Ziraatçılardan kuraklık uyarısı!

13 May 2021
ziraatçılardan kuraklık uyarısı

TZOB 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu’nu açıkladı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ülkemizde 22 ilde tarımsal kuraklık yaşanıyor. Kuraklığa bağlı olarak geçen yılın buğday rekoltesine göre yaklaşık 2 milyon ton kayıp beklenmektedir. Geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 azalarak 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir” dedi.

Bayraktar, “Türkiye Ziraat Odaları Birliği 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu”nu açıkladı. "Tarımsal üretim her zaman kuraklık, aşırı yağış, dolu, don ve fırtına gibi doğal afetlere açıktır” diyen Bayraktar, “Tarlasını eken çiftçi, ürününü hasat edene kadar diken üstündedir. Hasat yapılmadan ve ürünler ambara konulmadan doğal afetleri atlattım diyemez. Hatta bazı kurutmalık ürünlerde afet, yerde serili ürüne de zarar vermektedir. İklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda afetler sık sık yaşanmakta bazı yıllar üretim sezonu boyunca da devam etmektedir” diyerek çiftçilerin nasıl zor şartlar altında üretim yaptığına dikkat çekti.

Gıda güvenliği endişesi yaşanıyor
Bayraktar, “Çiftçilerimizin yoğun emek vererek ürettikleri ürünler, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli afetlere maruz kalmış, kayıplar yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Bu kayıpların asgari düzeyde olması ve çiftçilerimizin afetlerden en az etkilenmesini sağlamak amacıyla her tarım yılının başından itibaren iklim koşulları ve bitki gelişimlerini Birliğimizce takip etmekteyiz.” dedi.

Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada 2020-2021 döneminde tahıl arzında sıkıntı bulunmamaktadır. Pandemi sürecinde, gıda güvenliği endişesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ithalatçı ülkelerin fazla alım yapmaları, ihracatçı ülkelerin ise ihracatlarını kısıtlamaları, durdurmaları veya stoklarını artırmak istemeleri gibi nedenlerle talep yönünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu durum fiyatlarda yukarı yönlü bir hareketlenmeye sebep olmaktadır.”

Türkiye’de kuraklık riski
Üretim döneminin başladığı 1 Ekim 2020–30 Nisan 2021 döneminde ülkemizde yağışların 337,5 milimetre (mm) olduğuna ve normale oranla yüzde 23,6, geçen yıla oranla ise yüzde 18,6 azaldığına dikkati çeken Bayraktar, “Bu durum kış aylarının kurak geçmesine neden olmuş ve ekimi yapılan hububat, baklagiller ve bazı yem bitkileri ekilişlerinin gelişimini olumsuz etkilemiştir” dedi.

Şemsi Bayraktar, ülkemizde üretim döneminde yağışların geçen yıla göre İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 20,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 46,5, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 31,5, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 27,5 ve Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 7,6 azalırken, Ege Bölgesi’nde yüzde 7,8 ve Marmara Bölgesi’nde yüzde 34,5 arttığını açıkladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonbahar yağışları tüm bölgelerde uzun yıllar ortalamasından ve geçen yıldan düşük olurken, en fazla azalma yüzde 31 ile İç Anadolu Bölgesi’nde olmuştur. Ege ve Karadeniz bölgelerinde ise son 40 yılın en kurak sonbaharı yaşanmıştır. Marmara Bölgesi haricinde tüm bölgelerde kış mevsimi yağışları uzun yıllar ortalamalarına göre azalmıştır. Azalan yağışlar özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi’nin bazı illerinde ekilen tohumlarda yeterli çimlenme olmamış, çıkış yapan tohumlarda ise gelişme zayıflıkları meydana gelmiştir. Bu yıl üretim sezonunun başından itibaren yağışların yetersiz olması meteorolojik kuraklığa neden olmuştur. Gelinen son durum değerlendirildiğinde mayıs ayında ise bazı illerimizde tarımsal kuraklığa kadar ilerlediği görülmüştür.”

