İstanbul'da 2018 yılında e naz 226 iş cinayeti oldu

22 Mar 2019

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak 6 Mart 2019 Çarşamba günü TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde “İstanbul’da iş cinayetleri, İSİG mücadelesi ve atılması gereken adımlar” ana başlıklarıyla bir forum düzenledi.

2018 Yılı İstanbul İş Cinayetleri Raporu, yüzde 38’ini ulusal ve yerel basından; yüzde 62’sini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan derlenen bilgilere dayanarak tespit edildi. Rapora göre 2018 yılında İstanbul’da en az 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi... İşçilerin ikisinin ölüm nedeni silikozis olarak tespit edildi, ancak meslek hastalıkları ve bağlı ölümler ise şimdilik gizlenen bir gerçek...

Yıllara göre incelendiğinde İstanbul’da; 2013 yılında en az 96 işçi, 2014 yılında en az 198 işçi, 2015 yılında en az 142 işçi, 2016 yılında en az 262 işçi, 2017 yılında en az 230 işçi, 2018 yılında en az 226 işçi yaşamını yitirdi...

Her yedi iş cinayetinin birinin gerçekleştiği İstanbul, ülkemizde en çok iş cinayetinin yaşandığı şehir.

İşkollarına göre incelendiğinde İstanbul’da yapı ve inşaat işlerinde iş cinayetleri toplam ölümlerin beşte ikisi oranındadır. Diğer yandan ülkemizde de inşaat işkolundaki ölümlerin beşte biri İstanbul’da yaşanmaktadır. Taşımacılık, ticaret/büro, belediye/genel işler takip eden işkollarıdır.

İstanbul’daki iş cinayetlerinin üçte biri yüksekten düşme kaynaklı gerçekleşmektedir.

Ülke ortalamasının yarım katı daha fazla olan kalp krizi, beyin kanaması nedenli ölümler ise dikkat çekicidir. Bu durum uzun-yoğun-fazla çalışma koşullarının da bir sonucudur.

İstanbul’da iş cinayetlerinde ölen işçilerin yüzde 4’ü kadın, yüzde 96’sı erkek. Ancak kadın işçi ölümleri yeterince bilinmiyor veya ‘iş cinayeti’ kapsamında görülmüyor. Daha çok trafik kazası, kalp krizi-ecel deniyor ya da erkek şiddeti içinde bu yönü görülmüyor. Diğer yandan kadınların kayıtdışı çalışma oranının yüksekliği de bu alanı görünmez kılmaktadır.

İş cinayetlerinde ölen işçilerin beşte birini ise 18-27 yaş aralığındaki genç işçiler oluşturuyor. Yine dörtte biri ise 50 yaşın üstünde...

Türkiye’de ölen göçmen işçilerin yüzde 22’si İstanbul’da yaşıyordu.

2018 yılında İstanbul’da tespit edebildiğimiz sendikalı sadece bir işçi ölümü var. Yani İstanbul’da iş cinayetlerinde ölen işçiler içinde sadece bir sendikalı işçi olması tersinden şehrimiz işçi sınıfının örgütsüzlüğünü de gösteriyor...

 

Yaşamak ve yaşatmak için örgütlenmeli.
1- 2016 yılında 262 işçi, 2017 yılında 230 işçi, 2018 yılında 226 işçi... Sermayenin ve iktidarın örtemediği bir gerçek, yana yakıla devam ediyor. İstanbul’da da iş cinayetleri ve meslek hastalıkları had safhada, işsizlik ve borçlar büyüyor, işçilerin örgütsüzlüğü sürüyor.

İşte ‘İş Cinayetlerine Karşı Sendikalı Ol... Yaşamak İçin Direnİşçi...’ sloganımız burada anlam buluyor. İstanbul’da tam da bu noktada örgütlenmeli, birlik ve dayanışma içinde olmalıyız. (Örgütlenmenin sadece sendikaya üyeliği olmadığı bilinciyle; beyaz yaka/mavi yaka, kadrolu/taşeron, işçi/İSG uzmanı yani farklı çalışma koşulları ya da statüler ayrımı gözetmeden örgütlenmeli) Bu noktada İSİG bültenleri, bölgesel çalışmalar ve havza/işkoluna yönelik çalıştaylar örgütlemeliyiz.

Yine her sendikadan ve örgütlenmeden gelecek arkadaşlarımızla ‘işyeri-işkolu işçi (çalışan) temsilcisi İSİG eğitimleri’ yapmalıyız. Önümüzdeki dönem bu konuda ilk somut adımları atacağız.

2- Başta iş cinayetleri olmak üzere işçi sağlığı iş güvenliği sorunlarına karşı ortak bir refleks gösterilmelidir. Bu noktada Mart ayı iş cinayetleri raporunu güncel sorunlar ekseninde salt yazılı olarak değil sokakta açıklamalıyız (Şehrin merkezi alanları, direnişteki işçilerle ya da sorumlu kurumların önünde...)

3- Mülteci/göçmen işçiler ile ilgili acilen bir çalışma başlatmalı, teorik bir çerçevede pratik örgütlenmeye çevirmeliyiz.

paylaş