AKP, elektrik şirketlerini üzmedi

09 Tem 2016

Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun meclisten AKP’li vekillerin oylarıyla geçti. Son değişiklikle elektrikten alınan 5 kalem bedele yasal zırh getirildi. Değişiklikler ile 100 liralık faturada 36 lira fazla ödeme yapılacak.

Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu değerlendiren Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar: “Elektrikten alınan 5 kalem bedel yasal güvenceye bağlandı. Kayıp kaçak, dağıtım, iletim, parkende satış hizmet ve sayaç okuma bedeli. Kayıp kaçak bedeli 2010 yılında faturalarda gösteriliyordu. Gelen tepkiler üzerine faturalardan çıkarılmıştı. Biz kayıp kaçak bedeliyle ilgili Danıştay’a dava açmıştık, halen dava devam ediyor. Bazı tüketicilerde dava açmıştı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafında çok önemli karalar verildi. Kararlarda bu 5 kalem bedelin alınmasının hukuk ve adalet ilkelerine aykırı olduğu belirtildi” dedi.

Köylerde kaçak fazlası olduğunun bahane olarak kullanıldığını, bu bedellerin alınması hâlinde ‘elektrik dağıtıcısı, hırsızın peşine düşmez’ iddiasına karşı çıkan Çakar “Kimdir bu hırsızlar, sanayi ve hizmet sektörü; bir tane barın, bir tane sanayi kuruluşunun çaldığı elektrik 100 köye bedeldir. Bu bedellerin yüzde 18 KDV’siyle ve faiziyle geri ödenmesi için 2010 yılından bu yana uğraşıyoruz. Tüketicilerin bu haklarını alabilmesi için biz hukuksal destekleri veriyoruz” diye konuştu.

Sorunun kaynağı enerjide özelleştirme
Elektrikte özelleştirmeleri de değerlendiren Çakar: “Türkiye’de elektriğin pahalı olmasının nedenin özelleştirme. Üretilen elektriğin özel firmalarca üretilmesi dağıtımının da bu firmalar tarafında yapılması elektriğin fiyatının artmasına neden oluyor. 1980 öncesi Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) dediğimiz kurum daha sonradan özelleştirilerek, 5 parçaya bölündü. TEK kalmış olsaydı ve özelleştirmeler olmasaydı, şuan 41 kuruş olan 1 kilovat elektriği, 20 kuruşa alırdık. Yanlış elektrik politikaları elektriğin pahalı hale gelmesine neden oldu. Elektriğin pahalı olmasına neden olan diğer bir unsur üretilen elektriğin yüzde 35’den fazlasının doğalgaz kullanılarak üretilmesi. Doğagaz ise ithal ediliyor ve bu da üretilen elektriğin fiyatını arttırıyor” sözleriyle konuya açıklık getirdi.

Enerji şirketlerinin ihtiyaçlarına uygun enerji piyasası düzenlendiğini belirten Çakar: “Hidro Elektrik Santralleri (HES) çevriyi yok eden ve tahrip eden projelerdir. Bu yanlış HES’lerin, kömüre dayalı elektrik üretiminin yasayla önü açılacak. Türkiye yoğun güneş alan bir ülke olasına rağmen güneşe dayalı elektrik üretim projelerinin önü kapatılıyor. Enerji lobileri kendi istek ve çıkarları doğrultusunda politikaların üretilmesini için girişimlerde bulunuyor. Bu firmalara uygun da yasalar yapılıyor. Olması gereken yenilenebilir enerji kaynaklarının olduğu enerji politikasıdır. Güneşe dayalı, rüzgara dayalı ve enerji ormanlarına dayalı projelerle doğaya zarar vermeden enerji üretilebilir. İster güneş ister rüzgar olsun bu enerjiyi üretirken çevreye zarar verilmez. Dünyada bu uygulanıyor. Bunlar varken, Türkiye’de çevreyi katleden politikalar için yasa çıkarılıyor" dedi.

Çakar, halkın elektriğe ulaşamadığını da dile getirerek “Yoksul halkın elektriğe erişim hakkını kullanabilmesi için özelleştirmelerin kaldırılması gerek, devlet tekeli yerine özel tekeli geçti. Yanlış politikalar nedeniyle hak elektriğe erişemiyor. Dünyada elektriğe erişimle ilgili olarak, bir haneye giren gelirin, onda birden fazlası elektriğe harcanıyorsa, o hane elektrik yoksuludur. TÜİK’in verilerine göre 4 kişilik bir hanenin ayda kullandığı elektrik 230 kilovattır. Türkiye’de hanelerin, aylık geliri ile aylık elektriğe ödediği paraya bakıldığında, ülkemizdeki hanelerin elektrik yoksulu olduğu görülür” dedi.

paylaş