Yüzü sermayeye dönük olanın kıblesi de emperyalizm olur

15 Haz 2016

Uluslararası sermaye ve küresel kapitalizmin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli koşulların her dem taze tutulması ve sürekli değişen koşullara paralel yeni stratejiler geliştirilerek krizlerin aşılması çabası hepimizin az çok bildiği kapitalizmin tanımını belirleyen argümanlardandır.

Sermayenin sömürüsünü devam ettirebilmesi ve istikrarlı bir büyüme trendi yakalama gayreti onun doğasında olan biricik unsurdur. Elbette ki bu amaç doğrultusunda yararlanabileceği her türlü kaynağı kullanma, her türlü fırsatı değerlendirme ve her türlü algıyı yaratma konusunda zerre kadar tereddüt etmez. Onun için başat sorun kârdır ve büyümektir.

Kapitalizmin yaşam kaynaklarının en başında sömürü gelmektedir. Sömürü ise ancak ve ancak insan emeğiyle olur. Bu sömürülecek emek gücünü sağlayacak olan insan faktörü de günümüzde hali hazırda üreme yoluyla elde edilebilmektedir.

Yani ne o büyük hikâyedeki gibi ol deyince oluyor, ne de leylekler kapımıza getiriyor. Bizatihi biz, yani kendimiz yapıyoruz.

Sermaye için insanın tek geçerli değeri vardır. O da sermayenin hizmetine sunacağı emek gücüdür. Peki, bu emek gücü değerini nereden alır? Elbette ki üretimden.

Yazının devamı için tıklayınız.

paylaş