
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı. En zengin yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay artarken göreli yoksulluk oranında artış gözlendi.
TÜİK, araştırması sonuçlarına göre, Türkiye'de en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl bir önceki yıla göre 1,2 puan artışla yüzde 47,5'e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0.3 puan azalarak yüzde 5.9'a geriledi. Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı 7.4'den 8'e yükseldi.
TÜİK araştırması verileri; finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme durumu ile ilgili hane halklarının algılarını yansıtıyor.
TÜİK verilerine göre, toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler "göreli anlamda yoksul sayılıyor."
Rapordan başlıklar:
- Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2020 yılı anket sonuçlarında sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,0 puan artarak yüzde 13,7 oldu.
- Konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı yüzde 58,3 oldu.
Nüfusun yüzde 7,0'ına bu ödemeler yük getirmezken yüzde 18,8'ine çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 59,3'ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 37,3'ü iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 32,2'si beklenmedik harcamaları, yüzde 20,3'ü evin ısınma ihtiyacını, yüzde 58,0'ı eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.
- Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı 7,4'den 8'e yükseldi.
Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2020'de bir önceki yıla göre 0,015 puan artışla 0,410 olarak tahmin edildi. 2014'te 0,391 seviyesine kadar gerileyen Gini katsayısı, 2009'da bu yana en kötü seviyesini gördü.
- Yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri yüzde 15,8 artarak 2020 yılı anket sonuçlarına göre 69 bin 349 TL oldu.
Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 17,2 artışla 28 bin 522 TL'den 33 bin 428 TL'ye yükseldi.
Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirlerinde en yüksek gelir, geçen yıla göre 5 bin 450 TL artarak 42 bin 712 TL ile tek kişilik hanehalklarının oldu. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 38 bin 141 TL iken tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarında bu değer 34 bin 577 oldu. En düşük yıllık ortalama eşdeğer kullanılabilir hanehalkı fert gelirine sahip hanehalkı tipi ise 25 bin 889 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalkları oldu.
- Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre;
- Okur-yazar olmayan bireylerin yüzde 26.7'si,
- Bir okul bitirmeyenlerin yüzde 25.7'si yoksul iken, bu oran
- Lise altı eğitimlilerde yüzde 14,
- Lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 8.3 oldu.
- Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3.2 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu.
