
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonları'nın (Türk-İş) “Nisan 2017 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Raporu”na göre, açlık sınırı 1.518 TL, yoksulluk sınırı 4.945 TL, bir kişinin aylık geçim maliyeti 1.899 TL oldu.
Mart ayında açıklanan raporda bu rakamlar, açlık sınırı 1.481 TL, yoksulluk sınırı 4.823 TL, bir kişinin aylık geçim maliyeti 1.854 TL idi. Artış önceki aya göre yüzde 2,51, yılın ilk dört ayı itibariyle yüzde 5,99 oranında oldu.
Türk-İş tarafında her ay düzenli yayınlanan rapor dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken (açlık sınırı) aylık gıda harcaması tutarlarını belirliyor.
Asgari ücret bekara da yetmiyor
Milyonlarca işçinin ailesi ile birlikte geçinmek durumunda kaldığı ve çoğunluğunun tek gelir kaynağı olan asgari ücret halen aylık net 1.404 TL/Ay’dır. Bu ücret düzeyi, bekar bir işçinin yapması gereken harcamayı karşılamaktan uzaktır. Dört kişilik bir ailenin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi bir yana mutfak harcamasına bile yetmemektedir.
TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim Nisan 2017 ayında şöyle gerçekleşti:
- Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2,51 oranında artış gösterdi.
- Yılın ilk dört ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 5,99 oranında gerçekleşti.
- Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 9,45 oldu.
- Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 3,38 olarak hesaplandı.
Gelirler yeterli beslenme sağlamıyor
İnsan onuruna yaraşır düzeyde yaşam sürdürebilmek için gereken harcama tutarı, hiç kuşku yokki, gıda ile sınırlı değildir. Gıda harcaması yanında giyim, konut, ulaşım ve diğer ihtiyaçlar için gerekli tutarın da ayrıca hesaplanması gerekmektedir. “Yoksulluk sınırı” zorunlu ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama tutarını ifade etmektedir. Gıda dışındaki zorunlu harcamaların tutarını ayrıntılı olarak ve tek tek hesaplamak için kullanılabilecek, “beslenme kalıbı” benzeri bir bilimsel ve objektif yöntem -maalesef- mevcut değildir. Bu tutarın hesaplanmasında, genellikle aile bütçesi yöntemi kullanılmaktadır. Ailelerin elde ettiği geliri ve temel ihtiyaçları için yaptıkları harcamaları gösteren çalışmalardan yararlanılarak bir hesaplama yapılabilmektedir. Diğer bir ifadeyle, ailelerin toplam harcamaları içindeki “gıda” payı temel alınarak gıda dışı harcamalara ulaşılmaktadır. Dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları bile karşılayabilecek düzeyde olmadığı açıktır. Aileler, düşük düzeydeki geliriyle beslenme ve beslenme dışı harcamaları karşılayabilmek için çeşitli malların fiyatlarını da dikkate alarak tüketim malları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmaktadır. Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçmektedir. Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir. Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır. TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırı tutarları ile elde edilen gelir arasındaki fark, çalışanların içinde bulunduğu geçim sıkıntısının oyutlarını ortaya koyan önemli bir gösterge olmaktadır.
