
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, yeni siyasi sürecin ve HDP kongre çalışmalarının değerlendirileceği Şişli Kent Kültür Merkezi'ndeki toplantı öncesi basın mensuplarının karşısına çıktı
HDP Eş Genel Başkanları aynı anda sahneye çıktı. İlk olarak Figen Yüksekdağ konuştu. Türkiye 'nin işlenen kadın cinayetleriyle yaşamaya zorlandığını söyleyen Yüksekdağ, "Bir işçi mezarlığına dönüşen toprakların üzerinde siyasi iktidar tekel kurmaya çalışıyor. dedi. Ardından konuşma sırası Demirtaş'a geldi.
Kürt'ün yaşadığı sorunun Türk'ün yaşadığı sorundan daha önemli olduğunu hiçbir zaman söylemediklerini belirten Demirtaş, "Alevi'nin yaşadığı sorun, Sünni'nin yaşadığı sorundan daha önemlidir demeyeceğiz. Aralarında hiyerarşik bağ kurmak yerine, aralarında diyalektik bağ kuracağız" dedi.
HDP'yi iktidara taşımanın boyunlarının borcu olduğunu söyleyen Demirtaş, sözü Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na getirerek, "Emin olun şu anda bin odalı saraylarının bininde de telaş var. Emin olun, 'Keşke daha az oda yapsaydım' diye düşünüyor şu anda. Az oda, az panik demekti. Her bir oda, ona panik odası olacak." ifadesini kullandı.
Demirtaş'tan CHP'ye çağrı
Daha önce de çok defa CHP'nin çözüm sürecinin içinde olması gerektiğini belirten Demirtaş bu yaklaşımını tekrar ettirerek "Çözüm sürecine dahil olmaları, izleme grubuna ya da genişletilecek siyasi heyete dahil olmaları, sürecin geleceği açısından katkı verici olur. CHP'nin bütün süreci izlemesi, Parlamentonun sürece dahili anlamında önemli olur" dedi.
Konuşmasında yeni müzakare heyetine de değinen Demirtaş; Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken'e ek olarak Hatip Dicle'nin de İmralı'ya gideceğini belirtti. "Ama biz özellikle Demokratik Kadın Hareketi adına Ceylan Bağrıyanık'ın da heyette olması için ısrarcıyız. Bu konuda henüz olumlu ya da olumsuz bir dönüş olmadı. 5 kişilik bir heyetin bu hafta sonu gidebileceğini düşünüyoruz. Bu görüşmeden sonra biz ancak durum nedir, Sayın Öcalan'la yapılan görüşmeler hangi noktadadır, bunu o zaman öğreneceğiz" diye konuştu.
Demirtaş: Cumhurbaşkanı dışındaki hiç kimse söz sahibi olamaz
"Demirtaş Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konumu ile ilgili de çarpıcı bir yorumda bulundu. Gazetecilerin çözüm sürecinde muhatabınız Erdoğan mı, Davutoğlu mu şeklinde bir soru sorması üzerine "bu süreçte ve bundan sonraki süreçte Cumhurbaşkanı dışındaki hiçbir yöneticinin Türkiye'de söz sahibi olamayacağını bildiklerini" belirtti. Demirtaş konuşmasında Cumhurbaşkanının abartılı yetkilere sahip olmasından da rahatsızlık duyduklarını ve bu yetkilerin kısıtlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
HDP tek başına seçime girme hazırlığında
Yaklaşan seçimleri de değerlendiren Demirtaş seçime parti olarak girme hazırlıkları içinde olduklarını vurgularken şu bilgileri verdi: "81 ilde HDP örgütleniyor. İlk defa bizim siyasi geleneğimizde 81 ilde ve birçok ilçesinde örgütümüz kurulmuş olarak bir başarı ortaya çıkardı. Şimdi bunu parti olarak çok daha büyük başarıya dönüştüreceğimizi düşünüyoruz. Araştırmalarımız da bütün bu hedeflerimizi ortaya koyabileceğimiz veriler ortaya koyuyor. Biraz daha çalışırsak, kimsenin hayal edemeyeceği ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Cumhurbaşkanı seçiminde tek aday vardı. Şimdi 550 adayla, 550 Demirtaş'la seçime gireceğiz. Bunun etkisi büyük olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi önemli" dedi.
