
Türk-İş Araştırmasına göre 2020 Ekim ayında;
- Koronavirüs döneminde geçim şartları daha da ağırlaştı.
- Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2.482 TL, yoksulluk sınırı 8.086 TL
- Mutfak enflasyonu bir aylık yüzde 1,41; on iki aylık yüzde 20,59 arttı.
- Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti tutarı 3.036 TL
- Asgari ücret ise iki ay daha 2.324,70 TL
- Ücretsiz izne çıkanlara, aylık nakdi destek 1.168 TL
Türk-İş'in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Ekim ayı sonuçları açıklandı.
Araştırmaya göre, bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden "açlık sınırı" 2 bin 482 lira olarak belirlendi.
Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen "yoksulluk sınırı" ise 8 bin 86 lira oldu. Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" aylık 3 bin 35 lira olarak hesaplandı.
Ankara'da yaşayan dört kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,41 artış gösterdi.
Yılın 10 aylık bölümü itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 14,78'i bulurken, gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 20,59 oldu.
Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 14,54 olarak hesaplandı.
Tablo 1: Dört Kişilik Ailenin Açlık ve Yoksulluk Sınırı (TL/Ay)

* Gıda harcaması tutarı, yuvarlama nedeniyle, toplamda farklı olabilmektedir.
Rapor açıklamasında şunlara yer verildi;
Yaşanan Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde, işsizlik ve enflasyon baskısı nedeniyle, hane gelirleri hızla düşmektedir. Bu durum, çalışan ve emeklileri zor durumda bırakmakta, geçim koşulları bu kesim açısından giderek ağırlaşmaktadır.
Çalışanların iş güvencesi ve gelir kaybında yaşanan olumsuzluklar giderek artış göstermektedir. Yetersiz belirlenen asgari ücretle milyonlarca çalışan ailesiyle birlikte günlük yaşamını sürdürmeye çalışırken, küresel salgınla birlikte yaşanan ekonomik kriz sonrası yine milyonlarca çalışan kısa çalışma ödeneği tutarıyla geçinmek durumundadır. İşini kaybeden milyonlarca işçi düşük işsizlik ödeneğine mahkum kalmıştır. Ücretsiz izne –talebi olmaksızın işverenin tek taraflı iradesiyle- çıkarılan işçilere ise sadece günlük 39 TL nakdi ücret desteği verilmektedir. Kayıtdışı çalışan ve sayıları giderek artan milyonlarca işsiz ise toplumun iktisaden en düşük ve çaresiz kesimini oluşturmaya devam etmektedir.
Çalışanların istihdama yaklaşımı ve beklentisi Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından tanımlanan “insana yakışır iş” kapsamındadır. Bu ortamın sağlanması özellikle ekonomik ve sosyal çalkantıların, belirsizliğin olduğu dönemlerde daha fazla önem taşımaktadır. Çalışanların adil ve yeterli bir ücrete sahip olmaları, işyerinde güvenli ve sağlıklı çalışma şartlarının olması en temel haklar arasındadır.
Ancak, mevcut şartlarda çalışanların hakları daha da geriletilmekte, TBMM’ye sevk edilen kanun teklifleriyle iş yasasının -yıllara dayanan- koruyucu hükümleri bir bir ortadan kaldırılmak istenmektedir. Bu yapının sosyal huzur ve iş barışı sağlamayacağı açıktır. Çalışanlar aileleriyle birlikte açlığa ve yoksulluğa maruz kalmaktadır.
Kuşkusuz her zaman vurgulandığı üzere, bu hesaplama ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir tutarını ortaya koymaktadır. Ancak ülkede istihdam edilenlerin sayısı çok azdır ve giderek de azalmaktadır. İstihdam edilenlerin sayısını esnek çalışma modelleriyle “artmış göstermek” yanıltıcıdır.
Askıda olan çalışanların aileleriyle birlikte karşı karşıya kaldıkları ağır geçim şartlarıdır ve uygulanacak etkin ekonomik ve sosyal politikalarla bu durumun sona erdirilmesi talep edilmektedir.
TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan gıda endeksi ile TÜİK tarafından hesaplanan gıda fiyatları endeksi ve tüketici fiyatları endeksindeki son on iki aylık değişim aşağıdaki şekilde yer almaktadır. Gıda fiyatlarındaki artış son aylarda tüketici fiyatlarındaki artışın üzerinde bir gelişim izlemektedir.
Tablo 2: Gıda Harcamasındaki Değişim

