
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin (İstanbul Sözleşmesi) uygulanmasını izlemek üzere, Avrupa Konseyi bünyesinde görev yapacak GREVIO uzmanlar grubuna Türkiye’den kimin katılacağına karar vermek üzere oluşturulacak kurul için 22 Aralık günü Ankara’da bir toplantı gerçekleştirildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İstanbul Sözleşmesi’nin izlenmesi için kurulacak GREVIO isimli uzman grubu için Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yöneticisi olduğu KADEM, başörtüsü mücadelesi yürüten AKDER ve Sare Davutoğlu’nun kurucusu olduğu ve sağlık alanında dini teamüllerin önemine vurgu yapan KASAD-D'ı seçti.
Bağımsız kadın ve LGBTİ örgütlerinin itiraz ve önerileri Bakanlık tarafından göz ardı edildi. Seçimler, bunun üzerine bu örgütlerin toplantıyı terk etmeleri sonrasında yapıldı. Bağımsız kadın ve LGBTİ örgütleri “Bu seçim hükümsüzdür” açıklaması yaptı.
Seçim antidemokratik
77 kadın ve LGBTİ örgütünün oluşturduğu İstanbul Sözleşmesi Türkiye İzleme Platformunun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına onlarca başvuru yapmasına rağmen bakanlık sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin hiçbir bilgi vermedi, yalnızca İnternet sitesinden aday belirleme sürecinin başladığına dair bir duyuru yaptı. Antidemokratik bir yöntem uygulandı.
Bu süreçte kadın örgütlerinin katılımı bir sürü bürokratik işlemle engellenmeye çalışıldı. Bürokratik dayatmalara karşı çıkan platform üyeleri konunun asıl muhatabının kendileri olduğunu söyleyerek toplantıya katıldı. Bakanlıkça dayatılan yöntemin sözleşmedeki yükümlülükleri ihlal ettiğini ve antidemokratik olduğunu, toplantıda seçim yapılmaması gerektiğini, yapılsa da meşru olmadığını dile getirdi. Eleştiriler dikkate alınmadı. Israrlı şekilde seçim dayatması yapıldı, oy kullanmak için kaşe, tüzel kişilik gerektiren belgeler istendi, sivil toplum olarak sadece derneklerin ve vakıfların kabul edileceği Bakanlık yetkililerince dile getirildi. Bunun üzerine tüm platform üyeleri toplantıyı terk etti. Kalan yaklaşık 25 kişilik grupla gerçekleştirilen sahte seçim ile Hükümet eliyle kurdurulan 3 kadın örgütü seçildi.
Her şey Sözleşme'nin uygulanmaması için
Türkiye’nin daha şimdiden Sözleşme’yi ihlal ettiğini söyleyen İstanbul Sözleşmesi Türkiye İzleme Platformu yaptığı açıklamada “Bakanlığın ortak hareket ettiği bu ‘STK’ler; Sözleşme’nin, kadına yönelik şiddet ile ilgili olarak alınacak önlemlerle ‘aile yapısına’; LGBTİ bireyler için getirilen ayrımcılık yasağının ‘Toplum yapısına zarar vermesini’ önlemek üzere ‘seferberlik’ ilan etmiş gruplardır. Bakanlık bünyesinde oluşturulan bu yeni ‘kurul’ ise, İstanbul Sözleşmesi sürecinden, kadın ve LGBTİ örgütleri dışlayarak, bizzat sözleşmenin içeriğini çarpıtma ve uygulanmasını engellemek üzere oluşturulmuş bir kuruldur. Bu süreç meşru değildir. Hükümete yakınlığı ile bilinen bazı STK’lerden oluşan Türkiye Aile Platformunun (TÜRAP), daha görüş alma süreci bitmemişken, sosyal medyada paylaştığı çağrı metinleri, sürecin kimlerle organize edildiğinin ve sivil toplumdan görüş alma sürecinin göstermelik olduğunun kanıtıdır. TÜRAP’ın kadına yönelik şiddet konusuyla ilgili bilgi ve deneyim sahibi olmayan, konuyla alakasız İstanbul Fatihleri İzciler Kulübü Derneği ve HAPKİDO Federasyonu gibi çok sayıda üyesi olan bir platform olduğu göz önüne alındığında, görüş isteme sürecinin sözleşmenin amaç ve içeriğine aykırı ve şeffaf olmayan bir şekilde işletildiği ortadadır” dedi.
