞİD ve bağlantılı grupların elinde olan Diyale, General Abdulemir El Zeydi komutasındaki gönüllü askerler birliğince kontrol altına alındı.

Krtik halka Musul

Esasen Musul örgütü olarak bilinen IŞİD'in merkez yönetiminde 13 ile 15 kişinin olduğu tahmin ediliyor. Yine büyük ihtimalle bu kişilerin tamamı Musul doğumlu. Kısaca Musul IŞİD'in her şeyi. İşgal öncesi de IŞİD'in kentte gayri resmi bir egemenliği olduğu bilinen bir gerçek. Aynı zamanda kentteki Nakşi kökenli silahlı aşiretler de IŞİD'in önemli insan gücünü teşkil ediyor. Ancak bu desteğe rağmen IŞİD'in Musul'da hem doğudan hem de batıdan kıskaca alındığı görülüyor.

Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin Musul Temsilcisi Gıyas Surçi de Eylül ayının ilk haftasını değerlendirdiği demeçte “Elimize ulaşan güvenlik raporlarına göre IŞİD militanları birkaç gündür bazı şahısların ve yetkililerin evlerini ve devlet binalarını bombalarla yıkıyor. Bu da son dönemlerde yapılan operasyonlardan dolayı bu grubun ağır bir yenilgi aldığını gösteriyor. İşgal ettikleri yerlerdeki güçleri kırıldı, şu an bölgeden çekiliyorlar, bu yüzden de çekildikleri yerlerdeki binaları yıkıyorlar” diyerek IŞİD'in son durumunu özetliyor.

Baas da IŞİD'e karşı pozisyon alıyor

Baas güçlerinin de Musul ve çevresinde yer yer IŞİD'le silahlı çatışmalara girdiği bilgisi geliyor. Son günlerde bu gerçeği sulandırmak için batı basınında Saddam Hüsey'in sürgündeki kızının servetini IŞİD'e bağışladığı yönünde haberler yapılıyor. Oysa IŞİD daha Musul'u ele geçirir geçirmez Saddam döneminde görev yapmış en az 100 Baas yöneticisini tutuklamıştı. Bu kişilerin akıbeti ise halen belirsizliğini koruyor.

Bütün bu gelişmeler Irak, Suriye, İran ve Lübnan Hizbullahı ile birlikte, neredeye tüm yerel muhalif unsurların da IŞİD'e karşı ortak operasyonel bir tutum içine girdiğini gösteriyor. Ancak ne yazı ki tabloda IŞİD'e arka çıkan tek güç olarak Türkiye durmaya devam ediyor. Bu durum da emperyalizmin bölgesel çıkarlarına doğrudan veya dolaylı olarak hizmet eden IŞİD canavarının kolu kanadı kılılsa da bölgedeki ömrünün çok da kısa olmayabileceğini gösteriyor. 

paylaş