
Bir belediyede otobüs şoförü olarak çalışan işçi, iş arkadaşının Mersin 3. İş Mahkemesinde açtığı davada tanık olarak bildirildi. İşçinin iddiasına göre bu durumu öğrenen belediyenin otobüs işletmesi müdürü kendisine kurum aleyhine tanıklık yapmaması gerektiğini, bu nedenle kendisi ile çalışamayacaklarını, istifa etmezse bir sebep uyduracaklarını söyledi.
İşçinin istifa etmeyeceğini, tanıklık yapacağını söylemesi üzerine belediyenin otobüs işletmesi müdürü, işçi ile çalışmalarının mümkün olmadığını belirterek görüşmeyi sona erdirdi. Daha sonra işten çıkarılan işçi, iş akdinin işverence kötü niyetli olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebiyle dava açtı.
Yerel mahkemeden red
Görülen davada iş mahkemesi, işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar verdi. Yerel mahkeme kararının gerekçesinde, davacının 4 yıl 9 ay 6 gün otobüs şoförü olarak çalıştığı, dosyadaki bilirkişi raporuna göre yolcu otobüsünü kullandığı ve içinde de yolcu bulunduğu sırada cep telefonuyla konuştuğu, çay ve sigara içtiği, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek hareketler yaptığı ve bu sebeple işten çıkarıldığı belirtildi. Mahkeme, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını kaydetti.
İşten çıkartma haksız
Yerel mahkemenin bu kararı taraf avukatlarınca temyiz edilince dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne geldi. Daire, işçinin haksız şekilde çıkartıldığını kaydederek, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü gerekirken reddedilmesini hatalı gördü ve yerel mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararının gerekçesinde ise işten çıkartmanın sözlü gerçekleştirildiği kaydedildi. Gerekçede şu ifadelere yer verildi: “Öncelikle davacının iş akdinin sona ermesi ile ilgili yazılı bildirimi yoktur. İşten çıkartmanın sözlü gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren davalı işçinin işten çıkartılması sonrasında ....K’ya gönderdiği bildirimde iş akdinin sona ermesinin nedenini “Kod 25” olarak göstermiştir. Bu kod işçinin haklı feshine işaret etmek olup davalının savunması ile çelişmektedir.
Davalı işverenin başka bir işçinin işten çıkartılması sonrasında dava konusu olan işçinin tanık olarak gösterildiği belirtilerek. Bu durumdan haberdar olan davalı işverenin davacının vardiya amirlerinden birisini davacıya gönderip tanıklık yapmaması talebinde bulunduğu, davacının bu talebi geri çevirmesi üzerine de sözlü olarak işten çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan delil durumuna göre işten haksız çıkartıldığı sabit olan davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü gerekirken reddi hatalıdır.”