Rapordan başlıklar:
- Mart ayında yeterli çıkışı sağlayamayan hububatta verim kaybı engellenememiştir.
- Buğdayda kuraklıktan dolayı rekolte kaybı 2 milyon ton.
- Geçen yıl 20 milyon 500 bin ton olan rekoltenin yüzde 9,75 oranında azalarak, 2021 yılında yaklaşık olarak 18 milyon 500 bin ton olması tahmin edilmektedir.
- TMO bu yıl hububatta maliyetlerdeki artışı, döviz kurundaki değişim ve yurt dışı fiyatlarını gözeterek çiftçilerimizi mağdur etmeyecek bir fiyat açıklamalıdır
- 1 Ekim 2020 – 30 Nisan 2021 döneminde yağışlar geçen yıla göre İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 20,3, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 46,5, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 31,5, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 27,5 ve Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 7,6 azaldı.
- Kış yağışlarının yetersiz olması tarımsal kuraklığın yanı sıra hidrolojik kuraklığa sebep oldu. Hidrolojik kuraklık riski sonucu sulu tarım alanları da riske girdi.
- Çiftçiler yağışın olmaması ve baraj su seviyelerinin düşük olması nedeniyle hangi ürünü ekeceği konusunda kararsız kaldı.
- En fazla kuraklık İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde.
- Doğu Anadolu Bölgesi’nde mayıs ayı yağışları yetersiz olursa hububatta rekolte düşüklüğü kaçınılmaz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi’nin bazı illeri olmak üzere toplam 22 ilde tarımsal kuraklık yaşandı.
- DSİ mecburi sulama konusunda çiftçiye destek olmalıdır.
- Ege bölgesinde barajlar alarm veriyor.

Üreticilere yönelik alınabilecek çözüm önerileri
Bayraktar, kuraklıktan etkilenen ve üreticilere yönelik alınabilecek çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
- Kuraklık yaşayan üreticiler kuru tarım yapmaları nedeniyle sulama yapmak durumunda kalmış, elektrik ve sulama maliyetleri artmıştır. Elektrikle sulama yapan çiftçilerimizin elektrikleri borçlarından dolayı kesilmemeli ve sulama ücretleri ile elektrik fiyatlarında indirime gidilmeli, tarımsal abone grubunda elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV yüzde 1’e indirilmelidir.
- Elektrik ve sulama borçları nedeniyle desteklere bloke konulmasına son verilmelidir.
- Üreticilerimizin Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası’na olan kredi borçları uzun vadeli faizsiz ertelenmelidir.
- Ülke genelinde artan faiz oranları çiftçilerimizi etkilemiş, tarımsal kredi faiz oranları artmış, dolayısıyla devlet destekli kredi kullanımında da faiz artmıştır. Kuraklık yaşayan çiftçilere düşük faizli kredi kullandırılmalıdır.
- Üreticilerimizin BAĞ-KUR prim borçları uzun vadeyle faizsiz ertelenmeli ve yüksek olan BAĞ-KUR primleri düşürülmelidir.
- Son yıllarda yeterli gelir elde edemeyen çoğu üretici primlerin de yüksek olması nedeniyle TARSİM sigortasını yaptıramamıştır. Bu nedenle sigorta primleri düşürülmelidir.
- Basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı ve verilen destek artırılmalıdır.
- Yeraltı sularımızın bilinçsizce ve aşırı bir şekilde tüketilmesi önlenmelidir.
- AR-GE çalışmalarına gerekli destek verilmeli, kurak şartlara uygun çeşitlerin ve su tasarrufuna yönelik tekniklerin geliştirilmesi sağlanmalıdır.
- Güneydoğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi, Doğu Anadolu Projesi gibi büyük sulama yatırımlarını içeren projeler biran önce tamamlanmalıdır.
- Acilen eski ve atıl vaziyette olan sulama sistemleri yenilenmeli, kapalı sistemlere geçilmelidir.

 

paylaş