İnsanın insanca ve onurlu yaşayacağı bir ücret şart

09 Ara 2020

Asgari Ücret Tespit Komisyonu  4 Aralık 2020’de toplandı. Toplantıya Asgari Ücret Tespit Komisyonunu oluşturan beşi işçi, beşi işveren ve beşi de hükümet temsilcisi olmak üzere on beş kişi katıldı. İşçi ve işveren temsilcileri en büyük işçi (Türk-İş) ve işveren (TİSK) konfederasyonlarını temsil ediyorlar.  

Asgari ücret görüşmeleri Türkiye’deki en büyük toplu sözleşme için yapılan bir müzakeredir aslında. Bu nedenle, asgari ücret, sadece minimum düzeyde ücret alan emekçileri değil, sendikaların yapacağı tüm işyeri toplu sözleşmeleri için de çıtayı tayin etmektedir. İşçi sınıfının ücret ve yaşam koşulları açısından en yoksul kesminin yaşam şartlarını belirleyecek olan bu müzakereler tüm işçi sınıfını etkiliyor.

Ancak birleşik bir ortak mücadele başarı getirir

Türk-İş ve DİSK’in her ay düzenli olarak açıkladıkları dört kişilik bir aile için açlık sınırı 2.500 TL, yoksulluk sınırı ise 8.000 TL civarındadır. Hal böyleyken neoliberal politikaları uygulamaya devam eden hükümet işçi sınıfını, geniş halk kitlelerini açlığa ve yoksulluğa mahkum ediyor.

Bugün asgari ücret işçilerin insan onuruna yakışır bir hayat süreceği koşulları sağlamaktan çok uzak. Günümüz Türkiye’sinde insanların halen 2.324 TL olan asgari ücretle geçinmesi mümkün değil. Bunu değiştirmek için konfederasyonların, sendikaların, odaların, demokratik kitle örgütlerinin bir araya gelmesi ve ortak mücadele yürütmesi şarttır.

İşsizliğin, yoksulluğun ve pahalılığın her geçen gün arttığı; çalışan yoksulların sayısının gittikçe katlandığı; mevcut asgari ücretin sefalet ücreti olduğu ve insanları açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya veya ölmeye zorladığı bu serbest piyasa düzeninin büyük insanlığa açlık ve sefaletten başka vereceği hiçbir şeyi yoktur. Kapitalizm bugüne kadar uyguladığı işçi düşmanı politikalarla işçilere açlık içinde ama açlıktan ölmeden yaşayabilecekleri asgari ücreti dayatıyor.

Eğer asgari ücretteki artış oranlarının kaderi müzakere masasında belirlenecekse, işçi sınıfı rahata ermek için çok bekleyecektir. Çünkü zaten işverenlerin ve işveren örgütlerinin sözcüsü gibi davranan AKP hükümetlerinin asgari ücrete bakışı malumdur. İşverenleri ve hükümeti zorlayacak seçim beklentisi yoksa veya etkili mücadele yöntemleri kullanılmayacaksa, 3 işçi konfederasyonunun bir araya gelmesi büyük anlamlar taşımayacaktır. Hükümeti zorlamanın yolu, işçilerin kendilerini meydanlarda ve işyerlerinde ifade etmesinden geçecektir.

3 işçi konfederasyonunun bir araya gelmesi yetmez, emekten yana tüm örgütlerin de insana yaraşır bir asgari ücret talebiyle daha fazla hak istemesi gerekmektedir.

 

paylaş