
Tekirdağ Çorlu’da işverenin grev kırıcılığını engellemek isteyen Bel Karper işçilerine 3’üncü defa 12 bin liralık ceza kesildi.
Bel Karper’de 110 gündür devam eden grevde işverenin grev kırıcı faaliyetlerini engellemeye çalışan işçilere 12 bin 804 lira para cezası kesilmiş, işçiler olaya tepki göstermişti. Bel Karper işçileri yaşananların ardından yayınladıkları bildiride “Bel Karper’de patronun telkiniyle işçileri para cezasıyla tehdit eden Çorlu Kaymakamı ve jandarma suç işliyor” dedi.
Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Yunus Durdu “Bu cezayı gitsinler işverene kessinler” dedi
Parayı işverenden alsınlar, ödemeyeceğiz!
Tekgıda-İş Sendikası’nda örgütlü Bel Karper işçileri toplu sözleşme talebiyle başlattıkları grevde 110 günü geride bıraktı. Fabrikada ise patron dışarıdan kayıtdışı işçi getirerek üretimi devam ettirmeye çalışıyor. Grevdeki işçiler fabrikaya kayıtdışı işçi taşıyan servislerin önünü keserek durdukları için ise 3’üncü para cezasıyla karşılaştı. Her biri 12 bin liradan toplan 36 bin lira para cezası kesildi.
Grev kırıcılığına dair konuşan Sendika Örgütlenme Uzmanı Yunus Durdu ise yapılanın hukuksuz olduğunu belirtti. Grevdeki fabrikada dışarıdan işçi getirilerek üretimin devam ettirilmesin yasal olmadığını hatırlatan Durdu şöyle konuştu: “İşveren burada ısrarla kaçak işçileri getiriyor. Bu işçileri taşıdığı servisin içerisinde üretimde olmayan ama çalışmaya devam eden diğer personeli de koyarak bizi haksız düşürmeye çalışıyor. Kaymakam ise talimat vererek jandarmayı gönderiyor ve para cezası kestiriyor.”
Grev kırıcılığına karşı işverene herhangi bir yaptırımda bulunulmadığının altını çizen Durdu sözlerine şöyle devam etti: “Bel Karper Fransız firması. Bu firma faaliyet gösterdiği diğer bütün ülkelerde sendikal hakka saygı duymuş, sendikayı tanımış. Burada Çalışma Bakanlığı’nın sözünü verdiği yetkiyi tanımayarak hukuksuzluk yapıyor. Grevi kırarak yasaları çiğniyor. Ama devletin yetkilileri Tekirdağ Valisi, Çorlu kaymakamı yasaları işletmekle hükümlü yetkililer bunu engellemiyor, şirketi koruyor. Şirketi koruyan kaymakam, vali işçiyi korumak ve yasaları işlemekle de yükümlü. Kendilerine gelmelerini ve görevlerini yerine getirmeleri konusunda uyarıyoruz. Bel Karper işvereninin bu hukuksuzluğuna eşlik etmesinler.”
İşyerine kaçak işçi sokmaya çalışan işverenin hukuksuzluklarına ‘dur’ diyecek kolluk kuvvetleri ve Çorlu Kaymakamının kolluk kuvvetleri aracılığıyla yasal haklarını kullanan işçilere para cezası kesme tehdidinde bulunduğunu ifade eden Durdu biz bir kez daha seslendi:
“Tekgıda-İş Sendikası ve Bel Karper’deki üyelerimizle, bize 3000 gün de para cezası yazsanız bu grevi asla kıramayacaksınız, buna engel olamayacaksınız. Gayrimeşru işçi sokmayacağız. Sokmamak için de gayret göstereceğiz. Tüm emek dostlarımızın bu konuyu tüm Türkiye’ye, tüm kamuoyuna yaymasını rica ediyoruz. Yabancı şirketlerin hakkını korudukları kadar buradaki Türk işçilerinin de hakkını korumakla yükümlü olan yetkililerin bir an önce kendine gelmesini tavsiye ediyoruz”
Durdu son olarak şunları söyledi: “Madem işveren hukuksuzluk yapabiliyor o zaman biz de yapalım. Ama biz meşru şekilde hakkımız olanı istiyoruz. Bize ceza kestiler. Bu cezayı gitsinler yasaları çiğneyen işverene kessinler. Biz bu parayı ödemeyeceğiz.”
Bildiride ne dendi?
Bel Karper işçileri yaşananların ardından yayınladıkları bildiride “Bel Karper’de patronun telkiniyle işçileri para cezasıyla tehdit eden Çorlu Kaymakamı ve jandarma suç işliyor” dedi.
Bildiride grev kırıcılığını engellemek için fabrika önünde duran grev gözcüsü işçilere 12.804 lira idari yaptırım tehdidinde bulunan jandarmanın, kanun dışı davranarak suç işlediği vurgulandı.
Kanun hükümlerine göre Çorlu Kaymakamının da jandarmanın da işçilere yaptırım uygulama yetkisi olmadığı belirtilen bildiride şu ifadelere yer verildi:
“Kaymakamlık ve jandarma, Bel Karper patronunun İnsan Kaynakları Müdürleri ve avukatlarının yönlendirmeleriyle değil kendisi kanunu açıp okuyarak ya da Kaymakamlığın avukatlarına danışarak hareket etmek zorundadır.”
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun ceza hükümlerini içeren 78. maddesinin 3. fıkrası açıkça şöyle der:
“(3) Birinci fıkrada öngörülen idari yaptırımlar, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürünce verilir.”
Dolayısıyla kaymakam ya da jandarma astsubayının herhangi bir idari yaptırım uygulama yetkisi yoktur.
Kanunun “İşçi alma ve başka işe girme yasağı” başlıklı maddesi de gayet açıktır:
MADDE 68 - (1) İşveren, kanuni bir grev veya lokavt süresince, 67. madde hükmü gereğince iş sözleşmeleri askıda kalan işçilerin yerine , sürekli ya da geçici olarak başka işçi alamaz veya başkalarını çalıştıramaz . Ancak greve katılamayacak ve lokavta maruz bırakılamayacak işçilerden, ölen , kendi isteği ile ayrılan veya iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilenlerin yerine yeni işçi alınabilir. İşverenin bu yasağa aykırı hareketi, taraf sendikanın yazılı başvurusu hâlinde görevli makamca denetlenir.
İşçiler, jandarma astsubayının söylediği gibi işyerine giriş çıkışları engellememekte, 68. maddeyi ihlal ederek fabrikaya kaçak ve yasadışı işçi sokularak grev kırıcılığı yapılmasına mâni olmaktadır . Kanunu koruyan işçilerdir.
Grev ve lokavt hâlinde mülki amirin yetkilerini düzenleyen madde de açıktır.
MADDE 74 - (2) Grev ve lokavtın uygulanması sırasında mahallin en büyük mülkî amirinin kamu düzenine ilişkin alacağı tedbirler, kanuni bir grev veya lokavtın uygulanmasını engelleyici nitelik taşıyamaz.” demektedir. Bu durumda grev kırıcıların işyerine girmesini sağlamak üzere işçilerin idari para cezası ile tehdit edilmesi, kanuni grevin uygulanmasını engelleyici bir tutumdur. İşçiler ve sendika bu tutumu dolayısıyla mülki amir ve jandarma astsubayı hakkında da suç duyurusunda bulunabilir.
