
Sendikaların, her ay düzenli açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmaları emekçilerin yaşamının gittikçe kötüleştiğini gösteriyor.
Türk-İş’in dört kişilik ailenin açlık sınırı bin 738 lira, yoksulluk sınırını da 5 bin 662 lira olarak açıklamasının ardından Birleşik Kamu İş Konfederasyonu da açlık ve yoksulluk sınırı hesaplamalarını açıkladı. Birleşik Kamu-İş’e göre Temmuz ayı açlık sınırı 2 bin 130 lira, yoksulluk sınırı ise 7 bin 913 oldu.
Süt ve süt ürünleri ile meyve ve sebze fiyatlarında gerçekleşen artışın yüzde 15,85 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon karşısında eriyen maaş artışlarını da katladığını söyleyen Tüketici Hakları Derneği ise, Türk-İş ve TÜİK’in rakamlarına göre Türkiye’de halkın yüzde 70’inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını duyurdu.
Yoksulluk artıyor
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda miktarlarını esas alarak belirlediği açlık sınırı ile gıdanın yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi duymadan karşılayabilmesi için yapması gereken gıda dışındaki harcamaları esas alarak hesapladığı yoksulluk sınırı araştırmasının bu yıl Temmuz ayına ilişkin sonuçları açıkladı. Buna göre açlık sınırı Temmuz’da bir önceki aya göre 40,9 lira azalarak 2 bin 130 lira olurken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 47 liralık artışla 5 bin 782 lira düzeyine çıktı. Gıda ve gıda dışı ihtiyaçların insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekilmeden karşılanabilmesi için gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise 6 liralık artışla 7 bin 913 lira oldu.
Temmuz’da açlık sınırı bir önceki aya göre yüzde 1,88 azalırken, gıda dışı harcamalar yüzde 0,82, yoksulluk sınırı da yüzde 0,08 oranında artış kaydetti. 2018 yılının ilk yedi aylık döneminde açlık sınırı yüzde 13,36, gıda dışı harcamalar yüzde 8,66 ve yoksulluk sınırı da yüzde 9,89 oranında artış gösterdi. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı yüzde 24,70, gıda dışı harcamalar yüzde 14,77, yoksulluk sınırı da 17,28 oranında artış kaydetti.
Tüketici sağlıklı beslenemiyor
Tüketici Hakları Derneği’nden yapılan açıklamaya göre ise, asgari ücret yüzde 14,2, emekli memur maaşı yüzde 14,83, emekli işçi maaşı ise yüzde 15,4 artırılmasına rağmen yüzde 15,85 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon maaş artışlarını geride bıraktı. Yüzde 22,44’lik fiyat artış gerçekleşen süt ve süt ürünleri ile yüzde 38,83 fiyat artışı gerçekleşen sebze fiyatları ise gerçekleştirilen maaş artışlarını katladı.
Temmuz 2018’de süt ve süt ürünleri fiyatlarının Temmuz 2017’ye göre ortalama yüzde 22,44, sebzelerin fiyatlarının da ortalama yüzde 38,83 arttığı dile getirilen açıklamada, “Yumurta fiyatları son bir yılda yüzde 49,2, balık fiyatları son bir yılda yüzde 22,87 artmıştır. Karpuz fiyatları son bir yılda yüzde 17,41, kavun fiyatları yüzde 35,2, kayısı fiyatları ise yüzde 24,6 artmıştır. Son bir yılda asgari ücret yüzde 14,2, emekli memur maaşı yüzde 14,83, emekli işçi maaşı ise yüzde 15,4 artmıştır. Son bir yıllık enflasyon ise yüzde 15,85 artmıştır. Bu duruma göre, süt ve süt ürünleri fiyatları ile sebze fiyatları maaş artışlarını ve yıllık enflasyonu katlamıştır” denildi.
Açlık sınırı ile yoksulluk sınırının altında yaşayan on milyonlarca tüketici yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenemediği ifade edilen açıklamada, yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan tüketicilerin sofrasına kırmızı et ve balığın giremediği dile getirilerek, “TÜİK’in yüzde onluk gruplar itibariyle hane halkı kullanılabilir gelir dağılımı ile Türk-İş’in yoksulluk sınırı rakamını karşılaştırdığımızda, bugünkü koşullara göre halkın yüzde yetmişten fazlası yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu duruma göre, yoksulluk sınırının altında kalan tüketiciler yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenememektedir” denildi.
