Osmanlıca’yı bırak Osmanlı Arşivi’ne bir bak!

11 Ara 2014

Erdoğan ve yandaşları 'tarihimiz unutturuluyor' savunusuyla Osmanlıca tartışmalarını sürdürürken, gözlerini Osmanlı Arşivi’ne çevirenler tarihi kimin önemsemediğinin ispatını karşılarında buluyor.

Eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin taleplerini yansıtmayan 19. Milli Eğitim Şurası’ndan çıkan “Osmanlıca’nın ortaöğretim kurumlarında zorunlu olarak öğretilmesi” önerisi, Şura’nın ardından en çok tartışılan konulardan biri oldu. Her fırsatta cumhurun değil siyasal iktidarın başı olduğunu ortaya koyan Erdoğan’ın 'isteseler de istemeseler de Osmanlıca öğretilecek, öğrenilecek' çıkışı, çeşitli çevrelerin 'Osmanlıca’ya karşı çıkanlar tarihimizi unutturmaya çalışıyor', 'Osmanlıca eğitimi atalarımızla bağımızı güçlendirecek' iddiaları tartışmayı daha da büyüttü. Tartışmalar sürerken 'Türkiye’de Osmanlı tarihine ilişkin ne tür çalışmalar yapılıyor' sorusunu soranlar ise bambaşka bir yanıtla karşılaştı.

Osmanlı Arşivi Binası’na da otel olmak yakışır!
2013 yılına kadar Sultanahmet’te bulunan Başbakanlık Osmanlı Arşivi Binası’nda geçtiğimiz yıl yenileme çalışması başlatılmış ve Arşiv 2013 haziranında Kağıthane’ye taşınmıştı. Binanın etrafına büyük duvarlar örülmesiyle başlayan çalışma bahçede bulunan limon, defne, asma ağaçlarının kesilmesiyle devam etti. Yenile çalışması sırasında bahçedeki asırlık çınarlar ise kurumaya terk edildi. Osmanlı Arşiv Binası’nın yenileneceği iddiasıyla başlayan çalışmanın sonu ise binanın İpekyolu Kuyumculuk Kıymetli Taşlar Turizm Otelcilik San.Tic.Ltd.Şti tarafından kiralanarak, otele dönüştürülmesiyle sona erdi. Tabi ki de tüm tarihi binalara otel olmak yakışırdı. Tarihi yarımada’da Haydarpaşa’da yapılan pek çok tarih katliamı başka bir haberin konusu.

Arşivler çürüsün, tarihi biz yazarız!
Osmanlı Arşiv Binası’nın ranta teslim edilmesinden sonra gözlerini Arşiv’in Kağıthane’deki yeni yerine bakanlar ise daha büyük bir şaşkınlık yaşadı. Yeni binasına taşınmadan önce İnşaat Mühendisleri Odası da dahil pek çok uzman kurum Kağıthane bölgesinin dere yatağında olmasından dolayı Arşiv için uygun olmadığını dile getirmişti. Yaklaşık 100 milyon belge ve 370 bin defterin bulunduğu Arşiv Binası’nı su bastığı,  binada oluşan çatlaklar nedeniyle arşive su sızdığı ve arşivden kokular gelmeye başladığı iddialarının basına yansıması ile uzmanların uyarılarında haklı olduğu ortaya çıktı.

“Tarihimizi öğrenmek gerek” diyerek Osmanlıca eğitimini savunan iktidar, Osmanlı tarihinin temel belgelerini çürümeye bırakması şaşırtıcı mı? Yakın dönem Türkiye’sinden Amerika’nın keşfine kadar tarihi kanıtsız, kendi işine gelecek şekilde yeniden yazmaya kalkan bir Cumhurbaşkanı’nın yönetimindeki Türkiye’de hiç de değil.

paylaş