
AKP hükümetinin yap-işlet-devret usulü ile yaptırdığı 3. köprüye iki köprünün yıllık gelirine 151 milyon 297 bin lira ekleyerek yapıyor.
Üçüncü köprüyü yapan ve 10 yıl işletecek olan ICA firmasına yılda 147 milyon 825 bin dolar ödenecek. Dolar 3.60 liradan hesaplandığında ICA firmasına yıllık ödenmesi gereken rakam 532 milyon 170 bin liraya ulaşıyor.
ICA firmasıyla yapılan sözleşme gereği yılda 135 bin araç geçiş bedeli ödenmesi taahhüdü bulunuyor.
İki köprü de yetmiyor
Karayolları Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler) Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü'nün 2016 yılında toplam 380 milyon 873 bin lira gelir elde edildi. Bu rakamdan yüzde 10'luk belediye payı ve yüzde KDV 18 çıkarıldığında da net 290 milyon 497 bin lira kalıyor. İki köprünün gelirinden elde edilen 290 milyon 497 bin lira gelir, Yavuz Sultan Selim köprüsünü yapan firmaya ödenmesi gereken 532 milyon 170 bin liradan 152 milyon 297 bin lira eksik kalıyor.
3. köprü doğa katili
Üçüncü köprü çevre örgütleri tarafından “eko-kırım” projesi olarak adlandırılıyor. Çevre Mühendisleri Odası ÇMO raporu ve tüm itirazlara rağmen inşa edilen 3. Köprü'nün İstanbul’un doğasına, su kaynaklarına ve yaban hayatına verdiği zarar tçekilen görüntülerle çoktan ortaya çıktı.Köprü İstanbul'a telafisi olmayan zararlar veriyor.
Köprünün bağlantı yollarının büyük bir kısmının İstanbul’un önemli içme suyu kaynaklarından olan, Ömerli, Elmalı, Darlık, Alibeyköy, Büyükçekmece, Sazlıdere ve Terkos havzalarında kalması, şehrin su kaynaklarının büyük oranda yok olma tehlikesine sokuyor.
Oysa, İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği’nde “dere ve su havzalarındaki mutlak koruma alanlarında idare tarafından yapılacak veya yaptırılacak arıtma tesisleri hariç, hangi maksatla olursa olsun hiçbir şekilde yapı yapılamaz” ibaresi yer alıyor.
Köprü ve yolları kapsayan proje nedeniyle, ‘İstanbul’un akciğerleri’ olarak tarif edilen ve şehrin karbon yutak alanları olan Kuzey Ormanları’ndan binlerce ağaç kesilildi. Bu kesimler sonucu önümüzdeki yıllarda, İstanbul’un hava kirliliğinin de artması bekleniyor.
Artan araç trafiğiyle beraber de egzoz dumanları artacak ve kesilen ağaçlar ile orman alanlarının havadaki zehirli karbon çekimi azalacak. Buda hakim rüzgar yönünün kuzey olduğu İstanbul’un havasında oluşan karbon gazının, kuzey ormanlarının tahrip edilmesi sonucunda da seyreltilemesini engelleyecek.
Uzmanlar tarafından, İstanbul'un trafiğini azlatma iddiası ile yapımına başlanan 3. köprünün yeni yol ve bina yapımlarına yol açacağı, bunun da doğa tahribatını hızlandıracağı savunuluyor.
ÇMO İstanbul Şubesi’nin verilerine göre, trafik azaltma iddiaları ile inşa edilen 2. Boğaz Köprüsü yapıldıktan sonra boğazdan geçen taşıt sayısı % 1180 artarken, yolcu sayısındaki artış sadece % 170 olarak ifade ediliyor. Benzer bir tablonun ilk köprüde de yaşanmış olması, ne kadar köprü yapılırsa yapılsın artan değerin, köprüden geçen insanların değil araçların sayısı olduğunu tekrar gösteriyor.
Beton sever şirketler
İstanbul’un kuzeyindeki doğal yapıyı ve ormanları tahrip etmesiyle gündeme gelen 3’üncü köprünün Kuzey Marmara otoyolu projesinin ihalesini, yine doğa katliamıyla gündeme gelen şirketler kazanmıştı.
Projenin Asya kısmını doğayı talan eden baraj ve HES projeleriyle gündeme gelen Limak İnşaat ile Artvin Cerattepe’deki bakır madeni projesiyle gündeme gelen işadamı Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz İnşaat’ın ortak girişim grubu kazanmıştı.
Avrupa kısmını ise Yırca ve Soma’daki ağaç katliamlarıyla tepki çeken Kolin İnşaat, Kalyon İnşaat ve Hasen Yapı’nın ortak girişim grubu kazanmıştı.
