Erdoğan'ın Mersin mitingi: "Rahmetli Özal köprüyü sattırmam dedi."

08 Haz 2018

Erdoğan, dünkü (7 Haziran 2018) Mersin mitingini Tevfik Sırrı Gür stadı önünde yaptı. Hava oldukça sıcak, esinti yok, izleyiciler gölge bir yer bulabilmek için çabalıyor.

AKP örgütünün sıkı çalıştığı belli oluyor, miting alanının etrafında, çevre ilçelerden, yakın, uzak köylerden izleyici taşıyan çok sayıda otobüs, minibüs, servis aracı park etmiş, mitingin bitmesini bekliyorlardı. Özel araçlarıyla gelenler de az değildi.

Toplumun her kesimi

AKP, toplumun her kesiminden, her bölgesinden taraftar bulduğunu, oy aldığını belirten, iddia eden bir siyasi parti. Sünni- İslam ağırlıklı söylemini dikkate aldığımızda izleyiciler arasında alevilerin olmamasını normal karşılasak bile, Mersinde hatırı sayılır bir nüfusa sahip Kürt seçmen sayısının geçen mitinglere göre çok az olduğunu gözlemledik.

Aynı şekilde misafir Suriyeli sayısı da bu defa çok azdı.

Kamu kurumu çalışanları da, cumhurbaşkanının mitingine katılım yönünde teşvik edildiler, miting mesai saati içerisinde olmasına rağmen çok sayıda çalışan alanda yer aldı.

Kalabalığın esas kısmını çevre köylerden, kasabalardan örgütlü olarak gelenler oluşturdu.

Erdoğan konuşuyor

Mersin mitinginin başlaması saat 13:00 olarak bildirilmesine rağmen Erdoğan’ın gelişi 15:00’i buluyor.Türkmen çadırlarında duman tüttüğü müddetçe kimse bizi yıkamaz diyor Erdoğan konuşmasında. Az önce fabrikalar şehri Tarsus’tan geldim buraya diyor, oysa Tarsus’ta büyük fabrikalar kapanalı çok oldu.

Sinevizyondan 1998 yılında, Savaş Ay’ın o zaman SSK genel müdürü olan Kemal Kılıçdaroğlu ile röportajından parçalar izletti, işte Kemal’in hastaneleri, işte bizim hastanelerimiz, o zaman biz çok çektik, çok dedi.

’’Rahmetli Özal köprüyü sattırmam dedi.’’

Bunlar yıkıcıdır, yaptığımız her şeyi yıkacaklarını, yatırımları durduracaklarını söylüyorlar. Rahmetli Demirel ve Özal köprü yaptıklarında bu komünistler köprüyü satacağız dediler. Özal onlara köprüyü size sattırmam dedi bunlara karşı çıktı dedi ve büyük alkış aldı.

İlginç olan şu ki özelleştirmenin başlatıcısı Özal ise, devamcısı, kamu mallarını elden çıkarmanın şampiyonu AKP’dir. Gel gör ki, Erdoğan, Özal köprüyü sattırmam dedi, karşılarında durdu bunların diyerek alkış alıyor.

Olguların bu kadar ters yüz edilmesi, üstelik bunun da ilk bakışta onay görüyor olması da, AKP seçmeninin bir kısmında sanırız tereddüt uyandıracaktır.


 


 


 

paylaş