DİSK, TÜİK'in işsizlik raporunu değerlendirdi

20 Eyl 2016

DİSK, yaptığı açıklamada TÜİK tarafından açıklanan işszilik verileri için şu değerlendirmeyi yaptı: “Bilindiği gibi TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) genel işsizlik oranı işgücü piyasalarındaki durumu bütün boyutlarıyla ortaya koyamıyor. Dar tanımlı/standart işsizlik hesaplarının taşıdığı kısıtlar ve sorunlar nedeniyle, işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılması için alternatif işsizlik verilerine ve diğer işsizlik türlerine bakmak gerekiyor.

“TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımı referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz kabul edilmektedir. Bu hesaplama yöntemi işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Geniş tanımlı işsizlik hesaplaması klasik dar tanım kapsamında yer alan işsizler yanında, iş bulma ümidini kaybeden işsizleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizleri, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları kapsayan alternatif işsizlik tanımıdır. Çalışma ekonomisi literatüründe kullanımı giderek artan bir hesaplama yöntemidir.”

Veriler farklı

Haziran 2016 döneminde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 18,5 olarak gerçekleşti. 2015 Haziran ayında 5 milyon 856 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı, Haziran 2016’da 6 milyon 44 bine yükseldi.

Haziran 2016 döneminde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın Haziran ayına göre 0,5 artarak yüzde 12,2 olarak gerçekleşti. Tarım dışı kadın işsizliği ise 0,3 puanlık bir artışla yüzde 16,7’ye yükseldi. oldu. Tarım dışı genç işsizliği ise 1,9 puanlık bir artışla yüzde 23’e yükseldi

Haziran 2016 döneminde genç (15-24 yaş arası) işsizliği 1,7 puan artarak yüzde 19,4’e yükseldi. Tarım dışı genç kadın işsizliği ise 28,7’ye yükseldi. Böylece Haziran 2016’nın en yüksek işsizlik oranı tarım dışı genç kadın işsizliğinde görüldü.

Kadın işsizliği standart işsizlik oranının 2,2 puan üzerinde yüzde 12,4 olarak gerçekleşti.

İstihdam artışını kamu etkiliyor

Son bir yılda sağlanan 390 bin kişilik istihdam artışının 190 bini kamu tarafından sağlandı. 2015 ortasında 3 milyon 432 bin olan kamu istihdamı, 2016 ortasında 3 milyon 622 bine yükseldi. Kamunun toplam istihdam içindeki payı yüzde 13 iken, son bir yılda gerçekleşen doğrudan istihdam artışının yüzde 48’i kamu tarafından gerçekleştirdi. Kamu tarafından gerçekleştirilen dolaylı istihdam (evde engelli bakım hizmetleri ve toplum yararına çalışma programları) eklendiğinde istihdam artışında kamunun etkisinin çok daha büyük olduğu görülecektir.

Toplum yararına çalışma programlarında Mayıs 2016 itibariyle 222 bin 943 kişi çalışırken, evde engelli bakım hizmetlerinden yararlananların toplam sayısı ise 478 bin 319’dur. TÜİK bu kategorileri istihdam içinde kabul etmektedir.

DİSK; İşsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerilerimiz:

  • “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.

  • İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

  • Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

  • Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

  • Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.

  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

  • Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.

  • İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

  • İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir

  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

 

paylaş