
- Açlık sınırı 4.552,56 TL ile 2022 yılı asgari ücretinin 300 TL üzerinde!
- Mutfak enflasyonundaki artış aylık %7,12, son on iki aylık %66,38!
- Satın alma gücü düşmeye devam ediyor; yoksulluk sınırı 15.139.90 TL!
- Asgâri ücretle çalışan bekâr, yaşama maliyetini karşılamak için 1.716,4 TL daha bulmalı!
Türk-İş’in “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması 2022 Şubat” açıklandı. Rapora göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 4.552,56 TL’dir.
Araştırmanın sonuçlarına göre;
- Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 4.552,56 TL’ye,
- Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 15.139,90 TL’ye,
- Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 5.969,80 TL’ye yükseldi.
Vatandaşın reel geliri azaldı
Un, yumurta, yeşil mercimek, yeşil ve siyah zeytin, reçel, pekmez, baharatlar ile meyve-sebzelerdeki fiyat artışları 14 Şubat itibariyle raflara yansıyan KDV indiriminin etkisini bertaraf ederek gıda enflasyonunun bu ayda da yükselmesine neden oldu.
Gıda ürünlerinde KDV’nin %1’e düşürülmesi 14 Şubat’ta etiketlere yansıdı. Ancak öncesinde yükselmiş olan başta yumurta ve un gibi temel gıda ürünleri ile yükselişi durdurulamayan meyve-sebze fiyatları yüzünden vatandaşın reel geliri bu ayda da geriledi. Özellikle taze sebze-meyve, üretim ve tedarik maliyetlerinin yanında ürün azlığından dolayı cep yakmaya devam etti. Resmi verilere göre gübre ve toprak geliştiricilerin fiyatlarındaki yükseliş %150’yi aştı. Markette ve pazarda sepet tutarı arttıkça zorlanan tüketici, almaktan vazgeçip ürünlerin bazılarını bırakmaya başladı. Akaryakıt, doğalgaz, elektrik gibi enerji giderleri de hane halkı üzerinde büyük bir yük oluşturmaya devam etti.
Rusya ve Ukrayna’dan ithal edilen buğday, arpa, soya, mısır, ayçiçeği gibi ürünlerin tedarikinin bu araştırının hazırlandığı günlerde başlayan askeri operasyon sebebiyle eğer önlem alınmazsa önümüzdeki aylarda ülkemizdeki un, ekmek, yumurta, et ve bitkisel yağların fiyatlarının yükselmesine neden olabileceği uzmanlar tarafından ifade edildi.

Önceki aya göre gıda harcamaları yükseldi
Türk-İş’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim Şubat 2022 itibariyle şu şekilde gelişti:
● Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre % 7,12 oranında gerçekleşti.
● Son on iki ay itibariyle artış oranı % 66,38 olarak hesaplandı.

