
Berkin Elvan'ın Gezi Direnişi eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulup 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin davanın kara duruşması İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Karar duruşmasına kadar getirilen duruşmada heyet değişikliği dikkat çekti.
Sanık polis Fatih Dalgalı hakkında kasten öldürme suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Dalgalı'nın cezası indirim yapılarak 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Dalgalı tutuklanmadı, hakkında yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulandı. Cezası Yargıtay tarafından onanırsa cezaevine girecek.
Savcı’nın talebi: ‘Bilinçli taksirle öldürmek'
Savcının sanık Fatih Dalgalı hakkında 'bilinçli taksirle öldürmek' suçundan ceza istediği dava, avukatların beyanlarının alınmasıyla devam etti. Sanık polis Dalgalı, Van'dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Dava, avukatların beyanlarının alınmasıyla devam etti. Avukat Çiğdem Akbulut, "Bu dosya özel bir dosya. Yaşananlar ne ilk ne de son oldu. Belki vereceğiniz kararla bir son olabilir, çocuk ölümlerinin önüne geçebilir" dedi.
Akbulut şöyle devam etti: Jandarma, olay yerinde yıllar sonra keşif yaptı. Ancak sonra 'Biz bu konuda uzman değiliz' dediler. Başından beri delil karartılmaya çalışıldı. Bu da bir tutuklama gerekçesidir. Cezasızlıkla karşı karşıyayız ve bunun son bulmasını istiyoruz. Başından beri SEGBİS yönetimine itiraz ediyoruz. Sanığın sağlıklı teşhis edilememesinin sebebi onu buraya getirmeyen mahkemenizdir. Sanık bıyık taktı, gözlük taktı. İlk duruşmada sanığın yanında bulunan meslektaşlarımız da böyle düşündü. Sanık polis Fatih Dalgalı, olay günü Berkin'in vurulduğu yerde olmadığını bile söyledi. Ancak HTS kayıtları gösterdi ki Fatih Dalgalı Berkin'in vurulduğu saatlerde atışın yapıldığı yerdeydi. Dalgalı, Berkin'i kasten vurdu. Çünkü görüntülere göre, yaklaşıyor, nişan alıyor ve ateş ediyor."
Aile tepkili
Baba Sami Elvan ise şunları söyledi: "8 yıldır benim ailem acı çekiyor. Burda biz duygu sömürüsü yapmıyoruz. Deniz kızımızı da rahmetle anıyorum. Buradan sizin vicdanlarınıza sesleniyorum 8 yıldır benim evimde her gün cenaze var. Gariban, işçi bir aileyiz. Hep işimi düzgün yaptım. Benim oğlumu öldürdüler. Onun arkasında devlet var. Benim arkamda kimse yok. Ama sizler bir şey yapabilirsiniz. Güçlü, fakiri garibanı ezmesin. Biz çocuğumuzun geri gelmeyeceğini biliyoruz ama emsal bir karar olsun çocuklar ölmesin. Siz bu adımı atarsanız biz halk olarak arkanızda olacağız."
Anne Gülsüm Elvan, "Benim çocuğumu hastaneye götürmeme izin vermediler. İzin verselerdi sakat da olsa belki yaşayacaktı. Bu bilinçlidir. Bizi bir de Aleviliğimizden vuruyorlar. Çocuğumuzu bilinçli şekilde vurdular. Yıllarca bizim çocuklarımız bayramda, yıl başında kız kaçıran patlatırlardı. Tehlikeli bir şey değil. O gün çocuğumun cebinde 5 lira vardı. O parayla nasıl torpil alabilir... Çocuğumu öldürmeyeceklerdi. Benim yıllardır feryadım başka çocuk ölmesin ama her gün bize bir aile katılıyor. Her gün çocuklar öldürülüyor. Benim çocuğumu bilerek isteyerek öldürdüler. Bu devlet hem çocuğumu öldürdü hem de üstünden para kazandı. Bu suçların sebebi sizsiniz. Ceza vermediğiniz için bu durumlara geliyoruz. Ben çektim başka anne çekmesin. Benim çocuğumun ne günahı vardı. Ben çocuğumu istiyorum. Çocuğumu verin bana" dedi.
Gülsüm Elvan verilen karara tepki göstererek, "Çocuğumun kilosuna göre ceza verdiler. 16 kiloya 16 yıl... Bu kararı kabul etmiyorum" dedi.
Kardeşi Gamze Elvan, "Buradan çıkacak ceza kararının bir nebze olsun içimizi soğutacağını düşünüyoruz" dedi Diğer kardeşi Özge Elvan ise, "Fatih Dalgalı lütfen ölme vicdanın seni öldürsün. Verilen hiçbir ceza benim içimi soğutmayacak. Ben size sesleniyorum lütfen adilce bir ceza verin" diye konuştu.
