Sen dünümüz, bugünümüz, yarınımızsın.

14 Eyl 2015

"TKP'm benim, seni düşünüyorum. Sen dünümüz, bugünümüz, yarınımızsın. En büyük
ustalığımız, en ince hünerimizsin. Sen aklımız, yüreğimiz ve yumruğumuzsun.
Hoş geldiniz dostlar."

Sunucular Yaşar ve Tarık coşkulu sesleriyle Nâzım Hikmet'in sözleriyle başlattılar etkinliği.

Bütün zor koşullara rağmen ülkeyi ve dünyayı değiştirebileceğine inanan kocaman yürekler, 
kendilerine, bu onurlu ve zor görevi bırakan tüm devrim şehitleri için ve kanlı bir savaş
ortamına çevrilen ülkemizde yitirdiğimiz o güzel çocuklarımız için Enternasyonal Marşı
eşliğinde saygı duruşunda bulundular.

Geleceğe dair büyük umutlarını vurgulayan yoldaşlar kürsüden TKP 1920'nin 95 yaşını kutladılar.

Kürsüye ilk olarak Parti'nin İstanbul İl Başkanı Yusuf Türkoğlu çıktı;
"TKP 1920 barışı, kardeşliği, baskısız, sömürüsüz bir dünyayı savunuyor. 
Suriye'de emperyalizme karşı mücadele eden Suriye halkının mücadelesini savunmalıyız, Cizre'deki şiddeti ve baskıyı kınamalıyız."

Doğa Önder İlerici Gençler adına;
"Gençliğin eğitim, sağlık, barınma, işsizlik gibi birçok sorunu var.
Bütün bu sorunların çözümü mücadelede ve 'Yolumuz işçi sınıfının yoludur' diyerek örgütlenmede"

İKD'den Pınar Altuntaş;
"Bu sistemde kadın eziliyor, ikinci planda kalıyor, erkek egemen toplum tarafından yok sayılıyor.
Geçmişteki İKD deneyimi, kadın sorunlarının çözümü açısından büyük bir zemin yaratabilmişti, 
bugün de bu mümkün, bunu hep beraber yapabiliriz."

İşçiler adına Metal işçisi Halit Yıldırım;
"Kapitalizm işçilerin duygularını istismar ediyor, din ve milliyetçilik gibi ayrımlar kullanarak işçileri işyerlerinde bölüyor.
İşçilerin en büyük sorunları işsizlik, düşük ücretler, işçi sağlığı ve iş güvenliği, iş kazaları.
Ülkede bir taraftan birileri bolluk içinde israfla yaşarken diğer tarafta çöpten ekmek toplayanlar var.
Ülkenin en zengin bir avuç insanı ülke milli gelirinin büyük bir bölümünü elinde tutuyor, en yoksul milyonlarca insan açlık,
sefalet ve yoksulluk içinde yaşıyor. Asıl mesele burada düğümleniyor.
TKP 1920, işçi sınıfının öncü partisi, işçi sınıfını örgütleyerek bu köhne düzeni yıkarak özgür ve kardeşçe yaşanacak bir dünya kurmalı. 
Asıl mücadelemiz budur."

EBT adına Demet Demir;
"Toplumda farklı düşünmek ve yaşamak isteyen herkes baskı altında , eşcinsel, biseksüel ve trans (EBT) bireyler de bundan nasibini alıyor.
Yaşam alanlarından tutun da çalışmaya ve üretmeye kadar toplumun her alanında zorlanan EBT bireylerin özellikle işsizlik ve sadece belirli alanlarda çalışmaya zorlanması kabul edilemez.
Bu sorunların çözümü için mücadele etmeliyiz."

Kamu çalışanı Süleyman İleri;
"Kamu emekçilerinin çalışma koşulları gittikçe daha çekilmez bir hâl alıyor.
Kamu alanı felç edildi. 
Kurumsal çalışmanın her geçen gün, özellikle de AKP iktidarı döneminde altı oyuluyor. 
Kamuda hizmet alanında çalışanlar da canından bezdiriliyor.
Hizmetler git gide niteliksizleşiyor, yetersizleşiyor ve bunun çaresizliği de kamu çalışanına yansıyor. 
Bir başka kamu hizmeti mümkün ve gerekli."

Süleyman'ın kürsüden okuduğu "Metafizik Zelzele" şiirini ilerici gençlik sitesi dergi arşivinden 20. sayıda bulabilirsiniz.

Son olarak Parti sözcüsü Murat Nergiz konuştu.
"Ülkemiz ne yazık ki neredeyse Birinci Dünya Savaşından da kötü bir vaziyette...
Dünün işgal orduları; 
bugünün borsaları,çok uluslu şirketleri,
dolar ve avroları ile evimizin dibindeki askerî üsleriyle memleketi zapt etmiş,
işgal etmiş vaziyette.
...
İşte biz Türkiye devriminin yolunu arayan, büyük insanlığa inananlar olarak 2015 yılında bu koşullar altında mücadele ediyoruz. 
İşimizin kolay olmadığı ortada ama kimse "imkânsız" demesin. Kartacalı komutanın kuşatmanın en ağır olduğu anda söylediği söz gibi
"Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız"

Bir yol var, muhakkak biliyoruz.
...

Mayıs Haziran 2013'te yüzünü gördüğümüz büyük halk direnişinin yaratıcılığını, kapsayıcı gücünü hep hatırımızda tutmalıyız.
Hatırlayın bir; çoğu hayatlarında ilk defa sokağa çıkan, 
bir eyleme dahil olan 10 milyondan fazla kadın, çocuk, genç, alevi, sunni, Türk, Kürt yurttaş, 
dahası bütün bir halk.

Direniş sadece bir eylem biçimi değil, aynı zamanda bir öğrenme biçimidir. Bir okuldur. 
Bu okulun dersleri 95 yılda öğrendiğimiz derslerle Marksla Leninle birleştirerek sosyalist bir Türkiye'yi,
dahası sosyalist bir dünyayı, güneşli bir dünyayı
el birliğiyle kurabiliriz.
Bu mümkündür.
Bu zorunludur.

Sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için
Etkinliğin ikinci kısmında Tiraje Müzik Topluluğu sahnedeydi.
Yedi kişi, pırıl pırıl bakışlarıyla ezgilerini söylerken salona,
mücadelesi verilen o, "sınıfsız, sömürüsüz dünyanın" uzak bir hayal olmadığını hissettiriyordu.

Etkinlik TKP marşının okunmasıyla sonlandı.

BUGÜN ESİR YARIN HERŞEY 

paylaş