
TKP 1920 yayınladığı bir açıklamayla Sultanahmet Katliamı'nı lanetledi. AKP'nin IŞİD'le karanlık ilişkileri olduğu dile getirilen açıklamada, IŞİD'in emperyalizmin ve gericiliğin kör aleti olduğu vurgulandı.
Türkiye Komünist Partisi 1920 resmi internet sitesinden bir açıklama yayınlayarak IŞİD'in 12 Ocak 2016 Salı günü Sultanahmet'te gerçekleştirdiği katliamı lanetledi. IŞİD'in emperyalist savaş blokunun sömürgeciliğe boyun eğmeyen halklara karşı kullandığı bir koçbaşı ve bahane olduğu belirtilirken AKP'nin de ABD, İngiltere, Fransa, İsrail, Arabistan ve Katar gibi ülkelerle birlikte bu suça ortak olduğu, IŞİD'le karanlık ilişkiler kurduğu deşifre edildi.
AKP'nin yürüttüğü gerici, vurguncu ve savaşçı politikasıyla ülkeyi mezhepsel ve etnik bölünmenin eşiğine getirdiği, Türkiye'yi Mondros mütarekesi koşullarına geri döndürererek, yeni bir Sevr'e doğru hızla sürüklendiği dile getirildi. Açıklama AKP'yi alaşağı etme ve işçileri, şehir ve köy emekçilerini, bütün yurttaşları temsil eden birleşik demokratik bir halk hükümeti kurmak için mücadele sözüyle noktalandı.
Açıklamanın tam metnini Yenidünya okurlarıyla paylaşıyoruz:
“Dün (12 Ocak 2016 Salı) bir intihar bombacısı saat 10.20'de İstanbul'un tarihî semti Sultanahmet'te bir Alman turist grubu içine dalıp kendini patlatarak 10 kişiyi öldürdü, 15 kişiyi yaraladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, intihar saldırganının Nabil Fadli adlı Suriyeli bir IŞİD üyesi olduğunu açıkladı.
Emperyalizmin ve gericiliğin kör aleti
Sultanahmet katliamı, Suruç, Beyrut, Ankara, Paris katliamlarını da kapsayan kanlı zincirin yeni bir halkasıdır. Tipik bir kontrgerilla eylemi olan bu terör saldırısını yapan IŞİD adlı siyasal dinci cinayet şebekesi, ABD önderliğindeki emperyalist savaş blokunun sömürgeciliğe boyun eğmeyen halklara karşı hem koçbaşı, hem bahane olarak kullandığı kör bir alettir. ABD-NATO'nun özellikle Suriye ve Irak halklarına karşı tepe tepe kullandığı bu örgütün, yeni koşullarda Türkiye'yi daha da çökertmek ve parçalamak için daha sık kullanılacağı anlaşılıyor.
Emir büyük yerden
AKP, tıpkı suç ortakları ABD, İngiltere, Fransa, İsrail, Arabistan, Katar gibi, IŞİD'le karanlık ilişkiler kurdu. Başta Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı Türkiye'ye bağlayıp Osmanlı imparatorluğunu canlandırma hayaliyle İhvan ve Kaide türevi bütün diğer çeteler gibi IŞİD'i de her yolla destekledi ve kullandı. Ne var ki, emperyalist savaş blokunun büyük patronu Amerika, IŞİD'in de büyük patronudur. IŞİD, doğası gereği, ABD-NATO'nun sadece Türkiye'yi ve bölgeyi değil, bütün dünyayı kapsayan mutlak egemenlik planları çerçevesinde hareket ediyor. Emperyalizmin uç beyi olmayı içine sindiren işbirlikçi AKP, IŞİD'in şu anda “en yukarıdan gelen” emirler doğrultusunda hareket etmesini ve AKP yönetimindeki Türkiye'nin elini ısırmasını sineye çekiyor.
Hükümet istifa
AKP 13 yıllık iktidarında izlediği gerici, vurguncu ve savaşçı politikasıyla ülkeyi mezhepsel ve etnik bölünmenin eşiğine getirdi. İncirlik anlaşmasıyla Türkiye'yi Mondros mütarekesi koşullarına geri döndüren AKP, yeni bir Sevr'e doğru hızla sürükleniyor. Ülkenin bağımsızlığını ve egemenliğini, birliğini ve bütünlüğünü, halkın can güvenliğini ve refahını, barışı ve adaleti korumaktan aciz AKP hükümeti derhal istifa etmelidir. İşçileri, şehir ve köy emekçilerini, bütün yurttaşları temsil eden birleşik demokratik bir halk hükümeti kurulmalıdır. Halk hükümeti, yurttaşların özgürlük ve eşitlik içinde birlikte yaşama iradesi gereğince başta IŞİD olmak üzere bütün terör çetelerini dağıtmalı, ülke çapında can güvenliğini sağlamalıdır.
Söz veriyoruz
Sultanahmet katliamında öldürülen konuklarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Yaralılara acil şifa diliyoruz. Saldırı kurbanlarının ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyoruz. Sözümüz söz: Emperyalizmin ve gericiliğin ağır tahribatını giderip Türkiye'yi bağımsız, demokratik, laik, sosyal cumhuriyet olarak yeniden inşa edeceğiz. Can güvenliğini sağlayacağız. Konuklarımızı, tıpkı kendi yurttaşlarımız gibi, teröre kurban ettirmeyeceğiz.”
