Tarsus'ta 17/25 Aralık hırsızlığı protesto edildi

22 Ara 2014

Tarsus'ta ilerici, devrimci güçler, 19 Aralık Cumartesi günü, saat 12.00'de Özgürlük (Yarenlik) alanında bir araya gelerek 17/25 Aralık 2013'de gün yüzüne çıkan büyük hırsızlığı protesto için yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdiler. Yürüyüş boyunca AKP'nin yolsuzlukları, talanı, halk düşmanı uygulamaları anlatıldı. Halktan büyük ilgi ve sempati gören yürüyüşün sonunda yapılan basın açıklaması şu şekilde oldu:
 

"BASINA VE KAMUOYUNA

Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun başlangıç tarihidir 17 Aralık 2013.

Gericilik, vurgunculuk ve savaş rejimi olan olan AKP iktidarının vurguncu yüzü, geçen yıl bu günlerde üstü örtülemeyecek şekilde ortaya döküldü.


İçişleri bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'in, Halk bankası genel müdürü Süleyman Aslan'ın evlerinde yapılan aramada para sayma makineleri, kasalar, ayakkabı kutularında milyon dolarlar bulundu. Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış hükümetten ayrılmak zorunda kaldılar.

Aynı gün dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi sesinden, oğluyla yaptığı telefon konuşmasını 'oğlum operasyon yapıldı, evler aranıyor, acele evdeki paraları sıfırlayın, ortadan kaldırın' talimatını duydu bütün ülke. İfadeye çağrılan Bilal Erdoğan babasının koruması altında saklandı, ifadeye gitmedi.

Bir hafta sonra, 25 Aralık'ta ikinci operasyon için savcılık talimatı olduğu hâlde, emniyet kuvvetleri talimatı yerine getirmeyip var olan mevcut yasaları da çiğnediler.

Hükümet, 'bana darbe tezgâhlıyorlar' diyerek soruşturmayı yapan savcıların, polislerin, bürokratların yerlerini değiştirdi, pasif görevlere sürdü.

Bu günlerde, daha önce halka karşı zulümde, düşmanlıkta ortak oldukları Fethullah Gülen cemaatine operasyon yapan AKP iktidarı, ne yapsa hırsızlıklarını unutturamıyor, halkı razı edemiyor. Roboski'de 34 köylünün katledilmesini unutturamıyor. Suriye'de emperyalistlerle ortak olarak döktüğü kanları unutturamıyor. Kobani'de IŞİD çetelerine verdiği destekle kanlı ellerini unutturamıyor. Gezi'de halka karşı işlediği cinayetleri Mehmet Ayvalıtaş'ı, Abdullah Can Cömert'i, Ethem Sarısülük'ü, Medeni Yıldırım'ı, Ali İsmail Korkmaz'ı, Ahmet Atakan'ı, Berkin Elvan'ı, Mehmet İstif'i unutturamıyor. Soma'da 301 madencinin katledilmesini unutturamıyor. Torunlar'da 10 işçinin katledilmesini unutturamıyor. Ermenek'te 18 madencinin sellere kurban edilmesini unutturamıyor. Bin odalı kaçak sarayında oturan iktidar, saray muhafızları hâline çevirdiği, halkın emrinde olması gereken güçlerle halka baskı uyguluyor. Elinde zor kullanmaktan başka çaresi kalmadı.

Ayrıca, Maraş katliamının yaşandığı Aralık 1978 yılının yıldönümündeyiz. O günün egemenleri, Maraş'ta alevi halkına yönelik vahşi bir kırım uygulamışlardı. Unutmuyoruz, halkımız hesabını soracak diyoruz.

19 Aralık 2001 yılında ceza evlerine yapılan operasyonla onlarca devrimci tutsak katledildi. Unutmuyoruz, halkımız hesabını soracak. Razı olmayacağız, bu zulüm düzenini birleşerek, elbirliğiyle def edeceğiz.''

BES, Eğitim-Sen, EMEP, GENÇ UMUT, İHD, KP, HALKEVLERİ, Öğrenci Kollektifleri, PSAKD, Partizan, TKP 1920, Musalla Halk Meclisi, HDP"

paylaş