
Sıfırlanan paraların, ayakkabı kutularında saklanan milyon dolarların ve kaçak sarayların Türkiye'sinde emekçiye verilen değer bir kez daha kendini gösterdi. "Büyüyen ekonomi"den emekçilere çıka çıka 58 tl çıktı.
Konuyla ilgili 2014'ün son gününde DİSK'ten yazılı bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada "Aylık 58 TL, günlük 1,93 TL’lik asgari ücret zammı Türkiye işçi sınıfının ve toplumun geniş kesimlerinin gözünde gayrimeşrudur. DİSK-AR’ın verilerine göre bu zamla günlük 63 gram dana eti, 101 gram peynir, 31 gram bebek maması, 289 gram pirinç alınabilmektedir. Milyonlarca asgari ücretlinin insan olmaktan kaynaklı temel ihtiyaçlarını gidermekten çok uzakta olan bu asgari ücret, en hafif ifadeyle, işçi sınıfı ile alay etmek anlamına gelmektedir." denildi.
Hani bizim milli gelirimiz?
Ayrıca açıklamada devletin resmi rakamları baz alındığında dahi yoksulluğa mahkum eden bir ücrete "asgari ücret" denilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek "2015 seçim yılıdır ve bu zammı gururla açıklayan iktidarın vekilleri Haziran ayına kadar hepimize başarı öyküleri anlatacak, ekonominin büyüdüğünden ve milli gelir artışından dem vuracaktır. İktidar, seçim sürecinde milli gelirden, ekonomik büyümeden her bahsettiğinde bu sefalet ücretini hatırlatmak boynumuzun borcudur." dendi ve şu soru soruldu "Dört kişilik hane başına milli gelirden düşen pay aylık en az 7 bin 600 lira oldu diye atılacak nutuklar karşısında asgari ücretlinin ve işçi sınıfının sorusu bellidir: Hani bizim milli gelirimiz?".
İşçi ölümlerini de değinilen açıklamada iktidarın ve tercih ettiği “ekonomik büyüme” modelinin fıtratında, işçi sınıfı için yoksulluk ve ölüm olduğu söylendi. DİSK adına yapılan açıklama şu sözlerle bitirildi: "2014 yılı sona ererken 'itibar' adına sarayları büyütenlere ve o sarayların sofralarında yer tutanlara inat DİSK itibarını #Direnİşçi çadırlarında büyütmeye, işyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda verdiği mücadeleyle “Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün” demeye devam edecektir."