Ürün gruplarında durum
Türk-İş hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Şubat 2022 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:
● Süt, yoğurt, peynir grubunda;
Süt, peynir ve yoğurt fiyatlarında KDV indirimi ile fiyatlarda gerileme görüldü. Ayrıca market markalı ürünlerde ilave indirimler olduğu gözlemlendi. Artık raflarda yağlı olarak satılan sütlerdeki yağ oranları %3,3’lerden %2,5’lara kadar geriledi.
● Et, tavuk, balık, kurubaklagil, yağlı tohum ürünlerinin bulunduğu grupta;
Dana kıyma, kuşbaşı ve kuzu kuşbaşında KDV indirimin etkisiyle fiyat düşüşleri yaşandı. Balık fiyatları sabit kaldı. Tavuktaki fiyat düşüşü ise %7’den az oldu. Yumurtada %7’nin üzerinde hızlı bir yükseliş gözlemlendi. Bakliyat ürünlerinden yeşil mercimekte fiyat KDV indiriminden de yüksek oldu. Kırmızı mercimek düşerken nohut ve kuru fasulye fiyatlarında %7’nin altında fiyat artışı yaşandı.
Bazı bakliyat markaları maliyetleri düşürmek amacıyla ambalajlarını daha ince bir malzemeyle değiştirdi.
● Ekmek ve tahıllar grubunda;
Ekmeğin fiyatında bu ay bir değişim gözlemlenmedi. Bu harcama grubunda yer alan gıda kalemlerinden bulgur ve pirinçte fiyat %7’den az arttı ancak un hızlı bir yükselişle %7’den fazla yükseldi. İrmik ve makarna fiyatında azalış tespit edildi.
● Taze sebze-meyve grubunda;
Semt pazarlarında maydanoz 3 TL’ye kıvırcık 8 TL’ye, yeşil soğanın kilosu 12 TL’ye yükseldi. Fiyat artışında sera ürünleri liderliği paylaştı; salatalık ve domates 15 TL’ye çıktı. Patlıcan, kabak, biber 20 TL’den satıldı. Sadece havuç ve balkabağının fiyatı sabit kaldı, fiyatı düşen sebze olmadı. Ortalama sebze kg fiyatı 10,74 TL oldu.
Portakal ve mandalina fiyatları sabit kalırken semt pazarlarında en çok tercih edilen diğer tüm meyvelerde fiyatlar yükseldi. Fiyatı düşen meyve olmadı. Ortalama meyve kg fiyatı 10,38 TL’ye çıktı. 22’si sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 21 üründeki fiyat değişimi hesaplamada dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 10,56 TL’ye kadar yükseldi.
● Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta;
Ayçiçek yağı ve tereyağının fiyatları düştü. Zeytinyağı ve margarinin fiyatı %7’den az düşüş gördü.
● Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden;
Siyah ve yeşil zeytin, reçel ve pekmez fiyatı KDV indiriminden daha çok arttı. Tuz, ıhlamur, çaydaki düşüş ise %7’den az oldu.

İstihdama katılım kadınlarda düşük
Vurgulamak gerekir ki açıklanan harcama tutarı ücret seviyesi olmayıp, haneye girmesi gereken toplam gelirin karşılığıdır. Ancak ne yazık ki, ülkemizde istihdama katılım oranı genel olarak ve özellikle de kadınlarda son derece düşüktür. Ücretli çalışanlarda haneye gelir sağlayan kişi sayısı ağırlıklı olarak bir kişi olmaktadır. Ele geçen ücretin yetersiz olduğu durumlarda, elde edilen gelir birden fazla kişinin geçimini karşılayamamakta, kişi başına “insanca geçim için” yapılması gereken harcama tutarı yetersiz kalmaktadır.
Konfederasyonumuzca hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Ancak hanede çalışan sayısının sınırlı ve fakat Türk-İş’in bu araştırması alanında ilktir. Daha sonra bu alanda yapılan benzeri çalışmalara da örnek olmuştur/olmaktadır.
“Açlık ve Yoksulluk Sınırı” çalışmasında hesaplamaya temel alınan gıda maddelerinin fiyatları,
Konfederasyonumuzca piyasadan, market ve semt pazarları sürekli ve düzenli dolaşılarak doğrudan tespit edilmektedir. Benzeri yapılan çalışmalar gibi, TÜİK tarafından derlenen fiyat verileri kullanılmamakta, ancak gelişmeleri değerlendirmek ve kıyaslama yapmak için sonradan izlenerek kıyaslama yapılmaktadır. Çalışma bu niteliğiyle bağımsızdır.
Yeni beslenme kalıbına dayalı farklılıklar
Aralık 2020 tarihinden itibaren Konfederasyonumuz bünyesinde oluşturulan yeni çalışma grubu tarafından Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünce hazırlanan yeni ve güncel beslenme kalıbı temel alınarak hesaplama yapıldı.
Aşağıdaki çizelgede bir önceki beslenme kalıbı üzerinden yapılan hesaplama sonucu yer almaktadır.

Yeni beslenme kalıbında hane halkının tek tek ve toplam alması gereken kalori miktarı ve besin türleri değişmezken, dengeli ve sağlıklı beslenme için tüketilmesi gereken besinlerin ağırlıkları ‘yeni kalıp’ ile değişti.
Aşağıdaki çizelgelerde ve çizgede eski ve yeni beslenme kalıpları üzerinden bir yıldır takip edilen harcama tutarları ve fiyat artışlarının kıyaslamaları yer almaktadır:


